Yirminci yüzyılın başlarında Rusya, dışarıdan bakıldığında güçlü bir imparatorluk olarak görünürken, içeride önemli sorunlar yaşanmaktaydı. Çarlık yönetiminin yıkılması sonucunda, Sovyetler Birliği’nin kurulmasına yol açan ve Rus Devrimi olarak isimlendirilen bir dizi devrim gerçekleşmiştir. Ekim Devrimi ya da Bolşevik İhtilali; 1917 yılında Rusya’da gerçekleşen ve “ekmek, barış, özgürlük” sloganı ile yürütülen bir devrimdir. Bu devrim, Vladimir Lenin liderliğinde gerçekleşmiştir ve Petersburg şehrinde ilk kıvılcımları atılmıştır. 1905 Rus Devrimi halk iradesiyle gerçekleşirken, Ekim Devrimi parti önderliğiyle yapılmıştır. Bu devrim, Çarlık yönetiminin yıkılmasına ve Sovyetler Birliği’nin kurulmasına yol açmıştır.

‘Kanlı Pazar’ Olayının Yaşandığı 1905 Devrimi
Ekonomik zorluklar, sefalet ve Çar II. Nikolay’ın otoriter yönetimi halk arasında hoşnutsuzluk yaratmıştı. 22 Ocak 1905 tarihinde, papaz Gapon öncülüğünde yaklaşık 200 bin kişi, ekonomik ve sosyal sorunlarını Çar’a anlatmak için Kışlık Saray’a yürüdü. Ancak bu barışçıl gösteri, askerlerin halk üzerinde açtıkları ateşle bir katliam olarak sonuçlandı. Bu olay, “Kanlı Pazar” olarak anılan ve yaklaşık 500 kişinin öldüğü bir olay oldu. Bu olay Rus halkının Çar’a karşı duyduğu son manevi bağın kopmasına neden oldu. Sovyet Devrimi’nin temellerinin atıldığı bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Bu olaylar daha sonra “1905 Devrimi” olarak adlandırıldı.
1905 Devrimi sonrasında, halk arasındaki huzursuzluk devam etti. Gösteriler, grevler ve milliyetçi dalgaların artmasına rağmen, 1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı’nın ilk günlerinde bu hareketler bir süreliğine susturuldu. Ancak savaşın ilerlemesiyle birlikte, alınan yenilgiler ve yıpranma cephe hattındaki askerleri, sivilleri ve ekonomiyi de etkiledi. Savaşın getirdiği açlık, sefalet Rus şehirlerinde hızla yaygınlaşmaya başladı.

Dünya Kadınlar Günü’nün de Başlayan Şubat Devrimi
1917 Ekim Devrimi’nin ilk kıvılcımı, 23 Şubat tarihinde Putilov işçilerinin greve gitmesiyle ateşlendi. Dünya Kadınlar Günü’nün de bir parçası olan grev dalgası, binlerce işçi ve kadının başkentte toplanmasına neden oldu. Ekmek, barış, özgürlük talepleri, kısa sürede “Kahrolsun Çar” sloganlarına dönüştü. 27 Şubat tarihinde askerlerin de ayaklanması ile büyüyen devrim dalgası, ülkenin tüm bölgelerini sarstı. Dört gün içinde Çar tahttan çekildi. Bu olaylar, “Şubat Devrimi” olarak anılır ve sırasında 1315 kişi hayatını kaybetti.
Şubat Devrimi sonrasında, ikili bir yapı oluştu. Bir tarafında Çarlık Rusya’sının yasama meclisi olan Duma Komitesi, burjuva sınıfının ağırlıkta olduğu bir yapı oluştu. Diğer tarafında ise, işçi sınıfının yoğunlukta olduğu Sovyetler oluştu. İlk dönemlerde iktidar, ağırlıklı olarak Duma’nın kontrolündeydi. Kurulan Liberal Hükümet, sosyalist taleplerinin aksine Birinci Dünya Savaşı’na devam edilmesi kararı aldı. Geçici Hükûmet, Almanya ile devam etmekte olan savaşı sürdürme kararı almıştı. Ancak Bolşevikler ve diğer sosyalist gruplar bu karara karşı çıktılar ve geri çekilmesi için mücadele ettiler.

