Ani Antik Kenti; Türkiye’nin Kars iline 42 kilometre uzaklıkta, Türkiye-Ermenistan sınırında bulunan ören yeridir. Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve zamanın en önemli kentleri arasında yer alan Ani, günümüzde harabe halindedir. Kent; tarih boyunca hem ticaret, hem dini, hem de askeri merkez olarak kullanılmıştır. ‘’Şehirlerin şehri’’ olarak anılan kentte, farklı kültürleri, sanat ve mimariyi yansıtan olağanüstü kalıntılar bulunur.
Türklerin Anadolu’ya girişi Malazgirt Zaferi’nden önce Ani şehrinin fethiyle gerçekleşmiştir. Ani, Türklerin Anadolu’da fethettikleri ilk şehirdir. Hıristiyan âleminin en korunaklı 3 kalesinden biri olan şehrin, Selçuklu Sultanı Alparslan tarafından fethedilmesi, Bizanslılar arasında büyük bir endişeye yol açmış ve dönüm noktası olmuştur. Ani Şehrinin fethinden sonra, 1071 Malazgirt Zaferi ile Anadolu’nun kapıları Türklere açılmıştır.
Ani Antik Kenti, erken Demir Çağı’ndan 16. yüzyıla kadar sürekli yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Mezopotamya, Orta Asya ve Kafkaslardan gelen çok uluslu ve çok dinli toplulukların buluşma yeri olmuştur. Bu sebeple kent, Şehircilik, mimari ve sanat açısından çeşitli kültürlerin izlerini taşır. Tarihin en önemli kentleri arasında yer alan Ani için; “Ani bir dünyadır ama dünya bir Ani değildir” denilmiştir. 11. ve 12. yüzyıla ait İslam mimarisi eserlerini barındıran kent, 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dâhil edilmiş, 2016 yılında ise Dünya Mirası olarak tescillenmiştir.

Ani Antik Kentinin Tarihi
Kars’ın Arpaçay ilçesine yakın bir konumda bulunan Ani Antik Kenti, MÖ Urartulara kadar uzanan bir tarihe sahiptir. Yerleşik bir kent olarak tarihte ismi ilk defa 9. yüzyılda ortaya çıkmaktadır. Şehir 961 ve 1045 yılları arasında, Pakraduni Hanedanlığından Ermeni hükümdarlığının başkentliğini yapmıştır. En parlak dönemini Ermeni kralı Gagik hükümdarlığı zamanında 989 ile 1020 yılları arasında yaşamıştır.
Bizanslılar tarafından ele geçirilen Ani, 1064 yılında Selçuklular tarafından fethedilmiştir. Daha sonra tekrar el değiştirmiş ve uzun yıllar Şeddadi Kürt Beyliği’nin başkenti olmuştur. 1190 yılı dolaylarında Zakare Mkhrgrdzeli adlı Gürcü beyi Ani‘yi merkez alarak, Kars ve Ahıska bölgesini kapsayan bir egemenlik kurmuştur. Daha sonra farklı Hıristiyan beyliklerinin himayesi altına girmiş, Timur tarafından talan edilmiş ve sonrasında Osmanlı tarafından tekrar Türk topraklarına dâhil edilmiştir.

Ani Antik Kentinde Bulunan Tarihi Yapılar
Sayısız uygarlığa ev sahipliği yapan antik kent, birçok savaşa tanıklık etmiştir. Kent “1001 Kilise Şehri”, ”kırk kapılı şehir”, ”dünya kenti” gibi çeşitli unvanlara sahiptir. Çok kültürlü ve çok inançlı bir metropol konumunda olan şehir, ortaçağın en zengin yerleşim yeri ve bölgenin ticaret merkezidir. Şehirde günümüze kadar 40 kilise, şapel ve anıt mezar tespit edilmiştir. Şehrin etrafı her dağın tepesinde bir kale bulunan, yüksek dağlarla çevrilidir. Şehrin 3 tarafı nehir ile çevrelenmiş, dördüncü tarafında ise suyla doldurulan hendekler yer almıştır. Yüksek kayaların üzerine kurulan ve 78 hektarlık alanı kaplayan şehir, 4,5 kilometre boyunca surlarla çevrilidir. Defalarca görmüş olduğu saldırılar ve depremler dolayısıyla harabe haline gelmiştir.
Dünyanın hayranlığını kazanan antik kentte, özgün mimarisini yansıtan birbirinden etkileyici kiliseler, katedraller, saraylar ve kervansaraylar bulunur. Bizans, Ermeni ve Anadolu Selçuklu mimarisinin bir arada bulunduğu eşsiz yerler arasındadır. Kervansarayların kesme taş duvarlarında, Ermeni ustalarının titizliği ile Anadolu Selçuklu mimarisinin özgün taş ve ahşap oymacılığı birlikte kullanılmıştır. Ani Antik Kenti’nin merkezinde bulunan Ani katedrali en büyük eserlerden biridir. 1001 yılında Yunan haçı planında yapılmış olan katedral, 1064 yılında gerçekleştirilen fetihle beraber Alparslan tarafından camiye çevrilmiştir.

Arpaçay ve Alaca vadilerine hâkim bir kayalık üzerinde bulunan kentin en yüksek kısmında, ilk kez Urartuların yerleştiği iç kale bulunur. Şehirde kiliselerin yanı sıra, İlk Zerdüşt Ateşgedesi ve Türker’in Anadolu’da yaptırdığı Selçuklu dönemine ait bilinen ilk cami Ebu’l Menûçihr Camii gibi farklı dinlere ait yapıları bir arada bulunur. Menûçihr Camii, 1072 yılında Şeddadoğullarından Ebul Şüca Manuçehr tarafından yaptırılmıştır. Üç nefli caminin özellikle tavanı, zengin Selçuklu motifleri ile süslüdür. Caminin gözcü kulesi olarak da kullanılan 99 basamaklı minaresi, Ani’nin çağlar boyu süren önemli konumuna işaret eder.
1880’li yıllarda keşfedilen Ani Antik Kenti’nde, 823 yapı, yeraltı şehri ve mağara bulunur. Şehirde ayakta kalan önemli yapılar arasında şehir surları, 8 kadar kilise ve bir cami yer alır. Şehirde Orta Kapı (Aslanlı Kapı), Çifte Beden Kapısı (Kars Kapısı), Hıdırellez Kapısı, Acemoğlu Kapısı, Mığmığ Kapısı, Divin Kapısı ve Su Kapısı ile yedi kapısı bulunur.

Ani Antik Kentinde görülebilecek eserler şu şekildedir;
Büyük Katedral
Aziz Prkich (Keçeli) Kilisesi
Aslanlı Kapı
Gagik Kilisesi
Kaya Kilisesi
Abughamrents Kilisesi
Resimli Kilise
Rahibeler Manastırı
Genç Kızlar Kilisesi
Selçuklu Sarayı
Ebul Manucehr Camii
Selçuklu Kervansarayı
Ebul Muammeran Camii
Küçük-Büyük Hamam
Bostanlar Deresi Mağaraları
İpek Yolu Köprüsü
İç Kale
Ateşgede Tapınağı

