Vietnam Savaşı’nın kazanılmasında oldukça önemli bir yere sahip olan Cu Chi Tünelleri, bir mühendislik harikası olarak bilinmektedir. Vietnam’ın Cu Chi Bölgesi’nde bulunan muazzam tüneller ağı, ülkenin çoğunluğunun altında bulunan daha büyük bir tünel ağının parçasıdır. Oldukça dar ve karanlık olan bu tünellerin bir kısmı ziyarete açık hale getirilmiş ve müze olarak kullanılmaktadır.
Cu Chi Tünelleri, Vietnam’ın Ho Chi Minh şehrine 70 kilometre uzaklıkta Cu Chi kasabasında yer almaktadır. Kasaba bir bölümü henüz keşfedilmemiş olan yeraltı tünelleri ile ünlüdür. Tünellerin bulunduğu ormanlık alanda, yüzlerce giriş noktası bulunmaktadır. Fakat bu giriş noktaları dallarla ve yapraklarla kaplı olduğu için fark edilmesi neredeyse imkânsızdır. Bu sebeple turistik geziler rehberler eşliğinde yapılmaktadır. Orman içerisinde ABD askerlerine karşı kurulan tuzaklarda sergilenmektedir.

Cu Chi Tünelleri, 1945 yılında başlayıp 1975 yılında son bulan Vietnam Savaşı sırasında kullanılmıştır. Vietnam Savaşı yaklaşık 4 milyon insanın hayatını kaybettiği, tarihin en kanlı savaşlarından biri olmuştur. Amerika ile Vietnam arasında yaşanan savaşta açılan bu tüneller ise, büyük bir rol üstlenmiş ve adeta savaşın seyrini değiştirmiştir.
Askerlerin saklanma yeri olan tüneller, iletişim aracı olarak da kullanılmıştır. Aynı zamanda savaş döneminde ihtiyaç tedarik yolları, hastane, yiyecek, silah deposu ve yaşam alanı olarak kullanılmıştır. Giriş ve çıkış noktaları zor bulunan tüneller Vietnam askerlerinin vücut yapısına göre tasarlanmış, Amerika ve Fransız askerleri bu tünellere girememiştir.

Cu Chi Tünellerinin İlginç özellikleri
Savaş sırasında Vietnamlılar tarafından yapılan tünellerin toplam uzunluğu 250 kilometreyi bulmaktadır. Yaklaşık 30 yıl süren savaşta, tüneller ilk olarak Fransız işgallerine karşı kazılmıştır. ABD’nin savaşa dâhil olmasıyla hız kazanan tüneller 3 katmandan oluşmaktadır. Birinci katman yerin 3 metre altında, ikinci katman 6 metre ve üçüncü kat 8 metre altında bulunmaktadır.
Amerikan askerleri bu tünelleri uzun süre bulamamış, bulduğu zaman ise tünellerin inanılmaz tasarımından dolayı girememiştir. Minyon yapılı olan Vietnam askerlerinin kendilerine özel kazdıkları 28 santimle 40 santim arası değişen daracık tünellerin içine asla sığmamışlardır. Tünellerin içine bomba atmışlar fakat tüneller virajlı yapıldığı için bombalar sadece giriş kısmı etkilemiş, diğer taraflara herhangi bir zarar vermemiştir.

Tüneller sebebiyle Amerikan askerleri, görmedikleri bir düşmanla savaşmak zorunda kalmış ve bozguna uğramıştır. Vietnam askerleri, Amerikan askerlerinin karargâhlarının altına kadar uzanan tüneller sayesinde baskınlar yapmış ve kazdıkları tünellerle tekrar ortadan kaybolmuşlardır.
Amerikan askerleri bu durumla başa çıkmak için 100 askerden oluşan ‘’tünel faresi birliği’’ kurmuş fakat başarılı olamamıştır. Yıllar süren savaş boyunca yoğun bombardımanlar yapılmış hatta zehirli gazlar kullanılmıştır. Yer üstünde sağlam tek bir yapı kalmazken Vietnam askerleri yerin altındaki tünellerde mutfaklar, atölyeler, yatakhaneler, hatta ameliyathaneler açarak yaşamını sürdürmüştür.

Bulundukları yerlerin belli olmaması için, mutfaklardan çıkan bacaların çıkışlarını dahi kazdıkları tünellerle dolaştırarak başka yerden vermişlerdir. Çıkan dumanın havadan görünmesini engellemek amacıyla yüzeye küçük kamıştan bacalar yerleştirmişler ve yemekleri sisin yoğun olduğu saatlerde yapmışlardır. Savaşın uzun yıllar sürmesinin ardından Avrupa ve Amerika’da savaş karşıtı eylemler başlamıştır. Ağır kayıplar veren Amerikan askerleri, yapılan baskınlara daha fazla dayanamayarak geri çekilmek zorunda kalmıştır.

Vietnamlı askerlerin uzun yıllar kaldıkları tünellerde yaşam oldukça zordur. Hava, yiyecek ve suyun kıt olduğu tüneller aynı zamanda karıncalar, zehirli kırkayaklar, yılanlar, akrepler, örümcekler ve kemirgenlerle doludur. Vietnam askerleri günlerinin çoğu kısmını tünellerde çalışarak ya da dinlenerek geçirmişlerdir. Geceleri ise erzak depolamak, ekinlerini yetiştirmek ya da düşmana baskın yapmak için dışarı çıkmışlardır. Tünellerde bulunan insanlar arasında hastalık baş göstermiş, özellikle sıtma hastalığı yaygın hale gelmiştir. Savaşta yaşanan ölümlerin yanı sıra halkın büyük bir çoğunluğu hastalıktan hayatını kaybetmiştir.

