On Bela veya Mısır Belaları; Tevrat’ın çıkış kitabının 7. ve 12. konularında anlatılan, köle olan İsrailoğullarının serbest bırakılması için Mısır Firavununa gönderilen belalar dizisidir. Çıkış Kitabı, Mısır’dan çıkışı anlatan eski Ahit’in ilk beş kitabı olan Tevrat’ın ikinci kitabıdır. Kitapta anlatılanlara göre; Tanrı Hz. Musa’yı, Firavunun yanına gönderir ve İsrailoğullarının rahat ibadet yapabilmesi için serbest bırakmasını ister. Firavun bunu kabul etmez ve her reddedişinde Mısır üzerine, bir bela gönderilir.
Firavun, İsrailoğullarının gitmesine onuncu bela gerçekleşene kadar izin vermez. Çoğu Yahudi, Hristiyan ve Müslüman tarafından Mısır’daki belaların tarihsel bir gerçekliği olduğuna inanılmaktadır. Belalar genel olarak, İsrailoğulları tanrısının gerçekliğini ve Mısır tanrılarının güçsüzlüğünü anlatmaktadır.
Toplam 40 baptan oluşan Mısır’dan çıkış kitabında; İsrailoğullarının Hz. Musa önderliğinde Mısır’dan kaçışları, Hz. Musa’nın Kızıldeniz’i ikiye bölmesi, Kızıldeniz’i geçmeleri ve 10 Emir’in gelişi anlatılmaktadır. Kitaba göre Hz. Musa İsrailoğulları ile beraber Mısır’dan kaçarken Kızıldeniz’e asasını vurmuş ve deniz ikiye ayrılmıştır. İsrailoğulları karşıya geçtikten sonra onu takip eden Firavun ve askerleri üzerine deniz kapanmış ve boğulmuşlardır. Çıkış kitabına göre tanrı, Mısır tanrılarını yargılayacağını şu şekilde bildirmiştir; “O gece Mısır’dan geçeceğim. Hem insanların hem de hayvanların bütün ilk doğanlarını öldüreceğim. Mısır’ın bütün ilahlarını yargılayacağım. Ben RAB’bim.”

On Bela Mısır’ı her vurduğu zaman yıkım bir yıldan fazla sürmüştür. Birer mucize olarak değerlendirilen bu belalar gerçekleştiğinde, doğada olağandışı bir değişim yaşanır. Gerçekleşen ilk 3 bela bütün Mısır topraklarını etkilerken, diğer belaların İsrailoğulları üzerinde herhangi bir etkisi olmamıştır. Tevrat’ta anlatıldığına göre, Yahudiler son beladan kapı eşiğine koyun kanı sürerek kurtulmuşlardır. Her beladan sonra Hz. Musa ve Firavun yüzleşmiş, Hz. Musa halkının salıverilmesini söylemiştir. Her beladan sonra direnmeye devam eden Firavun, son belada çocuğunu kaybetmiş ve tanrının isteğine teslim olmuştur.
On Bela Nedir? Nasıl Gerçekleşir?
Belalar Hz. Musa ve Hz. Harun’un, Firavuna giderek tanrının mesajı olan israiloğullarını serbest bırakıp, Mısır’dan çıkmalarına izin vermesini söylemesi ile başlar. Firavun bunu reddedince Tanrı Hz. Musa ve Harun’a, uyarı olarak bir mucize göstermesi için Firavun ‘un yanına gönderir. Gösterilen mucizede Hz. Musa’nın asası yılana dönüşür fakat Firavun‘un büyücüleri de asalarını yılana dönüştürür. Hz. Musa’nın yılanı büyücülerin yılanlarını yutarak tekrar asaya dönüşür. Mısır büyücülerinin birçok şeyi gerçekleştirebilmesi sebebiyle Firavun, Hz. Musa’nın mucizelerine inanmamış büyü olarak görmüştür. On Bela bir nevi, Tanrı ve Mısır ilahları arasında geçen ve her defasında tanrının galip çıktığı amansız bir savaştır.

