“Tanrı Bile Batıramaz” denilen Titanik gemisi, 15 Nisan 1912 gecesi, ilk seferinde bir buz dağına çarparak battı ve yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Gemi yaklaşık iki saat kırk dakika içinde Kuzey Atlantik’in buzlu sularına gömüldü. Bu olay, dünya tarihinin en büyük gemi felaketlerinden biri olarak kaydedildi.
Faciadan yıllar sonra Titanic’i inceleyen araştırmacılar ortaya ilginç teoriler attılar. Bunlar arasında; Titanic buzdağına çarptığı için değil gövdesinde yangın çıktığı için batması, gemide bulunan mumyanın laneti, güçlü bir güneş fırtınası sonucu batması, hatta geminin hiç batmadığı gibi birçok teori bulunmaktadır. Titanic hakkında bilinmeyen gerçekler ve ortaya atılan teoriler şu şekildedir;

Geminin Rotası ve Emirler İle İlgili Çelişkili Bilgiler
Titanic’in batmasının sebebi olarak gösterilen buzdağı ile çarpışması sırasında geminin rotası ve emirler konusunda farklı iddialar mevcuttur. Titanic, Newfoundland’ın Grand Banks güneyinde seyir halindeyken, gözcüler Frederic ve Fleet önlerindeki büyük bir buzdağını fark etti. Kaptan Smith’in olmadığı durumda, Birinci Subay Murdoch’un çarpışma sırasında verdiği emirler hakkında birçok iddia ortaya atıldı. Ancak genel olarak kabul edilen Murdoch’un “Tam Sancak Tarafı” emri verdiğidir. Bu sayede gemi sağa dönecek ve muhtemel bir çarpışmadan kurtulacaktı.
Kaza sırasında köprüde bulunan Dördüncü Subay Joseph Boxhall, Murdoch’a geminin makine dairesine bağlı telegrafı “Tam tornistan” konumuna getirmesi emrini verdi. Ancak makine dairesi yağcısı Frederick Scott, bunu yalanladı ve telegrafın önce “Dur” işareti verdiğini söyledi. Kazan dairesi çavuşlarından Frederick Barret ise kazandaki ateş göstergelerinin önce tam olduğunu, sonra “Dur” işaretine geçtiğini ifade etti.
Murdoch, çarpışma öncesinde iskeleye doğru bir dönüş emri vermiş olabilir. Bu hareket, geminin sağa dönmesini sağlayacak ve arka kısmını buzdağından uzak tutacaktı. Bu manevra, diğer mürettebat üyeleri tarafından da desteklendi ve geminin arka tarafının buzdağına asla çarpmayacağı konusunda ifade verildi. Serdümen Robert Hichens ve dördüncü subay Boxhall, her ikisi de Murdoch’un Hichens’e verdiği son emrinin “Tam sancak tarafı” olduğunu ifade etti. Bu da gösteriyor ki, emirler hakkında çelişkili ifadeler mevcuttur. Ancak, o dönemdeki koşullar nedeniyle emirlerin tam olarak nasıl verildiği konusunda kesin bir kanıt yoktur.
Gemide Çıkan Yangın
Ohio State Üniversitesi’nden Mühendis Robert Essenhigh, Titanic’in buzdağına çarpmadığını iddia eden bir teori ortaya attı. Essenhigh’e göre, gemide çıkan bir yangın kazan dairesinde başlamış ve zamanla kömür stoklarına sıçramıştı. Titanic, okyanusun ortasında seyrederken yangın kontrol altına alınmıştı. Essenhigh, aynı kazanın Southampton limanından ayrıldıktan hemen sonra da meydana geldiğini savunmaktadır.
