Maymuna Çevrilen Sebt Kavminin İbretlik Hikayesi

Tarih:

Paylaş

İsrailoğulları, Kur’an-ı Kerim’de birçok kez eleştirilmiştir. Çünkü kendilerine verilen sorumlulukları üstlenme konusunu genellikle yerine getirmemişlerdir. Kur’an’daki kıssalara bakıldığında, İsrailoğulları’na verilen cezaların sonraki toplumlar için ders ve ibret niteliği taşıdığı görülmektedir. Bu cezalardan biride yasağı çiğneyen bir grup Yahudi’nin maymuna dönüştürülmesi olayıdır. Maymuna dönüştürülen insanlara Sebt kavmi veya Ashabu’s Sebt denilmektedir.

Bakara Suresinin 65. ve 66. ayetlerinde beyan edilen “maymunlaşma” hâdisesi hakkında ayetlerin mealleri şöyledir;
İçinizden cumartesi günü haddi aşanları elbette bilirsiniz. Biz böyle yapanlara “Aşağılık maymun olun!” dedik. Bunu, hem bu hâdiseye şahit olanlara, hem de sonradan gelecek olan nesillere bir ibret ve korunacaklara da bir öğüt kıldık”(Bakara, 2/65-66).

Tüyler ürpertici bu olay, MÖ 9. yüzyılda Hz. Davut peygamberin hüküm sürdüğü dönemde Eyle (Elath) kasabasında meydana gelmiştir. Eyle kasabası, balıkçılıkla geçinen bir yerleşim yeri olarak bilinir. Tahminlere göre, İsrailoğullarının yaşadığı bu kentte yaklaşık 70 bin kişi yaşıyordu. Kur’an-ı Kerim’de bahsedilen olağanüstü olayların gerçekleştiği bu kent, Akabe körfezinin kıyısında yer almaktadır.

Sebt Kavmine Cumartesi İnsanları Denilmesi

“Sebt” kelimesinin sözlük anlamı, dinlenmek ve istirahat etmek anlamına gelir. “Sebt” kavmi, ‘’cumartesi insanları’’ olarak da bilinir. Bu günün “sebt” olarak adlandırılması, Allah’ın yaratılış işine cumartesi günü başlayıp yine bu gün yaratmaya son verdiği ve İsrailoğulları’na bu günde işe ara vermelerini emrettiği şeklinde açıklanmıştır. Bir hadiste ise şöyle denilmiştir: “Allah toprağı cumartesi, dağları pazar, ağaçları pazartesi, mekruh şeyleri salı, nuru çarşamba günü yaratmış, binek hayvanlarını perşembe günü yaratarak onları dünyaya yaymıştır. Hz. Âdem’i cuma günü ikindi vaktinden sonra gündüzün en son saatinde en son mahlûk olarak yaratmıştır.’’

Farklı bir rivayete göre; yaratılış işi haftanın ilk günü olan pazar günü başlayıp cuma gününe kadar sürmüş, Allah yeri pazar ve pazartesi, gökleri salı ve çarşamba, ikisi arasında bulunanları perşembe ve cuma günleri yaratmıştır. Yedinci güne denk gelen cumartesi günü ise yaratılışın tamamlanmasıyla yaratma işine son verilmiştir. Bazılarına göre, bu güne “sebt” denilmesinin sebebi, haftanın yedinci ve son günü olmasıdır. Ancak sebtin günlerin ilki olduğunu söyleyenler de bulunmaktadır. Sebt kelimesinin İbranice’deki karşılığı, şabattır. Yahudilerin cuma gün batımından cumartesi gün batımına kadar süren haftalık dinlenme gününü ifade eden şabat, kelimenin fiil biçimi olan şavat ara vermek, durdurmak, sona ermek, dinlenmek, kutlamak gibi manalara gelir.

Sebt Kavminin Maymuna Dönüşme Hikâyesi

Sebt kavminin cumartesi günüyle ilgili uymaları gereken ağır yükümlülükleri vardı. Cumartesi günü tüm dünya işlerinden uzak kalmak zorundaydılar. Çalışmak ve geçimlerini sağladıkları avlanmak ta dâhildi. Başlarda her şey yolunda gidiyor gibi görünüyordu. Ancak cumartesi günü onlar için bir imtihandı ve başlarına geleceklerden habersizlerdi. Haftanın 6 günü çalışıyorlar, alışveriş yapıyorlar, gündelik işleriyle uğraşıyorlar, cumartesi günü geldiğinde ise tüm halk dinlenmeye çekiliyordu. Dolayısıyla balık avlamayı da bırakıyorlar, sadece ibadet ediyorlardı. Ancak balıkçılıkla hayatlarını sürdürmekte olan kentte yavaş yavaş bazı ilginçlikler baş göstermeye başlamıştı.

