Filistin sınırına yakın bir yerde bulunan Taberiye (Tiberias) Gölü, kıyamet gününün yaklaştığını haber vereceği düşünülen bir göl olarak bilinir. Taberiye Gölü İsrail’deki önemli bir tatlı su gölüdür ve Ürdün Nehri tarafından beslenir. İsrail’in su ihtiyacının önemli bir kısmı buradan karşılanır. Göl, 166 km²’lik bir yüzölçümüne sahiptir ve 43 metre derinliğiyle dünyanın en derin tatlı su gölüdür. Ayrıca, deniz seviyesinden 209 metre aşağıda bulunmasıyla Lut Gölü’nden sonra dünyanın en alçak ikinci noktasıdır. Yaklaşık 53 km kıyı şeridine sahip olan Tiberias Gölü, İsrail’in en büyük tatlı su gölüdür.
Taberiye Gölü adını hemen kıyısındaki Taberiye şehrinden almaktadır. Bu göl, sağladığı tatlı su kaynağının yanı sıra, Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler için büyük bir öneme sahiptir. Ayrıca, göl hakkında gelecekte yaşanacak olaylar ve bağlantılı isimler oldukça şaşırtıcıdır. Örneğin; Deccal, Yecüc Mecüc, Hazreti İsa Peygamber ve Hazreti Mehdi gibi kıyamet alametleri ile ilgili, gölde tuhaf olayların yaşanacağı söylenir. Özellikle son zamanlarda uzaydan çekilen bir fotoğrafta, göle ilişkin çarpıcı bir detay da gözlemlenmiştir.

Taberiye Gölünün Kuruması Kıyamet Habercisi
Peygamberimizin hadislerinden anlaşıldığına göre Deccal, dünyada bir yerde yaşamakta ve ortaya çıkmak için Taberiye Gölü’nün kurumasını beklemektedir. Bu nedenle, milyonlarca insan bu göle büyük bir ilgi göstermektedir. Çünkü bu gölün kurumaya başlaması, sadece İslam dininde değil, diğer dinlerde de kıyamet gününün yaklaştığını haber veren bir işarettir. İlginç olan şey ise, Tiberias Gölü’ndeki su seviyesinin her geçen gün azaldığıdır. Bilim insanları, göldeki su seviyesinin bu şekilde devam etmesi durumunda, gölün tamamen kuruyabileceğini belirtmektedir.
Tarih boyunca bu bölgede pek çok önemli olay yaşanmıştır. Ayrıca gölün altında keşfedilmeyi bekleyen tarihi kalıntılar da bu bölgenin önemini artırmaktadır. Son zamanlarda gölün altında meydana gelen depremlerdeki artış, gölün altında yer alan sismik aktivitenin arttığını göstermektedir. Bu da gölün altında neler olabileceği konusunda daha fazla bilgi edinilmesine yardımcı olacağı düşünülmektedir.
Kuran’da isimleri geçen ve kıyametin büyük alametlerinden biri olan Yecüc Mecüc toplulukları, zamanı geldiğinde bulundukları yerden gün yüzüne çıkacaklar ve tüm tepelerden son sürat aşağıya doğru ineceklerdir. Geçişleri sırasında topluluğun öncüleri Taberiye Gölü’ne varacaklar ve gölün tüm suyunu içerek kurtaracaklardır. Arkalarından gelen diğer gruplar ise “Bir zamanlar burada çok su varmış” diyeceklerdir.
İlginç bir şekilde Taberiye Gölü ile ilgili tüm hadisler ve günümüze kadar gelmiş diğer inançlar, gölün kuruması üzerinde durmaktadır. Ancak bu durum, gölün kurumasının altında yatan başka bir neden olabileceği düşüncesini gündeme getirmektedir. Gölün altında açığa çıkmayı bekleyen büyük bir sır var gibi görünmektedir.

