Türkiye’nin Kars ilinde bulunan Ani Ören Yerinde yapılan kazı çalışmalarında, dünya tıp tarihini değiştirecek bir keşif yapılmıştır. Kazılarda Selçuklu dönemine ait büyük hamamda suda doğumun ilk örneğinin yaşandığı düşünülen taş küvet keşfedilmiştir. Dünyadaki ilk suda doğumun 1803 yılında Fransa’da yapıldığı bilinmektedir. Fakat ortaya çıkarılan taş küvet, sudaki ilk doğum örneğinin 12. yüzyılda Anadolu’da uygulandığını ortaya koymaktadır.
Ani Ören Yeri; Kars’a 42 kilometre uzaklıkta Türkiye – Ermenistan sınırında yer almaktadır. Tarih boyunca birçok farklı kültür ve medeniyete ev sahipliği yapan ören yeri, ‘’dünya kenti’’ ve ya ‘’medeniyetlerin beşiği’’ olarak nitelendirilmektedir. Tarihte Ani Kenti, ipek yolu üzerindeki önemli konaklama merkezlerinden biri olmuş ve gelişmiştir. Yerleşimin MÖ. 5 binlere dayandığı tahmin edilen şehre Selçuklular, Sasaniler ve Osmanlılar egemen olmuştur. Ani Ören Yeri, 21 adet tescilli taşınmaz ile birlikte arkeolojik sit alanı olarak ilan edilmiştir. Tarihin en büyük hazinelerinden sayılan ören yeri, UNESCO tarafından 2016’da Dünya Miras Listesi’ne eklenmiştir.

Ani Ören Yerinde Yürütülen Kazı Çalışmaları
Ani Ören Yerinde, Kafkas Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Doç. Dr. Muhammet Arslan öncülüğünde kazı çalışmaları yürütülmektedir. 5 farklı noktada devam eden kazı çalışmalarına 20 üniversiteden bilim insanları, sanat tarihçileri ve öğrenciler katılmıştır. Yapılan çalışmalar ile Ani Ören Yeri’nin tarihi zenginlikleri gün yüzüne çıkartılmaya devam edilmektedir. Kazılarda, Türk ilim adamı ve şairlerinden Anili Kadı Burhaneddin-i Anevi’nin eserinde, kendi doğumundan bahsettiği hamama ve taş küvete rastlanılmıştır.
Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Doç. Dr. Muhammet Arslan, 2019’dan buyana yürütülen kazı çalışmalarında, hamamdaki böyle bir taş küvetin varlığını da aradıklarını dile getirmiştir. 2022 yılında yapılan çalışmalarda ise taş küvet tespit edilmiştir.

Doç. Dr. Muhammet Arslan; ‘’Büyük oranda toprak altındayken ilk kez 2020 yılındaki çalışma sezonunda açığa çıkarmaya başladığımız hamamdaki kazı çalışmalarına, bu tarihten beri devam edilmiş ve artık nihayete erdirme aşamasına yaklaşılmıştır.
Anili Türk ilim adamı ve şairlerinden olan Kadı Burhaneddin-i Anevi, günümüzde tek nüshası Süleymaniye Kütüphanesi’nde bulunan ‘Enisü’l-Kulub’ adlı eserinin önsözünde hayatını anlatırken 1143 yılında Ani’deki Büyük Hamam’da dünyaya geldiğini dile getirir. Yazarın ifadeleriyle bu doğum şöyle gerçekleşir: ‘Babası Mesut’un sırasıyla beş kızı olur ve ardından annesi Kadı Burhaneddin’e gebe kalır. Annesinin doğum süreci oldukça sancılı geçer ve 1143-44 yılında hekim tavsiyesiyle Ani’deki büyük hamamda doğar.’ Kadı Burhaneddin’in doğum sürecindeki ‘hekim tavsiyesi’ ve ‘hamam’ gibi kilit ifadeler, bize burada suda doğum uygulamasının gerçekleştiğini göstermektedir.’’

Doç. Dr. Muhammet Arslan; ‘’Her ne kadar Mısır hiyerogliflerinde (Antik döneme ait yazı sistemi) suda doğumla ilgili sahnelerin olduğu belirtilse de söz konusu sahneler suda doğumu değil, normal doğum sahnelerini içerir. Mısır firavunlarının suda doğum yöntemiyle doğduğuna dair iddialar ise efsaneden öteye geçemez. Literatürde, dünyadaki ilk suda doğumun 1803 yılında Fransa’da gerçekleştiği bilinir.
Hâlbuki hem Anili Kadı Burhaneddin’in doğumuna ilişkin bilgiler hem de kazılarımızda ortaya çıkardığımız taş küvet, dünyadaki ilk suda doğum örneklerinden birinin 12. yüzyılda Anadolu’da uygulandığını ortaya koymaktadır. Aynı zamanda bu uygulama Türk kültür ve medeniyeti ile Türk tıbbının 12. yüzyılda eriştiği seviyeyi göstermesi açısından oldukça önemlidir.’’
Doç. Dr. Muhammet Arslan bulunan taş küvet ile ilgili olarak; ‘’1,93 metre uzunluğunda, 1,40 metre genişliğinde ve 50 cm derinliğinde dikdörtgen planlıdır. Küvete, batısındaki soğukluk mekânından künklerle su akışı sağlanmıştır. Küvetin su gideri ise doğusundadır ve küvetin içi tamamen sıvalıdır.’’ ifadelerini kullandı. Bulunan taş küvet, hamamın güneydoğu köşesindeki kubbeyle örtülü ılıklık mekânının kuzeybatı köşesinde yer almaktadır.