Günden güne yakalanan balık sayısında azalma görülmeye başlandı. Deniz balık verimliliği açısından öyle zayıflamıştı ki, bırakın balığın uzak şehirlere ticaretinin yapılmasını, kasabanın kendisine bile yetemeyecek hale gelmişti. Halk huzursuzdu ve ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Derken bir cumartesi günü deniz kenarında yürümekte olan bir köylü, suda ilginç bir hareketlilik gördü. Yakından bakınca gördükleri karşısında adeta şaşkına döndü. Normal gözle bile belli olan denizin içi balık kaynıyordu. Sanki tüm körfezin balıkları aralarında anlaşarak toplanmış ve kasabanın kıyısına yanaşmışlardı.

Bu haber, kentteki balıkçılar arasında hızla yayıldı. Ancak ertesi gün geldiğinde, balıklar ortadan kaybolmuştu. Balıkçılar, cumartesi günü av yasağı olduğundan balıkları avlamamışlardı. Ancak, balıkların nasıl bu yasağı bilebileceği konusunda kafaları karışıktı. Hafta boyunca çok az balık yakalayabilen avcılar, bir sonraki cumartesi günü geldiğinde kasabanın kıyısında tekrar balık gördüler. Üstelik balıklar, kimse onlara zarar veremeyeceğini bildikleri için su üstünde zıplayarak geziniyorlardı. Ancak gece yarısında, hepsi birden kıyıdan uzaklaşarak kayboluyorlardı.

Cumartesi Yasağını Çiğnemeleri

Balıkçılar, balıkların cumartesi ortaya çıkıp daha sonra kaybolması durumuna sinirlenmeye başladı ve durumun böyle gitmeyeceğine karar verdiler. Bu sırada, şeytan devreye girdi ve bir balıkçının kulağına bir taktik verdi. Taktik, cumartesi yasağını çiğnememeleri için cuma gününden balık için bir tuzak kurmalarını ve cumartesi günü gelen balıkları tuzağa düşürerek pazar günü de hepsini toplamalarını öneriyordu. Bu fikir, diğer balıkçılar tarafından da kabul edildi ve dolaylı yoldan cumartesi yasağını delmeyecek bir yol bulduklarını düşündüler.

Hemen işe koyulan balıkçılar, denizin kenarında göletler kazmaya başladılar ve bu göletleri açtıkları su kanallarıyla denize bağladılar. Bu sayede cumartesi günü gelip kıyıya yaklaşan balıklar kanallardan geçerek göletlere girecekti. Balıklar göletlerde birleştiğinde kanalların ağzı kapatılacak ve balıkların göletlerde tıkılıp kalması sağlanacaktı. Cumartesi günü balıklar toplanmayacak, ancak pazar günü göletlere giren balıklar yakalanıp toplanacaktı. Balıkçılar, bu stratejinin Allah’ın emrine uygun olmadığını bile bile, kendi çıkarları için hayata geçirmeye karar verdiler.

Sebt Kavminin Gruplara Ayrılması

Balıkların tuzağa düşürülmesi konusunda halk üç gruba ayrıldı. Birinci grup, bu yöntemin cumartesi yasağını çiğnediğini düşünerek plana uymak istemediklerini dile getirdi. Balıkçılara kızdılar, onlara nasihat verip sonra da bağlarını kopardılar. İkinci grup, Allah’ın emrine hile karıştırmak isteyen ve bu kurnaz yöntemi kabul eden gruptu. Üçüncü grup ise, her iki tarafa da sesini çıkarmadan sessizce olan biteni izlemeyi tercih etti.

Kasaba halkının bu şekilde gruplara ayrılması, aralarında çıkacak çatışmaların fitilini ateşlemişti. Halk bölünmüş, kavgalar başlamıştı. Kimileri, “Sizin yüzünüzden kentimize uğursuzluk gelecek” diyerek balıkçılara tepki gösteriyordu. Yasağı çiğnemeyi kabul etmeyenler ve dinlerine sadık olanlar, sonunda diğer kesimle aralarına büyük bir set çekme kararı aldılar.

