Hz. Yusuf Allah tarafından gönderilen bir peygamberdir. Gönderildiği topluma Allah’ın dinini yaymaya, onları tebliğ etmek için gönderilmiştir. Yosef veya Batı’da Joseph olarak bilinen Hz. Yusuf, Hz. Yakup Peygamber’in 12 çocuğundan biri olarak kabul edilir ve annesinin adı Rahil’dir. Hz. Yusuf MÖ 1592 tarihinde Paddan Aram şehrinde dünyaya gelmiştir. Onun Tevrat’a göre İsrailoğulları’nın on iki boyundan birinin lideri olduğuna inanılır.
Kur’an’da Yusuf Suresi, 4. ayetten 101. ayete kadar olan bölümde, Hz. Yusuf peygamberin hayatına dair kıssayı detaylı bir şekilde anlatır. Bu kıssa, Kur’an’ın “Kıssaların en güzeli” olarak tanımladığı eşsiz bir hikâyedir. Diğer peygamberlerin hikâyelerinin aksine, Hz. Yusuf peygamberin hayatı sadece Yusuf Suresi’nde tam olarak sunulmuştur. Hz. Yakup’un, oğulları arasında Hz. Yusuf’a ayrı bir sevgi beslediği ve onu diğer kardeşlerinden daha fazla sevdiği konusunda dini kaynaklar bilgi verir. Hz. Yusuf’un güzellikle tanındığı ve bu güzelliğinin onun hayatında önemli bir rol oynadığı da söylenir.
Yahudi kutsal kitabı Tevrat’a göre, Hz. Yusuf’a, Hz. Yakup tarafından rengârenk bir kaftan hediye edilmiştir. Ayrıca, Yehova tarafından verilen rüya yorumlama yeteneği ile vurgulanmıştır. Ancak kıskanç abileri tarafından önce bir kuyuya atılmış ve daha sonra bir kervan tarafından bulunarak Mısırlılara köle olarak satılmıştır. İslami anlatılara göre Hz. Yusuf’un hikâyesi, Yahudi ve Hristiyanlıkla ilgili hikâyelerle büyük benzerlik taşır. Tanah’ta Hz. Yusuf’un yaşamı, Yaratılış Kitabı’nda yer alır.
Hz. Yusuf Peygamberin Rüyası
Hz. Yusuf doğduğunda babası Hz. Yakup oldukça yaşlıydı ve Hz. Yusuf‘a özel bir düşkünlüğü vardı. Hz. Yakup, ona uzun ve rengârenk bir kaftan diktirdi. Ağabeyleri, bu ayrıcalığı kıskanarak Hz. Yusuf’a karşı düşmanca davrandılar. Hz. Yusuf 17 yaşına geldiğinde, babasının sürülerini ağabeyleriyle birlikte güttü ve onların yaptıklarını babasına raporladı.
Bir gün Hz. Yusuf bir rüya gördü: Rüyasında, kendisi ve kardeşleri tarlada demetler bağlıyordu. Ansızın Hz. Yusuf’un demeti ayağa kalktı, diğer kardeşlerin demetleri ise onun demetinin önünde eğildi. Hz. Yusuf bu rüyayı ağabeylerine anlattığında, onlar daha da fazla kıskandılar.
Hz. Yusuf bir başka rüya daha gördü: Bu sefer rüyasında Güneş, Ay ve on bir yıldız onun önünde eğiliyordu. Bu rüyayı babasına anlattığında, Hz. Yakup ona sert bir şekilde, “Annen, baban ve kardeşlerin mi önünde eğileceğiz yani?” diye azarladı.
İslami inanışa göre, Hz. Yusuf rüyasını ailesine anlattığında, babası ona rüyasını kardeşlerine açıklamamasını önerdi, çünkü rüya Allah tarafından gelen bir işaretti ve bu, Hz. Yusuf’a peygamberlik verileceğinin bir işaretiydi. Babası, kardeşlerinin kıskançlıklarından dolayı Hz. Yusuf’a kötü bir şey yapabileceklerinden endişe ediyordu.
