İslam inancına göre kıyamet alametlerinden biri kabul edilen Dabbetül Arz, ahir zamanda ortaya çıkacağına inanılan bir yaratıktır. Kur’an’ın Neml Suresinin 80 ve 85. ayetlerinde bahsedilmektedir. Bu ayetler, insanlığın kötülükleri yüzünden uğrayacağı sonun geldiğini ve bu sonun belirtileri arasında yeryüzünden bir dabbenin çıkacağına işaret etmektedir.
Neml suresi 82. ayet şöyle diyor; “O söz, tepelerine indiğinde, yerden onlar için bir dabbe çıkarırız da o onlara, insanların bizim ayetlerimize gereğince inanmadıklarını söyler.”
Kur’an’da Dabbetül Arz’ın tam olarak nasıl bir yaratık olduğu açıkça belirtilmemektedir. Ancak İslam tefsirlerinde ve İsrailiyat kaynaklarında bu konuda çeşitli rivayetler bulunmaktadır. Bu rivayetlere göre Dabbetül Arz, 60 arşın boyunda, kıllarla kaplı, sakallı, boynuzlu, iki kanatlı, öküz başlı, domuz gözlü, fil kulaklı, aslan yeleli, kaplan renkli ve koç kuyruklu devasa bir yaratıktır. Elinde Hz. Süleyman Peygamberin mührü ve Hz. Musa Peygamberin asasıyla çıkıp, bazı yerlerde yağız bir at hızıyla hareket edecektir.
Dabbetül Arz’ın görevi ise, insanlara Allah’ın ayetlerine inanmamalarının sonuçlarını hatırlatmaktır. Bu nedenle, Dabbetül Arz’ın ortaya çıkışı, insanların günahlarına ve Allah’ın hükümlerine karşı gelmelerine karşı bir uyarı olarak kabul edilir.

Dabbetül Arz Nasıl Bir Varlıktır?
Dabbe kelimesi, sözlük anlamı olarak “debelenen şey” anlamına gelir ve Kur’an’da her türlü canlı için kullanılır. Daha çok hayvanlar için kullanılan bir terimdir. Nûr Suresi’nin 45. ayeti, sürüngen, dört veya iki ayaklı tüm hayvanların dabbe olduğunu belirtir. Ancak Kur’an’da dabbe terimi, insanı da içeren bir şekilde kullanılmaktadır. Örneğin, Hûd Suresi’nin 6. ayeti ve Nahl Suresi’nin 49. ve 61. ayetlerine bakıldığında dabbenin insanı da kapsayan bir anlamı olduğu görülmektedir. Dolayısıyla dabbe kelimesi yerine göre hayvanlar için kullanılabilirken, insanlar için de kullanılabilmektedir.
Sebe’ suresi 14. ayette ise Hz. Süleyman Peygamber ile ilgili bir olay anlatılırken, Dabbetül Arz olarak adlandırılan bir canlının kurtçuk olduğu açıkça belirtilmiştir. Ancak Neml suresi 82’de bahsedilen dabbenin hayvan olması mümkün görülmemektedir. Çünkü dabbenin konuşacağı ve insanları ibretli bir şekilde uyarması gerekmektedir. Bu nedenle, Kur’an’da bahsedilen dabbenin hayvan değil, muhtemelen insan olması gerektiği düşünülmektedir.
Kur’an’ın, Hz. Peygamber’den sonra en büyük müfessiri kabul edilen Hz. Ali, Neml 82’deki dabbeden söz ederken şöyle diyor; “O, kuyruğu olan bir dabbe değil, sakalı olan bir dabbedir.” Yani kıyamet alâmeti olarak gösterilen dabbe bir insandır.

Dabbetül Arz Ortaya Çıktığında Yaşanacaklar
Kur’an, Neml suresi 82’de Dabbetül Arz‘ın gökten veya öte âlemlerden beklenmemesi gerektiğine dikkat çekerek bu konuyu vurgulamaktadır. Çünkü insanlar genellikle uyarıcı veya aydınlatıcı varlıkları göklerden veya öte dünyalardan beklerler. Ancak Kur’an, Dabbetül Arz‘ın yeryüzünden çıkacağını belirtmek suretiyle, insanların bu yanlış anlayışından vazgeçmelerini sağlamaktadır. Eğer Kur’an Dabbetül Arz‘ın yeryüzünden çıkacağına dair bilgi vermemiş olsaydı, insanlar onu ruhani veya madde üstü bir varlık olarak düşünebilir ve akıl almaz niteliklerle donatırdı. Kur’an bu yanlış anlayışı engelleyerek Dabbetül Arz‘ın bir dünyalı olarak yeryüzünden çıkacağını belirtir.
Rivayetlere göre Dabbetül Arz; Kâbe’de insanlar tavaf halindeyken, hemen yakınındaki Safa tepesinde bir yarık açılacak ve bu yarıktan dışarıya çıkacak. Olağanüstü hızlı hareket etme yeteneğine sahip olan Dabbetül Arz‘ın amacı ise, tek tek herkesi damgalamak olacak. Dabbetül Arz’ın hızına kimse yetişemeyecek, dolayısıyla da onun hızından kimse kaçamayacak. Önce tüm insanlarla konuşarak kâfirleri ikaz edecek, daha sonra elindeki asa ile mümin olan insanların yüzlerini parlatacak. Hz. Süleyman aleyhisselamın mührü ile de kâfirlerin 2 gözünün arasını damgalayacak. Böylece kim kimin yüzüne bakarsa onun kâfir mi yoksa mümin mi olduğunu kolaylıkla anlayabilecek. Güneşin batıdan doğması olayı ile Dabbetül Arz‘ın çıkışı peş peşe yaşanacak.
Dabbetül Arz‘ın çıkışı ile ilgili Peygamber efendimiz şöyle bildirir;
“Onun alametlerinden biri, güneşin battığı yerden doğması ve kuşluk vakti insanların üzerine “dâbbe”nin çıkmasıdır. Bu alametlerden hangisi önce belirirse, ötekisi onu kısa zamanda takip edecektir.” (Müslim, Fiten, 118)
“Dâbbe, yanında Hz. Musa’nın asâsı ve Hz. Süleyman’ın mührü olduğu halde çıkar. Mü’minin yüzünü asa ile parlatacak, kâfirin burnunu da mühürle damgalayacak. O zamanda yaşayan insanlar bir araya geldiklerinde mü’min- kâfir belli olacaktır.” (Ahmed b. Hanbel, “Müsned”, II/491)
