Dünya üzerinde bilinen en derin nokta olarak kabul edilen Mariana Çukuru; Pasifik Okyanusu’nda, Japonya ve Endonezya arasında yer almaktadır. Derinliği 10.994 metre olan çukura, bir kilogram kütleli bir metal bırakılmış ve tabana ulaşması yaklaşık 1 saat sürmüştür. Çukurun tabanı, yeryüzündeki basınçtan 1000 kat daha fazla basınca sahiptir. Basınç herhangi bir omurgalı canlının, omurgalarının çökmesini sebep olmakta ve yaşamasına olanak tanımamaktadır. Fakat basınca rağmen yaşayan canlıların olması bilim insanları tarafından uzun yıllar araştırma konusu olmuştur.
Mariana Çukuru bu ismi, yakınında yer alan Mariana Adaları’ndan almıştır. Dünyanın en yüksek noktası olarak kabul edilen Everest Dağı, ters çevrilerek bu çukura yerleştirildiğinde, yüzeye 1 km’lik mesafe kalmaktadır. Bugüne kadar dünya üzerinde ölçülmüş en derin nokta olarak bilinen çukurun genişliği 69 kilometre, uzunluğu ise 2550 kilometredir. Fakat çukur ekvatora yakın bir bölgede yer alması sebebiyle, dünyanın merkezine en yakın nokta değildir.
Son derece gizemli kabul edilen bu çukuru keşfetmek isteyen birçok kişi zaman zaman dalışlar yapmıştır. Dalışın son derece zor olduğu çukurda kaybolan insanlar da olmuştur. Hatta çukurun yakınından geçerken suya düşen bir Türk, saatlerce süren arama kurtarma çalışmalarına rağmen bulunamamıştır. Hakkında çok sayıda haberler yapılan bu kişi 26 yaşındaki Cemil Çakır isimli gençtir. Japonya açıklarında Büyük Okyanus’ta seyahat ederken çukurun yakınlarında suya düşmüştür.

Mariana Çukurunun Keşfi ve İlk Dalış
Mariana Çukuru, 1951 yılında Challenger adlı bir keşif gemisi tarafından yapılan araştırmalar sonucunda tesadüfen keşfedilmiştir. Bu çukur ilk keşif yapan geminin anısına ‘’Challenger Çukuru’’ olarak da bilinmektedir. Keşiften sonra yapılan ölçümlerle dünyanın en derin noktası olarak kabul edilmiş, oluşumu ve gizemleri hakkında araştırmalar başlamıştır. Çukurun dibindeki basınç miktarının çok yüksek olması sebebiyle yapılan araştırmalar oldukça zor ve tehlikeli boyutlara ulaşmıştır.
İsviçreli bilim adamı Jacques Piccard yüksek basınca dayanabilecek şekilde tasarlanan Triest isimli bir araç yapmıştır. Yaklaşık 7 yıl boyunca süren testler ve kontroller sonucunda, 1960 yılında hazır hale gelmiştir. Çukura inebilmeyi başaran ilk insanlar; 1960 yılında dalış yapan İsviçreli bilim insanı Jacques Piccard ile Amerika Birleşik Devletleri Donanması’ndan teğmen Donald Walsh olmuştur. En derin noktaya inmek yaklaşık 3 saat sürmüş, dipte geçirilen 20 dakikalık bir süreden sonra tekrar yüzeye çıkma işi toplamda 5 saati bulmuştur.

Kanadalı yönetmen James Cameron 2012 yılında, ”Dikey Torpil” adlı özel denizaltısıyla Mariana Çukuru’na tek başına inmeyi başarmıştır. Cameron 156 dakikada tabana inmiş, 3 saat incelemelerde bulunduktan sonra 70 dakikada yüzeye çıkmıştır. Cameron tarafından bizzat tasarlanarak, Avustralyalı mühendislerce inşa edilen denizaltı, çukurda bulunan metrekare başına 7.250 tonun üzerindeki basınca dayanabilmiştir.

Mariana Çukurunun Oluşumu ve Tarih Öncesi Canlıları
Mariana Çukuru; Pasifik ve Filipin levhalarının çarpıştığı yerde, Pasifik levhasının Filipin levhasının altına girmesi sonucu oluşmuştur. Kuzeybatı yönünde hareket eden bu iki levhadan, Pasifik levhasının daha hızlı hareket etmesi sebebiyle, Filipin levhasının altına girmekte ve sürekli yüksek basınç meydana getirmektedir. Bu yüksek basınç, bölgede sık sık depremlerin yaşanmasına sebep olmaktadır.
Mariana Çukuru ile ilgili bilim insanlarını oldukça şaşırtan bir durum da, dipte keşfedilen canlılardır. Yapılan araştırmalarda; aşırı basınçlı ve soğuk ortamda yaşayabilen birçok mikroorganizma, balık ve yengeç türü ortaya çıkarılmıştır. Basınçlı ortama adapte olan ve tam anlamıyla omurgalı olmayan canlılar yaşamını sürdürmektedir.
Çukurdaki yaşamın temel dayanağının ise 300 dereceye ulaşan volkanik püskürmeler ve buradan çıkan sülfürü metabolize edebilen bakterilerdir. En son gerçekleştirilen keşiflerde denizhıyarı türü ve çoğu bakteri olan 68’in üstünde canlı türü keşfedilmiştir. Keşfedilen canlıların birçoğu yüzyıllık süreleri aşan ömürlere sahiptir. Bu sebeple çukurda yaşayan canlıların tarih öncesi dönemden bu yana evrimleşmeyip aynı kaldığı tahmin edilmektedir.

WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!
