Tarih boyunca dünya üzerinde sayısız medeniyetler var olmuş, yükselmiş ve daha sonra düşüşe geçerek tarih sahnesinden silinmiştir. Bu medeniyetlerin bazıları inanılmaz şehirler inşa etmişler ve dönemlerine damga vurmuşlardır. Fakat şehirlerin çoğu hakkında fiziksel kayıt bulunmamakta ve toplum tarafından bilinmemektedir. Uzun yıllar sonra gün yüzüne çıkarılan kayıp kentlerden bazıları;
Angamuco Antik Kenti

Angamuco, Meksika’da 2007 yılında keşfedilen kayıp bir şehirdir. Meksika’nın Michoacan kentindeki Patzcuaro Gölü Havzasında yer alan şehir, Purepecha uygarlığının büyük bir kentsel yerleşimidir. Christopher Fisher ve ekibi, 2012 yılında LiDAR teknolojisini kullanarak, yaklaşık 25 kilometrekarelik bir alanı kapsayan şehri keşfettiler. Bölgede, tahmini 39 bin bina keşfedildi. Fisher, yerleşimin MS. 900 yılında kurulduğuna ve MS 1000 ile 1350 yılları arasında en yüksek öneme ulaştığına inanıyor. Şehrin o zamanların Batı Meksika’nın en kalabalık şehri olduğu düşünülüyor. Purepecha’nın başkentinden daha geniş bir alanı kapsıyordu.
Baiae Antik Kenti

Baiae, İtalya’nın Napoli körfezinde yer alan Campania bölgesinde bulunan antik bir yerleşimdir. Baiae uzmanlar tarafından antik Roma İmparatorluğu’nun “Las Vegas’ı” olarak tanımlanıyor. Baia, inanılmaz derecede iyi korunmuş binalar ve heykellerin olduğu bir şehir olması nedeniyle popülerdir. 1. yüzyıl Roma Dönemine ait bir yerleşim olan şehir, Sezar tarafından çok sık ziyaret edildiği için “Sezar’ın Şehri” olarak bilinir.
Şehir, volkanik patlamalara elverişli bir alanda yer aldığı için terk edilmiştir. İlk olarak 1940 yılında havadan bir görüntü esnasında keşfedilmiş olduğu öne sürülmektedir. Ancak tam olarak gün yüzüne çıkması, 2017 yılında su altı arkeologu Dr. Barbara Davidde’nin ‘’Roma’nın Batık Sırları’’ adlı bir belgesel çekimi için yaptığı dalışlar sırasında gerçekleşmiştir. Keşfin ardından Baiae, popüler bir su altı antik kenti haline gelmiş ve sürekli dalış merkezi olarak kullanılmaya devam etmiştir.
Gedi Antik Kenti

Gedi, Hint Okyanusu kıyısında bulunan Kenya’nın Kilifi İlçesi’nde yer alan bir köydür. Gedi Harabeleri de bu köyde yer almaktadır. Kent, devasa bir duvar tarafından korunmaktadır. İlk kez 1884’te bir İngiliz sakini tarafından ziyaret edilmesinin ardından sömürgeciler tarafından keşfedilmiştir. Çoğu arkeolog, şehrin büyük bir ticari değere sahip olduğu konusunda hemfikirdir. Gedi, bölgedeki en gelişmiş antik yerlerden biriydi ve şehirde yaşayanlar için özel tuvaletler bulunmaktaydı.
Tarihi kaynaklarda bahsedilmediği düşünülse de, eski bir limanın kapsamlı kalıntıları 13. yüzyıla veya daha öncesine tarihlenmiştir. Bu liman daha sonra terk edildi ve 1920’lere kadar yeniden keşfedilmedi. Gedi’de bulunan binalar mercan, toprak ve alçıdan yapılmıştır ve bazılarında yazılı tasarımlar bulunmaktadır. Binalar arasında bir cami, saray, evler ve türbeler yer almakta, ayrıca bir kale de vardır. Bu binaların tarzı Swahili mimarisine göre sınıflandırılır. Gedi, modern zamanlarda bir müze ve bir kelebek evi de barındıran bir köy haline gelmiştir.
Chan Chan Antik Kenti

