İnka Taşı; Brezilya’da İnka Nehrin kıyısında yer almaktadır. Pedra Do Inga olarak da bilinen taş, bölgede yaşayan yerlilerin dili olan ‘’Tubi’’ dilinde yazılmıştır. Taşın en ilginç yanı, dış yüzeyine oyulmuş olan farklı büyüklükteki tuhaf geometrik sembollerdir. Bu semboller, bölgede şimdiye kadar bulunan diğer sembollerden çok farklıdır. Bu sebeple dünyanın en önemli arkeolojik anıtlarından biri olarak kabul edilmektedir. Araştırmalara konu olan bölgeye, bir uzay aracının inmiş olabileceği üzerinde durulmaktadır.
Toplam yüzey alanı 250 metrekare olan İnka Taşı; 46 metre uzunluğa, 3,8 metre yüksekliğe ulaşan dikey bir yapıdır. Taşın üzerinde çeşitli figürler, meyveler, hayvanlar ve diğer bilinmeyen oymalar bulunmaktadır. Aynı zamanda Samanyolu ve Orion takımyıldızı şekilleri de yer almaktadır. Bu sebeple dünyanın hiçbir yerinde rastlanmayan istisnai bir astronomi anıtı olarak adlandırılmaktadır. Bu gizemli sembollerin tam olarak neyi ifade ettiği ise henüz netliğe kavuşmamıştır.

İnka Taşı Hakkında Yapılan Araştırmalar
Brezilya’daki taşın bulunduğu alan sit alanı olarak kabul edilmektedir. Arkeologlar ve antropologlar için bir cazibe merkezi olan alanın, 6 bin yıllık olduğu düşünülmektedir. Jeolojik bir oluşum olan taş, magmatik ve tortul bir kayaç türüdür. Taşın çevresinde birçok mağara ve üzerinde oymalar bulunan başka taşlar da yer almaktadır. Ünlü bir arkeolog ve araştırmacı olan Gabriele Baraldi, 1988 yılında bölgede bulunan mağaralardan birini keşfetmiştir. O tarihten sonra da birçok mağara ortaya çıkarılmıştır.
Araştırmacı Baraldi, bölgede bulunan toplamda 497 sembolü incelemiştir. Sembollerin tam olarak neyi ifade ettiği bilinmemekle birlikte, iki tanesinin Samanyolu ve Orion takımyıldızı olduğu tespit edilmiştir. Diğer semboller ise genel olarak hayvanlar, meyveler, silahlar, insan figürleri, uçaklar, kuşlar gibi nesnelerin tasvir edildiği kaba bir dizin olarak yorumlanmıştır. Gabriele Baraldi’ye göre taştaki semboller, şifreli mesajlar içeren bilinmeyen eski bir teknolojinin kanıtıdır.

Bazı araştırmacılar ise sembollerin Fenikeliler ve Paskalya Adası’nın Aborjinleri tarafından yapıldığını iddia etmektedir. Taştaki semboller Paskalya Adası’nda bulunan sembollerle kısmen stilistik bir benzerlik göstermektedir. Antik kültürlerdeki geometrik şekiller ile benzerlik gösteren semboller, kültürler arasında bir bağlantı olacağına işaret etmiş fakat bir bağlantıya ulaşılamamıştır.
Sembollerin kökenleri hakkında uzmanlar tarafından birçok teoriler ortaya atılmıştır. Doğruluğu kesin olarak kanıtlanamayan bu teorilerden bazıları; atalarımızın gelecek nesillere bıraktığı bir mesaj olduğu yönündedir. Aynı zamanda binlerce yıl önce keşfedilmemiş bir teknolojiye sahip olan unutulmuş, eski bir kültüre ait olduğu yönündedir. Sembollerin neyi temsil ettiği, kayaların nasıl, kim tarafından ve niçin oyulduğu bilinmemektedir.
Araştırmalar, taş üzerinde bulunan sembollerin inanılmaz bir hassasiyetle yapıldığını ortaya koymuştur. Detayları incelenen gravürler, çok yetenekli sanatçıların kullandığı mükemmel bir teknik ile yapılmıştır. Taşın etrafında bulunan kayaların üzerindeki semboller incelenmiş, fakat hiçbiri İnka Taşında kullanılan stille eşleşmemiştir. Taştaki gravürlerin kalınlığını kaybetmesi sebebiyle orijinal sembollerin birçoğu yok olmuştur.