Lenin Önderliğinde Gerçekleşen Ekim Devrimi
Nisan ve Mayıs ayları içinde sosyalistler, güçlerini arttırdılar. Sürgünde olan Lenin, Nisan ayında Rusya’ya döndü. Liberal hükümet eliyle cephede savaş devam ederken, Lenin önderliğindeki Bolşevikler de Sovyet komiteleri içinde güçlerini arttırdılar. Temmuz ayında, Bolşevikler’in en güçlü olduğu yerlerden biri olan 1. Topçu Birliği’nin cepheye gönderilmeye kalkınması ile yeni bir ayaklanma dalgası ülkeyi sarstı. Hükümet, sıkıyönetim ilan etti ve Bolşevikleri tutukladı. Lenin’i Alman ajanlığı ve ihanetle suçlandı. Lenin, Finlandiya’ya kaçtı ve burada sürgün günlerinde “Devlet ve Devrim” adlı eserini yazdı.
Temmuz ayındaki ayaklanmayı hükümet bastırmayı başarmış olsa da, Bolşevikler güç kazanmaya devam ettiler. Sonunda, 24 Ekim 1917 gecesi Geçici Hükümetin karargâhı olan Kışlık Saray, Bolşevikler tarafından kuşatıldı. 25 Ekim sabahı, Geçici Hükümetin Başbakanı Kerenski saraydan bir Sırp subayı kılığında kaçtı. 26 Ekim gecesi, kadınlardan oluşan bir birlik dışında neredeyse terk edilmiş olan Kışlık Saray, birkaç yüz kişilik bir birlik tarafından ele geçirildi. Lenin’in “Bütün İktidar Sovyetlere” sloganıyla özetlediği Ekim Devrimi gerçekleşmiş oldu.

Geçici Hükümetin üyeleri tutuklandı. 8 Kasımda toplanan İkinci Rusya Sovyetler Kongresi’nde, Lenin “Halk Komiserleri Konsey Başkanı” (hükümet başkanı) seçildi. Ekim Devrimi sonrasında, yeni rejimin ilk icraatlarından biri Birinci Dünya Savaşı’ndan çekilmek oldu. 3 Mart 1918’de imzalanan Brest-Litovsk anlaşması ile Sovyet Rusya savaştan çekildi. 16 Temmuz’dan 17 Temmuz’a bağlayan gece, Çar Ailesi, hapsedildikleri evin bodrum katında öldürüldüler. İdam kararının yeni kurulan merkezi hükümet tarafından mı yoksa yerel Sovyetler tarafından mı alındığı konusunda temel olarak net bir bilgi yok.
Ekim Devrimi Sonrasında Yaşananlar
Sovyet yönetimi, I. Dünya Savaşı’nı bitirmiş olmasına rağmen yeni bir savaş ile karşı karşıya kalmıştır. Troçki’nin başında olduğu Kızıl Ordu Sovyet hükümeti tarafından kurulurken, eski rejimin taraftarları tarafından oluşturulan Beyaz Ordu, İngiltere, Fransa gibi ülkelerden destek almıştır. Bu iki ordu arasında yaşanan İç Savaş, 1919’dan 1920’ye dek sürdü. İç Savaşın Kızıl Ordu tarafından kazanılması ile birlikte, yeni rejim ülke içinde tam denetimi sağladı. 20. yüzyıla damgasını vuracak Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin inşa çalışmalarına başladı. Bu birlik, sosyalist düzenin uygulanmasını ve komünizmin benimsenmesini hedefliyordu.

Toprak kararnamesiyle, topraklar, manastırlar ve kiliseler diğer mülklerle birlikte büyük toprak sahiplerinin elinden alınarak halka dağıtıldı. Toplamda 150 milyon hektarlık toprak halka dağıtıldı ve köylülerin borçları geçersiz sayıldı. Aynı zamanda, işçi ve memurlar için işsizlik ve ücretsiz sağlık sigortaları uygulandı ve iş saati 8 saat olarak belirlendi. Farklı uluslar ve yerli halk arasındaki tüm ayrıcalık ve ayrılıklar kaldırıldı. Halka hak eşitliği, egemenlik, kendi kararını verebilme gibi yeni haklar tanındı. 1922-1928 yılları arasında, 5 yıllık bir kalkınma planı hazırlandı ve halkın eğitim ve sağlıktan ücretsiz yararlanması sağlandı.