Taberiye Gölünde Yaşanan Olaylar
Taberiye Gölü ile ilgili bir inanışa göre, Hz. İsa peygamber suyun üzerinde yürüme mucizesini burada gerçekleştirmiştir. İncillere göre, Hz. İsa peygamber önce beş ekmekle beşbin kişiyi doyurmuş, ardından öğrencilerine kayığa binip karşıya geçmelerini söylemiştir. Ancak öğrenciler, şiddetli dalgalar nedeniyle kıyıya ulaşamamıştır. Hz. İsa peygamber su üstünde yürüyerek kayığın yanına gelmiş ve ona binerek öğrencileri salimen kıyıya ulaştırmıştır. Bu olay, Hristiyanlık inancında Hz. İsa’nın kudretini ve mucizelerini gösteren önemli bir olay olarak kabul edilir.
Eylül 2013’te Taberiye Gölü’nün altında bir sarsıntı meydana gelmiştir. Sarsıntı küçüktür ancak 4 gün boyunca 4 sarsıntı daha olmuş ve çevredeki evler sallanmıştır. 5 yıl sonra, gölün altındaki aynı nokta, Temmuz 2018’de tekrar sarsılmaya başlamıştır. Bu depremleri bir düzine daha sarsıntı takip etmiştir. Uzmanlar, bunun olağandışı bir hareketlilik olduğunu düşünmüşlerdir. Ancak ülkenin su ihtiyacını karşılamak için göle yapılan pompalama işleminin bu tarz sarsıntıları üretebileceği üzerinde de durulmuştur.
Hıristiyan dünyasından büyük bir grup ise Taberiye Gölü’nün altındaki aynı noktada meydana gelen bu sarsıntıların nedenini İncil’de yazan ve Hz. İsa’nın dünyaya tekrar gelişine yakın yaşanacak olan bazı alametlere bağlamaktadır. Bu alametler arasında son zamanlarda yaşanacak yer sarsıntıları, kıtlık ve salgınlar sayılmaktadır.
Taberiye Gölü’nde yapılan çalışmalardan biride, 25 Eylül 1918 yılında gölde batan bir Osmanlı gemisinin hazinesini bulma çalışmalarıdır. Dalgıçlar, İngilizler tarafından gölde batırılmış olduğuna inandıkları büyük bir hazineyi bulmak için çalışıyorlar.

Taberiye Gölü’nde Yapılan Keşif
Taberiye Gölü’nde yakın zamanda yapılan bir araştırma sırasında, kimsenin beklemediği bir keşif gerçekleştirildi. Öncelikle araştırma sırasında çekilen bir fotoğrafla farkına varılan detay, araştırmanın devamı için gölde yapılan keşif dalışı sırasında ortaya çıktı. Taberiye Gölü’nün sularının altında, 70 metre uzunluğunda ve 10 metre yüksekliğinde devasa bir taş yapı keşfedildi. Yontulmamış bazalt taş ve kayalardan oluşan bu devasa taş birikintisinin yaklaşık 60 bin ton olduğu düşünülüyor. Bu dev kayaların insan yapımı olduğu anlaşılmıştır. Fakat yaklaşık 5 bin yıl öncesine ait olduğu düşünülen bu yapının ne olduğu henüz tam olarak anlaşılamamıştır.
Günümüz olanaklarıyla taş yapılar üzerinde araştırma yapmak, göl olması dolayısıyla işleri biraz daha zorlaştırmaktadır. Bu yüzden birkaç öngörü üzerinde durulmaktadır. Bu taş yapılar birleştirildiğinde tek bir dev eser ortaya çıkarabilir veya binlerce yıl öncesinde Hazreti Süleyman peygamber döneminde insanlar, gölün tabanında bir şeyi saklamak ve üzerini örtmek için bu kayaları kullanmış olabilirler. Göl ile ilgili olarak, zamanı geldiğinde Hazreti Mehdi aleyhisselamın ahit sandığını Taberiya Gölü’nün dibinden çıkaracağı rivayet edilmektedir. Araştırmacılar, konu ile ilgili çalışmalar yapmaya devam etmektedir.

WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!
