Uçsuz bucaksız denizlerin, karanlık derinliklerinde akla hayale gelmeyecek büyüklükte şehirler ve tapınaklar vardır. Çoğu doğal felaketlerle sular altına gömülmüştür. Bazıları ise kimlerin yaptığı dahi bilinmemektedir. Port Royal şehride bunlardan biridir.
Port Royal ilk kurulduğu zaman şehir değildir. İngiltere’nin Karayipler’de bulunan sömürgesi altındaki Jamaika Adası’nda, Kingston Limanını korumak için yapılan küçük bir karakoldur. Fakat 1585-1604 İngiliz-İspanyol Savaşı’nın başlaması ile birlikte Port Royal ğeğişikliğe uğramıştır.
İngiliz hükümeti Port Royal Adası’nı koruyabilmek için Karayipler’in ünlü korsanlarından yardım istemiştir. Yapılan antlaşmada İngiltere korsan yağmalarının çeyreğini alacak, karşılığında ise Port Royal karakolunu korsanlara verecektir. İspanyol ticaret rotalarının merkezinde olan Port Royal korsanlar tarafından tercih sebebi olmuştur. İspanya önemli havalimanlarına yapacağı yolculukta Port Royal Adası’ndan geçmek zorundadır. Dolayısıyla dünyanın en hızlı kalkınan korsan şehri haline gelmiştir.
Port Royal Şehri Nasıl Sulara Gömüldü?
Bir zamanlar dünyanın en büyük suç ağının merkezi olan Port Royal, 1600lerde sadece korsanların yaşadığı bir yerdir. Port Royal kimsenin müdahale edemediği kadar tehlikelidir. Tüm dünyadan gelen korsanlar yağmaladığı mallarını getirip burada yer alan tüccarlara satmaktadır. Onlar da bu ürünleri pazara sürmektedir. Hatta korsan mal terimi bu adadan gelen ürünlere verilen isim nedeniyle ortaya çıkmıştır.
İdama mahkûm olan suçlular, kaçaklar, katiller Port Royalı evleri olarak kabullenmişlerdir. Korsanlar burada o kadar zengin bir hayat kurmuşlar ki neredeyse altın içinde yüzmüşlerdir. Kendi koydukları kurallarına göre bir hayat yaşamışlardır.
1692 yılında büyük bir deprem olmuştur. Bu depremde korsan şehrin tamamına yakını denize gömülmüştür. Sulara gömülen şehirde evler, yollar hiç yıkılmamış gibi yüzlerce metre derinde öylece durmaktadır. Kurtulmayı başaran korsanlar dünyanın dört bir yanına dağılmışlardır. Akdeniz, Hint Okyanusu, Amerika kıyıları onların yeni evleri haline gelmiştir. Fakat hiçbiri bu yok olan adayı unutamamıştır.
Port Royal Şehri ile ilgili tarihi kayıtlardan ve kazı çalışmalarından ortaya çıkarılan bulgulara bakıldığında, çok fazla sayıda bar ve taverna bulunduğu belirlenmiştir. 8bin nüfusu bulunan yarımadada her 10 metrede bir bar ya da taverna bulunmaktadır. Dolayısıyla bu şehirde çok fazla fuhuş yapıldığı ve içki mekânlarının olduğu bilinmektedir. Şehir günah şehri olarak tabir edilmektedir. Tek bir depremle ortadan kaybolan bu şehir ile ilgili işledikleri günahlardan dolayı Tanrı tarafından cezalandırıldığı şeklinde inanışlar mevcuttur.


