Massachusetts Institute of Technology (MIT)’nin bir yan şirketi olan Quaise Energy, sınırsız enerji için dünyanın kabuğunu hiçbir şeyin inmediği kadar derinlemesine kazmayı planlamaktadır. Öncü bir enerji şirketi olarak tanınan Quaise’nin 2020 yılındaki tanıtımından sonra proje, dünya çapında büyük bir ilgi uyandırdı. Bu yapılacak olan işlemde kullanılacak olan ileri füzyon teknolojisi, herhangi bir sondaj işleminde kullanılmış ilk teknoloji olacak. Ancak, ilk kez uygulanacak olan bu teknolojinin nasıl olacağı ve başarılı olup olmayacağı ile ilgili soru işaretleri mevcuttur.
MIT araştırmacısı Paul Woskov, Dünya’nın yüzeyinin altındaki ısı miktarının sadece bir kısmının, 20 milyon yıldan fazla bir süre boyunca dünya çapındaki enerji ihtiyacını karşılamasına olanak tanıyacağını düşünmektedir. Proje, Dünya yüzeyine 20 kilometre derinlikte sondaj yapmak ve bu ultra derin ısıya erişmek için füzyon teknolojisi kullanmak üzere tasarlandı. Quaise, ilk prototipi 2024 yılına yetiştirmek için çalışıyor ve 2026 yılına kadar dünyanın ilk “süper sıcak jeotermal sistemini” 100 megawatt güçte çalıştırmayı planlamaktadır.

Açılacak Derin Deliğin Amacı
Quaise firmasının amacı, jeotermal enerji alanında önemli bir değişim yaratmaktır. Jeotermal enerji, temiz, sürekli ve sınırsız bir enerji kaynağı olsa da, uygun sıcak kaynakların bulunma oranı azdır. Bu yüzden Quaise firması, kabuğa doğru derin delikler açma teknolojisi geliştirerek bu durumu değiştirmek istemektedir. Şu ana kadar insanoğlunun kabukta açabildiği en başarılı delik, 12,3 km’lik bir derinliğe ulaşan Kola derin sondajdır. Ancak Quaise firması bu rekoru geçerek, gezegenin kabuğunun daha derin katmanlarına ulaşmayı hedeflemektedir.
Quaise firması, jeotermal enerjinin çıkarımındaki zorluklara çözüm bulmak için kayaları öğütmek yerine elektromanyetik radyasyonun milimetrik dalga boylarını kullanarak, atomları birlikte eritmeyi amaçlamaktadır. Bunu yapmak için Gyrotron adındaki makinalar kullanılacak. Bu makinalar güçlü manyetik alanların içinde yüksek hızda elektronları sarsarak elektromanyetik dalgaların seri üretimini sağlayacaktır. Bu yöntem daha az delme, daha fazla yakma anlayışını benimsemeyi amaçlar ve nükleer füzyon araştırmalarına dayanmaktadır.
Quaise şirketi bir gyrotronun mega watt gücünü en son kesici araçlarla bağlayarak, birkaç ay içinde en sert, en sıcak kayaları yakmak ve 20 km derinliğe ulaşmayı amaçlamaktadır. Derinliklerdeki kayaların sıcaklığı 500 dereceyi bulabilir ve bu derece herhangi bir sıvı suyu buhara dönüştürmeye yeterlidir. Quaise, 2028 yılına kadar eski kömür enerjisi kullanan güç istasyonlarını buhar gücü ile çalışan tesislere dönüştürmeyi amaçlamaktadır.

Delme İşlemi Nasıl Yapılacak
Quaise enerji şirketi, dünya kabuğunun altındaki kayaları delmek için geliştirilmiş güçlü bir milimetrik dalga ışını teknolojisini kullanıyor. Şirket, füzyon deneylerinde plazmayı aşırı ısıtmak için geliştirilmiş olan güçlü bir milimetrik dalga ışını teknolojisini, kendi amaçları için yeniden tasarlamıştır. Bu makine, sert maddeleri eriterek, kırarak veya buharlaştırarak ürettiği ışın demetiyle teoride, 20 kilometrelik bir deliğin açılmasını, 100 günde mümkün kılmayı amaçlıyor. Şirket bu uzun bekleyişin üstesinden gelmek için hibrit bir sondaj kulesi kullanmayı planlıyor. Dünya kabuğunun altındaki, daha önce keşfedilmemiş kayaları delmek için özel olarak tasarlandığı belirtilen bu teknolojinin kullanımı, bilim kurgu filmlerine benzetilmektedir.
Quaise Energy, elindeki bu teknolojinin normal sondaj derinliklerinden çok daha derine inmeleri mümkün kılacağını ve yaklaşık 500 derece sıcaklıktaki kaya tabakalarına kadar inebileceklerini belirtiyor. Bu, jeotermal enerji üretiminin verimliliğini ciddi şekilde arttırarak, suyun 373 derece ve 220 bar’da kaynayarak “süper kritik” duruma ulaşmasına olanak tanıyacaktır. Böylece, jeotermal enerji üretiminde daha yüksek verim sağlanabilecektir. Suyun jeotermal enerji verimliliğini arttırarak tükenmeyen enerji kaynakları oluşturabilecektir. Sonuç, günün 24 saati üretilebilen ve CO2 salınmadan güvenilir yeşil enerji üretimi anlamına gelecektir.

Jeotermal enerji, yer altındaki ısı enerjisinden elektrik enerjisi üretmek için kullanılan bir enerji kaynağıdır. Şu anda dünyadaki elektrik enerjisinin yaklaşık %8,3’ü jeotermal enerji kaynağından sağlanabilir. Ancak elektrik enerjisinin yarısından daha azı yer altındaki ısı enerjisinden sağlanmaktadır. 2050 yılına kadar sıfır net emisyon hedefine ulaşmak için her yıl %13 oranında jeotermal enerji genişlemesi gerekmektedir, ancak şu anda bu genişlemenin sadece bir kısmı gerçekleşmektedir. Küresel ısınmayı azaltmak ve emisyonları kesmek için zaman kısıtlıdır ve jeotermal enerji potansiyelinin değerlendirilmesi ve ilgiyi arttırması için teknolojinin ve şirketlerin rolü büyüktür.