Yasağı çiğnemeyenler, yiyecek bulma ve geçinme konusunda zorluk çekmeye başladılar. Duvarın diğer tarafındakiler ise balıkçılıktan kazandıkları büyük meblağlar ile zenginliklerine zenginlik katmaya başladılar. Her cumartesi kapana kıstıkları balıklarla büyük bir ticaret ağı geliştirerek adeta dönemin yeni bir zengin kentini inşa etmeye başladılar.

Binlerce Kişinin Maymuna Dönüşmesi

Her şey yolunda gidiyor gibi görünürken, günün birinde Allah’ın emirlerine uyan kesim duvarın öteki tarafında bir terslik olduğunu sezdiler. Balıkçılar her zaman olduğu gibi denize açılmamışlardı. Halk meraklanıp daha fazla dayanamayarak duvarın öteki tarafına geçip ne olup bittiğini öğrenmeye karar verdi. Fakat onları hiç tahmin etmedikleri bir manzara bekliyordu.

Duvarın öteki tarafına geçenler, tanık oldukları şey karşısında adeta şok geçirdiler. 12 bin kişinin yaşadığı diğer tarafta her yeri maymunlar sarmıştı. Görünüşte maymun bedenlerine sahipler ama hareketleri maymunlar gibi değil, üstelik üzerlerinde de insan kıyafetleri vardı. Duvarı aşan insanları gören maymunlar, derhal onların yanlarına koştular, onları kokladılar ve sanki onlara bir şeyler anlatmak istiyorlar gibi oradan oraya çırpınıyorlardı.

Setin diğer tarafında yaşayan binlerce kişi aniden maymuna dönüşmüştü. Hala kendilerini tanıyor ve eski zihinlerine sahip olsalar da ellerinden hiçbir şey gelmiyordu. Üstelik ne yemek yiyebiliyor ne de su içebiliyorlardı. Allah’u Teâlâ’nın yasağını kurnazlık yaparak hiçe sayabileceğini düşünen binlerce kişinin maymuna dönüşmüş olduğunu gören kasaba halkı, kenti terk etme kararı aldı. Apar topar eşyalarını toplayıp maymuna dönüşmüş insanları geride bırakarak oradan uzaklaştılar. Allah’u Teâlâ’nın 3 günlük bir süre verdiği maymunlar, üçüncü günün sonunda topluca hayatlarını kaybettiler.

Paylaş

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sakarya Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Sakarya kamp alanları rehberi! Ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yeri, yaylalar, göller, sahiller, ulaşım bilgileri ve kamp imkânlarıyla 2026 güncel liste.

Mükemmel Konaklamayı Bulun: Alanya’da Unutulmaz Bir Tatilin Anahtarı

Türkiye'nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan Alanya, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan eşsiz bir Akdeniz kentidir

Aydın Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Aydın kamp alanları rehberinde deniz kenarı, orman ve göl manzaralı ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yerini tüm detaylarıyla keşfedin.

Denizli Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 17 Yer (2026 Güncel Rehber)

Denizli kamp alanları rehberi: Pamukkale, Bağbaşı Yaylası, Honaz Dağı, Kolak Gölü ve daha fazlası. Ücretsiz ve ücretli en iyi 20 çadır ve karavan kamp alanını keşfedin.

Nevşehir Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 10 Yer (2026 Güncel Rehber)

Nevşehir'in en güzel 10 kamp alanını keşfedin. Ücretsiz ve ücretli çadır ile karavan kamp yerleri, konum bilgileri ve kamp olanakları bu rehberde.
spot_img

Related articles

Sakarya Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Sakarya kamp alanları rehberi! Ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yeri, yaylalar, göller, sahiller, ulaşım bilgileri ve kamp imkânlarıyla 2026 güncel liste.

Mükemmel Konaklamayı Bulun: Alanya’da Unutulmaz Bir Tatilin Anahtarı

Türkiye'nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan Alanya, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan eşsiz bir Akdeniz kentidir

Aydın Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Aydın kamp alanları rehberinde deniz kenarı, orman ve göl manzaralı ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yerini tüm detaylarıyla keşfedin.

Denizli Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 17 Yer (2026 Güncel Rehber)

Denizli kamp alanları rehberi: Pamukkale, Bağbaşı Yaylası, Honaz Dağı, Kolak Gölü ve daha fazlası. Ücretsiz ve ücretli en iyi 20 çadır ve karavan kamp alanını keşfedin.