Mısır’da yer alan Abydos Tapınakları; ilginç mimarileri ve görkemli tarihi ile Mısır’ın önemli antik yapıları arasındadır. İlk yıllarda firavun mezarlarına ev sahipliği yapan tapınaklar, bir süre sonra yeraltı tanrısı Osiris için ibadet edilen bir merkez haline gelmiştir. 1990 yılında Abydos’taki I. Seti Tapınağını ziyaret eden antik astronotlar topluluğu, yapı içerisinde granit bir kayaya kazınmış hiyeroglifler keşfetmiştir. Bu hiyeroglifler, günümüz teknolojisinde yer alan helikopter, tank, denizaltı gibi araçların yanı sıra, UFO benzeri araçlara benzetilmiştir. Yapılan bu benzetme ile tapınak dünya çapında üne kavuşmuştur. Tapınakta bulunan tasvirler; bilim dünyasında tartışmalara yol açmış, hakkında çeşitli teoriler ortaya atılmıştır.

Kutsal Abydos Kenti ve Tapınakları
Antik Mısır’ın en eski yerleşim alanlarından biri olan Abydos kenti, Yukarı Mısır’ın 22 bölgesinden biri olan Ta-wer bölgesinin de başkentidir. Kentin ismi eski Mısır dilinde, Abdju isminden gelmiştir. Bu isim “kutsal emanetlerin veya sembollerin tepesi” anlamına gelmektedir. Abydos adı, kentin Buradaki “kutsal emanetler” Tanrı Osiris’in kesik başının içinde olduğu kutsal emanetlere yapılan bir göndermedir. Mısır inancında Osiris, öte âlemin, ölüm ötesinin, yargılamanın ve yeniden doğuşun tanrısıdır. Eski Mısırlılar, Osiris’in mezarının Abydos’ta bulunduğunu ve kafasının gömülü olduğuna inanmışlardır. Bu sebeple Abydos, kutsal bir şehir olarak kabul edilmiştir.
Abydos’ta, başka tapınaklar da yer almaktadır. Fakat bu tapınaklar arasında günümüze kadar en iyi korunmuş olanı I. Seti Tapınağıdır. Tapınak içerisinde birçok kabartma ve Mısır hiyeroglifleri yer almaktadır. Aynı zamanda tapınak içerisinde kralların ve tanrıların listeleri bulunur. I. Seti Tapınağı; Yeni Krallık döneminde 19. hanedanlığın ikinci kralı olan I. Seti tarafından, MÖ 1296 – 1279 yılları arasında tanrı Osiris için inşa edilmiştir. Ancak I. Seti tapınak tamamlanmadan önce hayatını kaybetmiştir. Tapınak, oğlu ve varisi olan II. Ramses tarafından MÖ 1279 – 1212 yıllarında tamamlanmıştır.

Hiyeroglifler Hakkında Ortaya Atılan Teoriler
Abydos’taki I. Seti Tapınağında bulunan helikopter, tank, uçan daire gibi cisimlere tıpa tıp benzeyen hiyeroglifler, çeşitli teorilerin ortaya atılmasına ve tartışmalara sebep olmuştur. Hiyerogliflerden sonra; eski Mısır’ın ileri bir teknolojiye sahip olduğu ve dünya dışı topluluklar tarafından ziyaret edildiğine kesin gözüyle bakanlar olmuştur. Yaklaşık 3000 yıllık olduğu anlaşılan hiyeroglifler ile ilgili araştırmalar, sonradan yapılmış olamayacağını kanıtlamıştır. Tasvirlerin gerçek olduğunu savunanlar, eski Mısırlıların bu teknolojik araçları görmüş olduklarını ileri sürer. Bazı kesimler ise çizimlerin saptırıldığını ve yanlış yorumlandığını düşünmektedir.
Çizimlerle ilgili yapılan yorumlardan biri de Mısırların bu teknolojileri uzaylılardan öğrenmiş olmasının mümkün olmayacağıdır. Çünkü hiyeroglifler de tasvir edilenler, insanların icat ettiği teknolojilere benzemektedir. Bu sebeple teorisyenler, geçmişe seyahat eden insanların olabileceğini, yani zaman yolculuğunun keşfedilmiş olabileceği üzerinde durmaktadır. Zaman yolculuğunu kullanan insanlar, geçmişe giderek Mısırlılarla tanışmış ve onlara geleceğin teknolojilerinden bahsetmiştir.

Ortaya atılan tüm ihtimalleri gerçekçi bulmayan bilim insanları, hiyerogliflerin dijital ortamda manipüle edildiğini ve şekillerin daha belirgin hale getirildiğini öne sürmektedir. Aynı zamanda ortaya çıkan şekillerin, üst üste yapılan oymalardan kaynaklanmış olabileceği düşünülmektedir. Eski Mısırlılarda, dönemin şartlarında üst üste yapılan oymalar oldukça yaygındır. Bilim insanlarının bakış açısına göre, helikopter ve UFO şekillerini oluşturan semboller, o dönemde firavun isimlerinin başına konulan sembollerdir. Eski Mısır hiyeroglifleri içinde genellikle her firavunun 5 farklı ismi bulunmaktadır. Bu isimlerin başına ise belirli semboller çizilmiştir. Bilim insanları, helikopter benzeri tasvirleri oluşturan sembollerin zamanla bozulan semboller olduğunu düşünmektedir. Aynı zamanda bu hiyerogliflerin, I. Seti’nin tahta özgü kullandığı ismini (Nebti) aktaran bir yazıt olduğu bilinmektedir.

