İnsanlar Dans Ederek Öldü: Tarihin En Tuhaf Salgını Hâlâ Gizemini Koruyor

Tarih:

Paylaş

Dans çılgınlığı ya da dans vebası, özellikle 14. ve 17. yüzyıllar arasında Avrupa’da yaşanan sosyal bir fenomen olarak kayıtlara geçmiştir. Bu tuhaf olgu, sebepsiz yere dans eden insan grupları arasında meydana gelmiş, erkekler, kadınlar ve çocuklar zaman zaman ağızlarından köpürerek, kasaba veya köy sokaklarında yorgunluktan bayılana kadar çılgınca dans etmişlerdir.

1374 yılında Almanya’nın Aachen kentinde gerçekleşen bir olay, dans çılgınlığının ilk büyük ölçekli örneklerinden biriydi. Halk, açık yollarda çığlık atarak hayaller ve halüsinasyonlar görmekle kalmayıp, ayakta duramayacak kadar yorgun olduklarında bile dönüp durarak dans etmişlerdi. Bu başlangıçta masum gibi görünen dans, kısa sürede Choreomania olarak adlandırılmış ve Avrupa’nın pek çok yerine yayılmıştır.

Bu sıra dışı durum, binlerce insanı etkiledi ve çağdaş raporlarda detaylı bir şekilde belgelendi. Ancak, bu dans çılgınlığının nedeni konusunda bilim insanları arasında bir görüş birliği olmadığı gibi, çeşitli teoriler ortaya atılmıştır. Ölümüne dans eden insanlar, sonunda vücutları yorgunluğa yenik düşerek, kalp krizi gibi sebeplerle hayata veda etmişlerdir.

Neyin Sebep Olduğu Çözülemeyen Dans Çılgınlığı İle İlgili Teoriler

Bu ilginç fenomen, günümüze kadar uzanan bir sırdır ve uzmanlar, dans edenlerin neyin neden olduğu konusunda kesin bir sonuca varamamışlardır. 1888 yılında yayımlanan “The Black Death and The Dancing Mania” adlı kitap, Almanya’daki bu salgının, Aziz John Dansı olarak adlandırılan benzer çılgınlıkların ne ilk ne de son örneği olduğunu ortaya koymaktadır. Justus Friedrich Karl Hecker, Aziz John Dansı’nı özgün bir şekilde şu şekilde tasvir etmişti:

”El ele tutuşup halkalar oluşturdular. Duyularının kontrolünü kaybetmiş gibi, izleyenlere aldırış etmeden ve sonunda bitkinlikten yere yığılana dek vahşi bir hezeyanla saatlerce dans etmeye devam ettiler. Daha sonra, şiddetli bir baskıdan yakınarak ölüm döşeğindeymiş gibi inlediler. Bellerinden kumaşlarla sıkıca sarıldıklarında iyileştiler ve şikâyetleri bir sonraki nöbete kadar son buldu.”

Bu tuhaf hastalık, Hollanda ve Belçika’daki Liege, Utrecht, Tongres gibi Ren Nehri çevresindeki şehirlere yayıldı. Farklı zamanlarda ve durumlarda, bu çılgınlığa “Aziz Vitus Dansı” adı verildi. Orta Çağ boyunca, kilise dans edenlerin şeytan tarafından ele geçirildiğine veya muhtemelen bir aziz tarafından lanetlendiğine inandı. İtalya’da ise buna “Tarantizm” deniyordu ve burada örümcek ısırığının veya araknitin enjekte ettiği zehrin etkisi olduğuna inanılıyordu.

Daha modern açıklamalar ise çavdar üzerinde yetişen bir mantarın ürettiği bir toksini suçluyor. Steven Gilbert, ergot zehirlenmesinin veya ergotizmin, Claviceps purpurea (Çavdar mahmuzu) mantarının ürettiği psikoaktif kimyasalların neden olduğu halüsinasyonlara, kasılmalara ve kuruntulara yol açabileceğini belirtiyor.

Ancak, Robert E. Bartholomew’un Skeptical Inquirer’ın Temmuz/Ağustos 2000 sayısındaki makalesine göre, bu tuhaf kontrol edilemeyen dansın etkilendiği bölgelerin tamamının çavdar tüketen insanlara ev sahipliği yapmadığına dikkat çekildi. Ayrıca, salgınlar her zaman mantarların oluştuğu yağışlı mevsimlerde ortaya çıkmamıştı.

Aziz Vitus Dansı daha sonra, çocuklarda ortaya çıkarak kolda, bacakta ve yüzde istemsiz seğirmelere neden olan bir bozukluk olan Sydenham Koresi olarak adlandırıldı. Ancak, bu hastalıktaki seğirmeler, dans çılgınlığı hakkındaki anlatımlarla benzerlik göstermiyordu.

