Irak’ın kuzey kesiminde yer alan Amediye Şehri, kökleri Asur dönemine dayanan bir şehir olup, her köşesi tarih kokuyor. Dağın zirvesine yerleştirilmiş olan Amediye, Selçuklu hükümdarı İmadeddin Zengi tarafından kuruldu. Şehir, Asur döneminde Kürtler, Yahudiler ve Asurluların bir arada yaşadığı bir yerdi. Türkiye sınırına sadece 17 kilometre uzaklıkta konumlanmıştır. Adını kurucusu olan Selçuklu hükümdarı İmadeddin Zengi‘den alan şehir, ‘’İmadeddin’’ isminden evrilerek ‘’İmadiye’’ veya ‘’Amediye’’ ismini almıştır.

Aşib Kalesi’nin yıkıntıları üzerine 1142 yılında Selçuklu hükümdarı İmadeddin Zengi tarafından kurulan Amediye, harabe bir şekilde bu sarp tepede yer almaktadır. Amediye’nin resmi kuruluşu 1142’ye dayansa da, tarihi kökleri çok daha eski zamanlara, MÖ 3000’li yıllara kadar uzanmaktadır. Yani şehir, Asur İmparatorluğu dönemine kadar uzanan derin bir tarihe sahiptir.

Batılı kaynaklar, bugünkü Amediye şehrinin Asurlular zamanında var olan bir kent olan “Amat” olarak bilindiğini belirtiyorlar. Şehrin şu anki Kürtçe ismi olan ‘Amediye’nin, Asurlular’ın ‘Amat’ı ile Selçuklular’ın ‘İmadiye‘ isimlerinin bir sentezi olduğu düşünülüyor. Ayrıca, şehir kurulduğu zaman diliminde Kürtler, Asurlular ve Yahudiler tarafından yerleşim yeri olarak kullanılmış.

Bugünlerde, şehir tamamen Kürtlerin yaşadığı bir konuma evrilmiş durumda. Ayrıca, şehir dağın zirvesine kurulu olduğundan, genişlemesi oldukça kısıtlı. Bu durum da şehrin nüfusunun fazla artmamasına sebep oluyor. Amediye, Amerikan Distractify sitesi tarafından hazırlanan ‘Dünyada Görülmesi Gereken En Güzel 30 İlçe’ listesinde Duhok iline bağlı bir ilçe olarak yer aldı ve listenin 24. sırasında kendisine yer buldu.

Şehrin tarihinin çok eskilere dayanması nedeniyle, birçok tarihi esere ev sahipliği yapıyor. İşte bunlardan bazıları:
Amediye Kalesi: Tarihi Bir Mirasın İzleri
Amediye Kalesi, tarihi yapıların koruyucusu olarak hizmet ediyor. Kalenin batı kısmında bulunan Eski Kapı ve şehir merkezinde konumlanmış Eski Cami, geçmişin derin izlerini taşıyor. Amediye, Badinan Beyliği’nin başkenti olma özelliğini Osmanlı İmparatorluğu’nun sonuna kadar sürdürmüş ve günümüzde bile bazı emirlerin mezarları ilçe sınırları içinde yer alıyor.

Kubhan Okulu: İlim ve Mirasın Kalıntıları
Kubhan Okulu, eski bir İslami medresenin kalıntıları arasında yer alır. Amediye Kalesi’nin kuzey doğusunda ve Solaf tatil beldesinin kuzeyinde, ağaçlarla çevrili bir bahçenin içinde bulunuyor. 17. yüzyılda İslami ilimlerin öğretildiği bu okul, yüzlerce imam ve hatip yetiştirmiş ve onlara medrese tarafından şer’i icazet vermiş. Günümüzde, tarihi medreseden sadece duvar kalıntıları kalmış durumda.

Solav Şelalesi: Doğanın Büyüleyici İzleri
Amediye ilçesine 4 kilometre uzaklıkta bulunan Solav Şelalesi, ağaçlarla kaplı bir vadide yer alıyor. Dağın yamaçlarından akan su, Amediye bahçelerine ulaşarak göz alıcı bir çağlayana dönüşüyor. Bu doğal güzellik, ziyaretçilere huzurlu bir dinlenme alanı sunmak amacıyla çeşitli otel ve çardakların inşa edilmesine ilham veriyor.

Bere Sılı Parkı: Toplantıların ve Kutlamaların Merkezi
Amediye ilçesinin doğusunda konumlanan Bere Sılı Parkı, sonbaharda Amediye sakinlerini ve çevredeki köyleri Hasat Festivali için bir araya getiriyor. Parktaki tesisler ve piknik alanları, aileler için keyifli bir buluşma noktası sunuyor, festival ve kutlamalar için uygun bir ortam oluşturuyor.