Gardiner’e Göre Titanic Batmadı
Robin Gardiner’in “Titanic: The Ship That Never Sank?” adlı kitabında yer alan bir teoriye göre, Titanic’in batırılması bir sigorta dolandırıcılığı olarak gerçekleştirilmiş olabilir. Bu teoriye göre, Titanic’in sahibi olan White Star Lines’a ait Olympic ve Britannic adlı iki gemi daha aynı boyutlarda inşa edilmişti. Gardiner’e göre, Olympic gemisi 1911 yılında İngiliz Donanması’na ait HMS Hawke adlı gemiyle çarpışarak hasar almıştı. Ancak Donanma sorumluluğu reddedince White Star Lines tazminat alamadı. Gardiner’a göre, bu olaydan sonra White Star Lines, Olympic’in lombar sayısını arttırarak onu Titanic olarak yeniden adlandırdı ve sigorta dolandırıcılığı amacıyla gemiyi batırdı. Ancak, bu teoriye karşı çıkanlar da bulunmaktadır. Bu iddiaların kanıtlanması için herhangi bir somut delil bulunmamaktadır.

Su Tankları Genleşmeye ve Kırılmaya Neden Oldu
James Cameron ve deniz ressamı Ken Marschall, yapımlarında Titanic’in tamamen suyun üzerinden havalandığını tasvir ediyorlar. Görgü tanıklarına göre, Titanic’in kıç kısmı suyun üzerinden havaya kalktı, ışıklar söndü ve hemen sonrasında karanlıkta sağır edici bir sesle gemi son iki bacasının arasından ikiye bölündü. Şiddetli bir düşüşün ardından yeniden havaya kalktı (90 derecelik bir açıyla) ve battı.
Mühendisler, geminin batma sebebinin fazla ağırlık ve gerilimden kaynaklandığını düşünüyorlar. Ancak, Roger Long’un teorisine göre gemi genleşme sonucu battı. Gemi 11 derecelik bir açıyla havaya kalktığında, soğuk deniz suyu geminin içinde sıcak su tanklarının bulunduğu bölüme ulaştı. Bunun sonucunda alt kısım esnemeye başladı ve bölündü. Ken Marschall’ın çizdiği resimde Titanic’in enkazı görülüyor. Geminin kırıldığı noktada 5 adet silindir biçiminde tank bulunuyor. Roger Long’a göre, bu sıcak su tankları genleşmeye ve kırılmaya neden olan unsurlar arasındadır.
Gemide Bulunan Mumyanın Laneti
Bu teori, Titanic’in batışıyla ilgili en bilinen ve en popüler olmayan teorilerden biridir. Teoriye göre; Sir James Cole’un babası Mısır’da Ramses mumyasının kazılarına katılan 70 kişiden biriydi ve kazıların ardından esrarengiz bir şekilde hastalanarak ölmüştü. Sir James Cole ise, annesi ve kız kardeşini evlerinde çıkan bir yangında kaybetti. Cole, sonradan White Star Line şirketine ortak oldu ancak şirketin gemileri teker teker batmaya başladı.
Cole, şirketin büyük kozu olan Titanic, Britannic ve Olympic gemilerinin yapımına katıldı. Olympic, yapımı tamamlandıktan sonra HMS Hawke adlı bir gemiyle çarpışarak hasar aldı ve tamir edildi. Britannic, I. Dünya Savaşı’na katıldıktan sonra mayına çarparak battı. Teoriye göre, bütün bu olaylar mumyanın lanetinden kaynaklanmaktadır. Bu lanetli mumyalardan biri Titanic’e yüklenmişti ve kaza gerçekleşti. Geminin batışı sırasında mumya da kaybolmuştu. Ancak, bu teori genellikle spekülasyonlardan ve efsanelerden oluşmaktadır ve gerçek bir kanıtı bulunmamaktadır.

Su Geçirmez Kapılar Açıktı
Bir teoriye göre, Titanic’te bulunan su geçirmez kapılar açıktı. Buzdağının verdiği zarar sonucu kapatılmayan kapılar geminin batmasına neden oldu.
Titanic’in Batışı Sırasında Ufuktaki Gemi
Titanic’in batışı sırasında bir geminin yakınlığı ve ona gönderilen mors kodları tartışmaya neden oldu. Titanic köprüsünden, sancak tarafında bulunan bir geminin ışıkları görünebiliyordu ve bu geminin ismi S.S Californian olarak geçiyor. S.S Mount Temple kaptanı Moore ve S.S Carpathia’nın kaptanı Rostron bağımsız olarak ayrı ayrı verdikleri ifadelerde, gece karanlığında bu vapurun ışıklarını gördüklerini ifade ettiler.