Chan Chan, Güney Amerika’daki Kolomb öncesi çağın en büyük şehridir. Peru’nun La Libertad Bölgesi’nde, Trujillo şehrinin 5 km batısında yer alan bir arkeolojik bölgedir. 900 yılından 1470 yılına kadar, Chimor İmparatorluğu’nun başkenti olarak görev yapmıştır. Chan Chan, kuzey Peru kıyı çölünün kurak bir kesiminde yer almaktadır ve And Dağlarından geçen nehirler, ana su kaynağını oluşturmuştur. Chan Chan, 20 km²’lik bir alana yayılmış ve 6 km²’lik yoğun bir kentsel merkeze sahip olmuştur.
Bu alanlarda, hiyerarşik toplumun sınıflarına göre farklı amaçlara yönelik büyük mimari yapılar bulunmaktadır. Bu yapılar, kraliyet ailesi için kraliyet konutları, depolar ve mezarlık gibi yapıları barındıran ciudadelalar olarak bilinir ve kraliyet sınıfıyla olan ilişkilerini gösterir. Alt sınıflar için ise düzensiz, aglütinasyon odaları olarak bilinen SIAR’lar vardır ve bu odalar, çoğunlukla atölye olarak kullanılmıştır. Chan Chan, 28 Kasım 2016 tarihinde UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilmiştir.
Vijayanagara Antik Kenti

Vijayanagar İmparatorluğu, Hint Yarımadası’nın güneyinde yer alan Dekkan platosunda kurulmuş bir imparatorluktur. 1336 yılında I. Harihara ve kardeşi I. Bukka Raya tarafından kurulan imparatorluk, 1565 yılında Dekkan sultanlıkları karşısında aldığı yenilgi sonrasında 1646 yılına kadar yavaş bir çöküş içine girdi. Başkenti Vijayanagar olan bu imparatorluk, aynı zamanda imparatorluğun da adını aldı. 14. yüzyıl ile 16. yüzyıl arasında gelişen Vijayanagara antik bir Hindu şehridir. İmparatorluğu’nun başkenti olan şehir “Zafer Şehri” olarak tercüme edilmektedir. Bu antik şehir, dünyanın en büyük şehirlerinden biri olarak kabul edilir.
Ctesiphon Antik Kenti

Ctesiphon, antik Mezopotamya’da yer alan ve dünya yüzeyinde kurulmuş en büyük şehirlerden biri olan, etkileyici bir şehirdir. Roma İmparatorluğu ve Bizans İmparatorluğu tarafından beş kez ele geçirilmiştir. Ctesiphon, Dicle’nin doğu kıyısında yer alır ve MÖ 120’lerin sonlarında bir sürede kurulmuş olduğu tahmin edilmektedir. Günümüzde şehirden kalan en göze çarpan yapı, Ctesiphon Kemeri olarak da bilinen TaqKasra’dır. Ctesıphon, Dicle nehrinin doğu kıyısında yer alan antik bir şehirdir. Bugünkü Bağdat’ın 35 kilometre güneydoğusunda yer alan şehir, Part ve Sasani dönemlerinde imparatorlukların kraliyet başkenti olarak hizmet vermiştir. Ctesiphon, 226-637 yılları arasında Sasani İmparatorluğu’nun başkenti olmuştur.
Ctesiphon, Helenistik Seleucia şehri ve nehrin her iki kıyısındaki çevre şehirlerle birleşerek zengin bir ticari metropol haline gelmiştir. Bu nedenle, Ctesiphon ve çevresi bazen “Şehirler” olarak adlandırılmıştır. Altıncı yüzyılın sonlarında ve yedinci yüzyılın başlarındaki, dünyanın en büyük şehri olarak listelenmiştir. Roma-Part Savaşları sırasında, Ctesiphon üç kez Romalıların eline geçmiş ve Sasani yönetimi sırasında iki kez düşmüştür. Ctesiphon Savaşı da bu şehirde yapılmıştır. Müslüman işgalinden sonra şehir çürümeye yüz tutmuş ve sekizinci yüzyılın sonunda nüfusu azalmıştır. Siyasi ve ekonomik merkezi olarak yerini Abbasi başkenti Bağdat’a bırakmıştır.