Yahudilerin on belanın ardından Mısır’dan çıkışlarını kutladıkları ‘’Pesah’’ bayramı ya da festivali bulunmaktadır. Pesah veya Hamursuz Bayram olarak geçen bu bayramda, Mısır’da kölelikten kurtulan antik israiloğullarının göç hikâyesi anılır. Yahudi bayramları arasında en çok kutlanan bu bayram, Nisan ayının 15. günü başlar ve 7-8 gün sürer.
Mısır’dan çıkışın kutlandığı Pesah bayramının bir parçası olan on bela, Tevrat’ta şöyle sıralanmıştır;
1- Suyun Kana Dönüşmesi;
Tanrı Hz. Harun’a asasını kaldırıp nehrin üstünde tutmasını buyurur ve nehir kana dönüşür. Bu sebeple Nil’deki bütün balıklar ölür ve Mısır’ı leş gibi bir koku kaplar. Mısırlıların kullandığı diğer su kaynakları bile kana dönüşür fakat Firavun yine de bu isteğe boyun eğmez.
2- Kurbağaların Mısır’ı Sarması
Mısır’a gönderilen belalardan biri de kurbağa sürülerinin Mısır’ı istila etmesidir. Kurbağalar ile başa çıkamayan Firavun, Hz. Musa’ya kurbağaları yok etmesi karşılığında İsrailoğullarına izin vereceğini söyler. Hz. Musa, Firavundan çıkış zamanını belirlemesini ister. Firavun çıkış günü olarak bir sonraki günü seçer ve o gün bütün kurbağalar ölür. Fakat Firavun sözünde durmaz ve İsrailoğullarını Mısır’da kalmak zorunda bırakır.
3- Tozların Bite Dönüşmesi
Tanrı Hz. Harun’a asasını yere vurmasını ve toz kaldırmasını buyurur. Kaldırılan bütün tozlar Mısır’ın üzerine gelerek bite dönüşür. Mısır büyücüleri sihirle bunu gerçekleştirememiş ve bu olayın tanrının eseri olduğunu düşünmüştür. Yine de Firavun İsrailoğullarını bırakmamıştır.
4- Sinek İstilası
Mısır’ın başına gelen dördüncü bela; insanlara ve hayvanlara zarar veren sinek istilasıdır. Tevrat’ta Mısır’ı saran büyük sineklerin sadece Mısırlıları etkilediği, İsrailoğullarının yaşadığı toprakları etkilemediği aktarılır. Firavun bu belanın kaldırılması karşılığında İsrailoğullarını özgür bırakacağına söz verir yine sözünü tutmaz.

5- Hayvanlarda Salgın Hastalık
Mısır’ın beşinci belası; Mısırlılar için hayati önem taşıyan at, eşek, deve, koyun ve keçi gibi hayvanların yok olmasına sebep olan salgın hastalıktır.
6- İyileşmeyen Çıbanlar
Mısır’ın altıncı belası; çıban şeklinde görülen deri hastalığıdır. Tanrı Hz. Musa ve Hz. Harun’a fırından iki avuç kurum almasını ve bu kurumu Firavun önünde havaya doğru fırlatmasını emreder. Kurum Mısır halkı ve hayvanlarında deri hastalıklarına sebep olur. Bu durum karşısında çaresiz kalan Mısırlı büyücüler kendilerini bile iyileştiremezler.
7- Mısırı Yıkan Dolu ve Fırtına
Mısır’ın yedinci belası; Mısır’ın ürünlerine, halkına ve hayvanlarına zarar veren yıkıcı bir fırtınadır. Tanrı Hz. Musa’ya asasını göğe kaldırmasını buyurmuş ve fırtına başlamıştır. Diğer belalara göre en doğaüstü belalardan biridir. Gökten sağanak şeklinde dolu ve ateş yağmıştır.
8- Çekirge İstilası
Mısır’ın sekizinci belası; Mısırı istila eden ve gökyüzünü kaplayarak gölge oluşturan çekirge sürüsüdür. Bu bela gerçekleşmeden önce Hz. Musa Firavun’ un yanına giderek onu bu beladan haberdar etmiştir. Firavun anlaşma isteyerek erkeklerin gidebileceğini fakat kadın, çocuk ve hayvanların Mısır’da kalmasını ister. Fakat Hz. Musa hayvanlar dâhil herkesin serbest bırakılmasını ister, Firavun bu isteği reddeder. Tanrı Hz. Musa’ya asasını Mısır üzerinde tutmasını buyurur ve doğudan yükselen rüzgâr ertesi güne kadar beraberinde çekirge sürüleri getirir. Tüm Mısır’a ve gökyüzüne yayılan çekirgeler, Mısır’da kalan son ürünleri tüketir, ayakta ne bir bitki ne de tek bir ağaç kalır.

9- Üç Gün Süren Karanlık
Dokuzuncu bela; Mısır’ın 3 gün boyunca karanlığa gömülmesidir. Tanrı Hz. Musa’ya Mısır’ı karanlığa boğmak için ellerini göğe kaldırmasını buyurur. İsrailoğullarının evleri hariç bütün Mısır 3 gün boyunca karanlıkta kalır. Bu bela Mısır’ın Güneş Tanrısı Ra’ya yönelik bir beladır. Bu belada Hz. Musa, tanrının gücü karşısında Mısır tanrılarına tapmanın budalalık olduğunu göstermiştir.
10- Mısır’daki İlk Doğanların Ölümü
Onuncu ve son Mısır belası; kapı eşiğinde işaret bulunmayan yerlerdeki ilk doğan insan ve hayvanların ölümü ile ilgilidir. Belaların en ağırı olan bu belada, Firavun’un oğlu ölmüş, hayvanlar da dâhil hiç kimse bu beladan kaçamamıştır. Tanrı Hz. Musa’ya İsrailoğullarına bildirmesi için kapılarına koyun kanı sürmelerini, böylece o evlere girilmeyeceğini söyler.
Yaşanan bu beladan sonra kızgın ve üzgün olan Firavun kendisinin de öldürüleceğinden korkarak, İsrailoğullarının ne zaman isterlerse gitmelerine izin verir. Firavun’un diğer verdiği sözleri tutmaması sebebiyle, yine sözünden döneceğini düşünen İsrailoğulları hiç beklemeden Hz. Musa önderliğinde Mısır’dan çıkmak için yola koyulur. Firavun da ordusu ile beraber peşlerine düşer.

