Antik Mısır Ölüler Kitabı, ölülere öteki dünyada rehberlik ve hizmet edeceğine inanılan eski Mısır metinlerine verilen modern bir isimdir. Kitap, ölmekte olan kişinin huzurunda okunan metinler ve gömülme yöntemleriyle ilgili metinlerin derlenmesinden oluşur. Ölümden sonraki yaşamda gereksinim duyulabilecek talimat ve yönlendirmeleri içerir. Ancak her cenaze için tüm tılsım ve dualar okunmazdı. Sosyal statü ve zenginlik gibi faktörlere bağlı olarak farklılıklar gösterirdi. Bazı tılsım ve dualar Tanrılara sunulmak üzere kullanılırken, bazıları ölümden sonraki hayatta yürümeyi veya tekrar ölmemeyi sağlamak gibi düzenleyici yönlendirmeleri içerirdi. Bu metinlerin kopyaları, zaman zaman ölülerin yanında gömülmekteydi.
Mısır Ölüler Kitabı, Alman bilim insanı Richard Lepsius tarafından 1842’de, bazı metinlerin bir araya getirilmesiyle oluşturulmuştur. Kitabın asıl adı “Günden Dışarı Gidenler” anlamına gelen ” Ra nu pert em hru” dir ve Geç Dönem hanedanları döneminde yazılmıştır. Antik Mısır Yeni Krallık döneminde (MÖ 1550-1070) popüler hale gelen bu kitap, başlangıçta tabut metinlerinden ve piramitlerin duvarlarına kazınan piramit metinlerinden türetilmiştir. Tabut metinleri Orta Krallık döneminde (MÖ 2030 – MÖ 1640) popülerken, piramit metinleri ise ilk olarak Eski Krallığın beşinci hanedanı (MÖ 2465 – MÖ 2323) zamanında ortaya çıkmıştır.

Mısır Ölüler Kitabının İçeriği
Antik Mısır halkı tarafından kullanılan Ölüler Kitabı, ölen kişileri canlandırmak için değil, ölümden sonraki hayatta yol göstermek ve hayatlarını düzenlemek amacıyla oluşturulmuş bir metinler külliyatıdır. Antik Mısır’da ölümden sonraki yaşamın cenneti olarak düşünülen sazlık tarlalara ulaşmak isteyen her Mısırlı için, bu kitap 18. hanedanlıktan itibaren bir yol gösterici kaynak olarak kullanılmıştır.
Kitapta sembolik ifadelere de yer verilir ve özetle şunlar anlatılır; ölüm sonrasında fiziksel bedenini terk eden ruhun ka’sı öte âleme göçer ve burada bir hesaplaşma ve yargılanma süreci (psikostazi) bekler. Bu yargılanmada vicdanın rolü çok önemlidir. Yargılanma sürecinden sonra bazı ruhlar yeniden doğarken, yükselmiş ruhlar İsis ve Osiris’in hükümranlığı altındaki organizasyonlarda görev alırlar. Ölüm sonrası hesaplaşma, eski Mısır inançlarına göre ölenlerin karşılaşacağı bir yargılama sürecini ifade eder. Mısırlılar, bu sürecin sembolik öğelerle anlatımı için terazi kullanımını benimsemişlerdir.
Antik Mısırlılar, bu metinlere “Gün Batımından Çıkış Kitabı” adını verirlerdi. Bu isim, ölülerin sonraki hayata yükselerek yeniden doğuşu simgeleyen güneş tanrısı Ra’nın her gün batımında batması ve her sabah yeniden doğması fikrine dayanmaktadır.

Ölüler Kitabındaki Tılsım ve Büyüler
Tılsım 125 ya da 125. Tılsım, Mısır Ölüler Kitabı’nın en ünlü tılsımlarından biridir. Bu tılsım, ölen kişinin hayatındaki davranışlarına göre Osiris ve 42 yargıcı tarafından yargılanmasını içerir. Bu yargılama, ilah Maat’ın hakikat salonu denilen yerde 42 yargıçla gerçekleşir. Ölen kişiye bir süreliğine geçmişini hatırlama yetisi verilir ve davranışları hatırlatılır. Ölünün kalbi bir kefede, Maat’ın tüyü ise diğer kefede tartılır. Bu yargılama sonucunda, ölünün kötü fiilleri anısını ağzından atması beklenir.
Bazı Mısır metinlerine göre, günahkâr çıkan ölüler timsah başlı Ammait tarafından yenirken, Ölüler Kitabı’na göre bazıları yeniden doğar ve bazıları da “büyük ışığa” doğru çekilirler ve uygun görülürse tekrar yeryüzünde doğarlar. Bazı bilim adamları, Tılsım 125’teki 42 günah ve bu günahlara ait suçsuzluk beyanlarının, Yahudilikteki On Emir için temel oluşturduğunu öne sürmektedir.

Ölüler Kitabı aynı zamanda bireysel büyülerden oluşan bir derlemedir ve bazen büyüler kitabı olarak adlandırılır. Ölüler Kitabı’nın standart bir versiyonu yoktur. Bunun yerine, her mezarın farklı bir kopyası vardır ve her biri makul miktarda ancak farklı büyüler içerir. Uzmanlar, her Ölüler Kitabı’nın bir diğerinden farklı olduğunu belirtmektedirler. Kitapta yer alan büyüler, ölünün vücudunun tüm bölümlerini bir araya getirme gücüne sahipti. Sahibine yeraltı dünyasının çeşitli kısımlarında sonsuza kadar gezinme gücü veriyordu. Her mezarda farklı büyüler içeren kopyalar bulunması nedeniyle, her Ölüler Kitabı birbirinden farklıydı.
Ölüler Kitabı’nın bulunan nüshalarının çoğunun fazla okunmadığı ve mezarlara yerleştirilmek için yapıldığı tahmin edilmektedir. Ayrıca büyüler, herzaman el yazmaları üzerine değil, bazen bir kişinin mumyasını saran bandajların üzerine veya mezarların duvarlarına yazılmıştır. Hatta Tutanhamon’un altın ölüm maskesi üzerine de büyüler yazılmıştır. Nefes Kitapları’nda yer alan bilgilere göre, Ölüler Kitabı’nın bilinen son kopyaları MS 1. ya da 2. yüzyılda yazılmıştır. Ancak daha sonraları, Ölüler Kitabı’nın yerini Nefes Kitapları almıştır. Nefes Kitapları, Ölüler Kitabı’ndan ilham alınarak parça parça oluşturulmuş ve popüler hale gelmiştir.