Californian, Titanic’in telsiz operatörü (Jack Philips) tarafından azarlandığı için gemiyi buzla ilgili uyarım yapamadı. Titanic’in telsiz sistemi (Marconi) hasar gördüğü için çok sayıda mesaj birikmişti. Bu durumda, Californian tarafından gönderilen mors kodları Titanic tarafından asla görülmedi ve Californian kaptanı Stanley Lord yeterli yardımı yapmadığı için hatalı bulundu.
Güçlü Bir Güneş Fırtınası
Titanic’in batışı hakkında yeni bir teori ortaya çıktı. Bu teori, geminin trajik ölümlere neden olan batma sebebi hakkında bazı bilinmeyen güçlerin varlığına işaret ediyor. Teoriye göre, gökyüzünde uzun ömürlü bir aurora o uğursuz gece pusulalara karışmış ve bu da Titanic’in batmasına neden olmuştu. Bazı uzmanlar, bu teorinin doğru olmadığına inanıyorlar. Ancak, aurora ya neden olan güçlü bir güneş fırtınasının, mürettebatın SOS sinyalleri gönderirken radyo iletişimine müdahale etmiş olması gerçekten mümkün görünüyordu.
Geminin Batmasında Dolunay Etkisi
Bilim insanları, Titanic’in batışında dolunayın etkisi olabileceğine inanıyor. Bu olay yaşandığında, Dünya’ya oldukça yakın olan dolunay, geminin güneye doğru bir buzdağı filosu yolculuğuna çıktığı zamanda alışılmadık derecede güçlü gelgitler yaratabilir. Bu olay, 796 yıldan beri gerçekleşen en yakın ay yakınlaşmasıydı ve 2257 yılına kadar bir daha böyle bir şey yaşanmayacak.

Titanic Hakkında Bilinmeyen Gerçekler
Titanic hakkında birçok eleştiri ve spekülasyon yapılmıştır. Ne yazık ki, geminin batışı ve olaylarla ilgili net bir bilgi bulunmamaktadır. Titanic hakkında bilinmeyen gerçekler şunlardır;
Filikaların Sayısının Fazla Olması
Titanic, büyüklüğüyle ön plana çıkan bir gemi olduğu için, 20 filika ile donatılmıştı. Tarihçiler, gemide yeterince filika olmadığını iddia ederler ancak, gemide yasaların gerektirdiğinden fazla filika vardı. Aslında, 16 filika olmasına rağmen 4 filika daha eklenmişti.
Bu Gemiyi Tanrı Bile Batıramaz
Hiçbir mühendis, Titanic’in batmayacağını söylemedi. Gemiyi tasarlayan Thomas Andrews, geminin büyük olduğunu ve sarsılmayacağını düşündüğünü belirtti. Ancak, buzdağına çarptığında yoluna devam edeceğini düşünmüyordu. Bu düşünce yolcular tarafından benimsendi ve zaman içinde değişti.
Tam Hız İleri
Bir teoriye göre, geminin kaptanı Edward J. Smith, geminin hız rekoru kırmasını istedi ve buzdağı uyarılarına kulak asmamıştı. Amacı, geminin hem büyük hem de hızlı olduğunu kanıtlamaktı. Ancak, aslında Titanic, ağır bir hızla ilerliyordu ve buzdağı uyarılarını dikkate alarak rotasını değiştirmişti.
Buzdağı Görüldü
Murdoch’un verdiği emirler hala net değil veya teyit edilemedi. Bir teoriye göre, gemi ölümcül bir darbe aldı ve battı. Eğer gemi planı dikkatle incelenirse, pruvaya tam olarak çarpması halinde su geçirmeyen kapıların olduğu bölümdeki beş bölme gemiye su almamasını sağlayacak ve gemi batmayacaktı. Ancak, ani bir dönüş (geminin 5 bölmesinin bulunduğu su geçirmez kapıların bulunduğu bölüm) gemiye doğrudan su aldırdı ve su geçirmez kapılar işe yaramadı.
Pervaneler Yetersizdi
Devasa bronz pervaneler ihtişamlı ve güçlü görünse de, olası bir ani dönüş için yetersizdi.