Hz. Yusuf Peygamberin Kuyuya Atılması
Kardeşleri Hz. Yusuf’u kıskandığı için, babaları Hz. Yakup da bu konuda endişeliydi, ancak bir şey yapmadı. Bir gün, kardeşleri Dotan’a sürüleri otlatmaya gitmek üzere yola çıktılar ve Hz. Yakup, Hz. Yusuf’u onların peşinden gönderdi. Hz. Yusuf’u onların ne yaptığını öğrenmesi için gönderilen bir elçi olarak düşündü. Ağabeylerinden Ruben, Hz. Yusuf’u öldürme planlarına karşı çıktı ve onu ıssız bir yerdeki susuz kuyuya atmayı önerdi, sonra da onu kurtarmayı düşünüyordu. Diğerleri bu planı kabul ettiler. Hz. Yusuf’un renkli kaftanını çıkardılar ve onu kuyuya attılar, ardından yemek yemeye oturdular.
Bir süre sonra, bir Midyan ticaret kervanı geldi. Yehuda, “Yusuf hala bizim kardeşimiz, onu öldürmeyelim. Onu İsmailoğulları’na satalım” dedi. Hz. Yusuf’u kuyudan çıkardılar ve yirmi gümüş karşılığında Medyenli İsmailoğulları’na sattılar. Elbiselerini kanla bulayarak babalarına getirdiler ve “Bunu bulduk” dediler. Hz. Yakup, Hz. Yusuf’un bir vahşi hayvan tarafından parçalandığını düşünerek ağladı ve günlerce yas tuttu. Elbiselerini parçalayarak beline çul sarıp dolaştı. Oğulları ve kızları ne kadar teselli etmeye çalışsalar da, onu avutamadılar. Bu sırada Medyenliler, Hz. Yusuf’u Mısır’a götürerek Firavun’un görevlilerinden biri olan Potifar’a sattılar.
Hz. Yusuf Peygamberin Zindana Atılması
Hz. Yusuf, Potifar’ın evinde yaşamaktaydı ve her işte büyük bir başarı gösteriyordu. Potifar’ın malikânesi bereketlenmişti ve Potifar, onun Tanrı’nın özel bir kulu olduğuna inanmaya başladı. Bu nedenle Hz. Yusuf’u malikânesindeki her şeyden sorumlu kıldı.
Hz. Yusuf zamanla oldukça yakışıklı bir genç haline gelmişti. Potifar’ın karısı Züleyha, Hz. Yusuf’a ilgi duymaya başladı ve onunla bir ilişki kurmayı arzuladı. Ancak Hz. Yusuf, Potifar’a gösterilen iyiliğe ve Tanrı’nın buyruklarına karşı gelmek istemediğini belirterek bu teklife karşı çıktı. Züleyha, Hz. Yusuf’un elbisesini tutunca, Hz. Yusuf elbiseyi bırakarak odayı terk etti. Züleyha, Hz. Yusuf’un elbisesini tutunca Hz. Yusuf elbiseyi bırakarak odadan çıktı. Züleyha, Hz. Yusuf’un kendisine saldırdığını, çığlık atınca da elbisesini bırakıp kaçtığını söyleyerek iftira attı. Potifar, Hz. Yusuf’u zindana attırdı.
Zindancı başı, Hz. Yusuf’u hoş karşıladı ve onu diğer tutukluların lideri yaptı. Hz. Yusuf, Allahın izniyle her konuda başarılı oldu.
Bir süre sonra sarayın baş saray bekçisi ve fırıncı başı, Firavunu kızdırınca zindana gönderildiler. Hz. Yusuf, onların neden bu kadar huzursuz olduğunu sordu. İkisi de bir gece rüya gördüklerini ve rüyalarını yorumlayacak kimse olmadığını söylediler. Hz. Yusuf, rüyalarını duymak istedi. Onların rüyasını yorumladı ve rüyalar yorumladığı gibi oldu. Bekçiden, kurtulduktan sonra kendisini hatırlamasını ve yardım etmesini rica etti, zira haksız yere zindana atıldığını ve ülkesinden uzaklaştırıldığını anlattı. Ancak baş saray bekçisi, Hz. Yusuf’un kendisine yardım etme talebini unuttu.