Doğaüstü Güçlerin Onları Dans Etmeye Zorladığı Düşüncesi

John Waller’ın BBC’de yazdığına göre, kayda değer bir diğer salgın da 1518 yılında Strazburg şehrinde ortaya çıktı. Salgın, Temmuz ayında Frau Troffea adında bir kadının dans etmesiyle başladı. Bir ay içinde 400 kişi bu deliliğe katıldı. Bu salgın, muhtemelen kurbanların dans etmeye ve iyi hissetmeye ihtiyacı olduğunu düşünen iyi niyetli görevliler yüzünden daha da kötüleşti. Görevliler, dansçılar için lonca salonları ayarladılar ve etkilemek için profesyonel boru ve davul çalgıcıları ile dansçılar tuttular.

Waller’ın anlatımına göre, 1518 yılında Strazburglular, kıtlık, hastalık ve doğaüstü güçlerin onları dans etmeye zorladığı düşüncesiyle mücadele ediyordu. Bölge, daha önce 1374’te yaşanan Kara Veba salgınından etkilenmiş ve bu kez de başka bir salgınla yüzleşiyordu. Waller’ın iddiasına göre, dans edenler yoğun bir psikolojik baskı altındaydı ve bu stres nedeniyle uzun süre dans etmek için ihtiyaç duydukları trans haline geçebiliyorlardı. Waller, dans çılgınlığını kitlesel bir histeriye bağlamıştı.

Ancak, Bartholomew bu teze karşı çıktı. Dönemin kayıtlarına dayanarak, dans edenlerin çoğunlukla başka bölgelerden geldiğine dikkat çekti. Ona göre, bu kişiler hacıydı ve dansları, Hristiyan geleneğine uygun olmayan ritüeller içeriyordu. Bazı kaynaklar, “dans eden tarikat” olarak adlandırdıkları bu grupların, bilindik ibadetler dışında, bilinmeyen ritüelleri sergilediklerini belirtiyordu.

Belki de birkaç kişi bu tuhaf ritüellere başladığında, diğerleri de etkilenmiş olduklarını iddia edip onlara katıldı. Bu şekilde, toplumsal yasaklar olmadan kontrolsüz davranışlara karşı koymak zordu. Sonuç olarak, dans çılgınlığının nedeni hala bir gizem olarak kalmaktadır. Bu gizem, Avrupa tarihinin ilginç ve çözülmemiş bir parçası olarak kalmaya devam edeceğe benziyor.

WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!

Paylaş

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sakarya Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Sakarya kamp alanları rehberi! Ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yeri, yaylalar, göller, sahiller, ulaşım bilgileri ve kamp imkânlarıyla 2026 güncel liste.

Mükemmel Konaklamayı Bulun: Alanya’da Unutulmaz Bir Tatilin Anahtarı

Türkiye'nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan Alanya, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan eşsiz bir Akdeniz kentidir

Aydın Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Aydın kamp alanları rehberinde deniz kenarı, orman ve göl manzaralı ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yerini tüm detaylarıyla keşfedin.

Denizli Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 17 Yer (2026 Güncel Rehber)

Denizli kamp alanları rehberi: Pamukkale, Bağbaşı Yaylası, Honaz Dağı, Kolak Gölü ve daha fazlası. Ücretsiz ve ücretli en iyi 20 çadır ve karavan kamp alanını keşfedin.

Nevşehir Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 10 Yer (2026 Güncel Rehber)

Nevşehir'in en güzel 10 kamp alanını keşfedin. Ücretsiz ve ücretli çadır ile karavan kamp yerleri, konum bilgileri ve kamp olanakları bu rehberde.
spot_img

Related articles

Sakarya Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Sakarya kamp alanları rehberi! Ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yeri, yaylalar, göller, sahiller, ulaşım bilgileri ve kamp imkânlarıyla 2026 güncel liste.

Mükemmel Konaklamayı Bulun: Alanya’da Unutulmaz Bir Tatilin Anahtarı

Türkiye'nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan Alanya, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan eşsiz bir Akdeniz kentidir

Aydın Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Aydın kamp alanları rehberinde deniz kenarı, orman ve göl manzaralı ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yerini tüm detaylarıyla keşfedin.

Denizli Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 17 Yer (2026 Güncel Rehber)

Denizli kamp alanları rehberi: Pamukkale, Bağbaşı Yaylası, Honaz Dağı, Kolak Gölü ve daha fazlası. Ücretsiz ve ücretli en iyi 20 çadır ve karavan kamp alanını keşfedin.