Firavunun Rüyası ve Hz. Yusuf’un Sultanlığa Yükselişi
Hz. Yusuf, zindanda yedi yıl daha geçirdi. Tam yedi yıl sonra Firavun bir rüya gördü. Rüyasında Nil Nehri’nin kıyısında duruyordu ve ırmaktan yedi semiz ve güzel inek çıktı. Bu inekler sazlar arasında otlamaya başladılar. Ancak sonra yedi cılız ve çirkin inek daha çıktı ve bu inekler güzel inekleri yediler. Firavun uyandı ve tekrar uykuya daldığında başka bir rüya gördü. Bu sefer rüyasında bir sapın ucunda yedi güzel ve dolgun başak gördü. Ardından yedi cılız ve doğu rüzgârıyla kavrulmuş başaklar gördü ve bu cılız başaklar, güzel başakları yuttu.
Firavun bu rüyalardan çok endişelendi. Mısır’daki bilgeler ve büyücüler rüyaları yorumlayamadılar. Ancak baş saray bekçisi, Hz. Yusuf’u hatırladı ve zindandaki geçmişini firavuna anlattı. Firavun, Hz. Yusuf’u huzuruna çağırdı ve rüyalarını yorumlamasını istedi. Hz. Yusuf, rüyaların Mısır’da yedi yıl bolluk ve ardından yedi yıl kıtlık geleceğini simgelediğini söyledi. Bolluk döneminde ürünlerin beşte birinin depolanması gerektiğini tavsiye etti. Ayrıca, aynı rüyanın iki kez görülmesinin Tanrı’nın bu olayı kesin bir şekilde kararlaştırdığının bir işareti olduğunu ifade etti. Firavun’a, bilge ve yetenekli bir kişiyi Mısır’ın başına geçirmesini önerdi.
Firavun, Hz. Yusuf’un bilgeliğinden etkilendi ve onu Mısır’ın yöneticisi olarak atadı. Hz. Yusuf, Safenat-Paneah adını aldı. Onu Mısır’ın ikinci en güçlü kişisi olarak gördü. Hz. Yusuf, kıtlığın gelmeden önce tahılları toplamaya başladı ve bu tahılları depoladı. Ayrıca, Mısır’ın ileri gelenlerinden Potipherah’ın kızı Asenath ile evlendi ve bu evlilikten Efrayim ve Menaşe adında iki oğlu oldu. Hz. Yusuf’un Mısır’da Firavun’un hükümetindeki güçlü konumu, kıtlık yıllarında Mısır’ın ve çevre ülkelerin kurtuluşunu sağladı.
Hz. Yusuf Peygamber, Tevrat’a göre 110 yaşında vefat etmiştir. Hz. Yusuf, ölümünden sonra Mısır’da mumyalanarak bir tabuta konulmuştur.
Hz. Yusuf Peygamberin İmhotep Olduğu İddiası
Bazı araştırmacılar; Hz. Yusuf peygamberin hayatını, Kur’an ve Antik Mısır kayıtlarını bir araya getirerek incelemişlerdir. İncelemeler sonucunda, Hz. Yusuf peygamber ile Eski Mısır kayıtlarındaki İmhotep’in aynı kişi olduğu iddia edilmiştir. Firavun Zoser’in veziri olan İmhotep, çağının en büyük dehalarından biridir.
İmhotep’in Mısır’da bir dizi uzmanlık alanında faaliyet gösterdiği ve büyük bir yönetici, baş mimar, mucit-mühendis, hekim-eczacı, astronom, başrahip, bilge, yazar olduğu çeşitli kanıtlarla ortaya konmuştur. İmhotep ve Hz. Yusuf peygamberin ayrı kişiler olduğuna dair öne sürülen itirazların ise Geleneksel Mısır Kronolojisi’ndeki hatalardan kaynaklandığı tezi üzerinde durulmuştur.
”Dünyanın İlk Mimarı İmhotep: Hz. Yusuf Peygamber İle Aynı Kişi mi?” isimli makale için TIKLAYINIZ!
WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!
