Atatürk Neden Öldü? Bir Liderin Son Günleri ve Vefatının Ardındaki Gerçekler!

Tarih:

Paylaş

Mustafa Kemal Atatürk, Türk Kurtuluş Savaşı’nın başkomutanı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı’dır. 1881 yılında Selanik’te doğan Atatürk’ün sağlığı, 1937 yılından itibaren bozulmaya başlamış ve 10 Kasım 1938’de, saat 9’u 5 geçe Dolmabahçe Sarayı’nda hayatını kaybetmiştir.

Atatürk’ün naaşı, 21 Kasım 1938’de geçici olarak Ankara Etnografya Müzesi’ne konulmuş, 10 Kasım 1953’te ise kendisi için inşa edilen Anıtkabir’e taşınmıştır. Vefatı, yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada büyük bir üzüntü yaratmıştır. Örneğin, İran’da bir aylık ulusal yas ilan edilmiştir. Dönemin dünya liderleri, yayımladıkları mesajlarla Atatürk’ün yalnızca Türkiye için değil, tüm dünya için büyük bir kayıp olduğunu ifade etmişlerdir.

Hastalık Süreci ve Siroz Teşhisinin Konulması

Mustafa Kemal Atatürk, 1938 yılının başlarında iştahsızlık ve halsizlik hissetmeye başlamıştır. Vücudunun çeşitli yerlerinde kaşıntılar meydana gelmiş, burun kanamaları artmıştır. Vücudunda ortaya çıkan kaşıntıların Çankaya Köşkü’ndeki karıncalardan meydana geldiği öne sürülmüş ve köşk ilaçlanmıştır. Daha sonra özel bir kür tedavisi için Yalova Termale gönderilmiştir. Termal otelde 22 Ocak 1938 yılında, Atatürk’ü muayene eden Dr. Nihat Reşat Belger, karaciğer rahatsızlığından şüphelenmiş ve Atatürk’e siroz teşhisi koymuştur. Termal otelde bir süre tedavisi devam ettikten sonra, mutlak surette perhiz yapması tavsiye edilmiştir. Doktorların bütün itirazlarına rağmen 1 Şubat 1938’de tedaviyi yarıda bırakarak Bursa’ya hareket etmiştir.

Atatürk‘ün hastalığının ciddiyet göstermesi sebebiyle Başbakan Celal Bayar, Avrupa’dan iki hekim getirilmesini önermiştir. Atatürk o günlerde yaşanan Hatay sorunu sebebiyle, hastalığın dışarıdan duyulmasının iyi olmayacağını düşünerek bu teklifi reddetmiştir. Türk doktorlarının kapsamlı bir muayene yapmasını kabul etmiştir. 6 Mart 1938’de Çankaya Köşkü’nde beş doktor Atatürk’ü muayene etmiş ve siroz teşhisini yinelenmiştir. Doktorlar yoğun çalışma temposunu biraz daha düşürmesini istedikleri Atatürk’ün, kesinlikle alkol almaması gerektiğini söylemişlerdir.

Muayeneden bir süre sonra başbakan Celâl Bayar’ın tavsiyesi üzerine Paris Tıp Fakültesinden Prof. Dr. Noel Fiessinger Ankara’ya davet edilmiştir. Atatürk’ü Muayene eden Dr. Noel Fiessinger, diğer doktorların söylemiş olduğu teşhis ve tavsiyeler ile örtüşen bir tanı koymuştur. Fissinger; “Efendim, büyük savaşlar kazanmış olabilirsiniz ancak bu olayda vaka sizsiniz ve ben de sizin komutanınızım, lütfen bu hususu unutmayınız” telkininde bulunmuştur.

Dünya Basınında Atatürk’ün Hastalığı İle İlgili Çıkan Haberler

Atatürk’ün rahatsızlığı ve özellikle Avrupa’dan doktor getirilmesi, dünyada geniş bir yankı bulmuştur. Atatürk’ün ölmek üzere olduğu ve siyasi mirasını kime bırakacağı yönünde haberler yayılmaya başlamıştır. Söylentiler üzerine Atatürk, tüm dünyaya sağlıklı olduğunu göstermek amacıyla 19 Mayıs 1938 günü Ankara stadyumunda halkın karşısına çıkmıştır. Bu çıkış, Atatürk’ün Ankaralıların karşısına son çıkışı olmuştur. Bir bayram havasında gerçekleşen o günün anısına, Ankara stadyumunun ismi ‘’19 Mayıs Stadyumu’’ olarak değiştirilmiştir.

Atatürk, Hatay sorunu ile ilgili olarak aynı gün törenden sonra Mersin’e hareket etmiş daha sonra Adana’ya geçmiştir. Yapılan askeri törenler ile ordunun başında olduğunu göstermiştir. Atatürk’ün bu davranışı sonrasında dünya basınında ‘’ölüyor’’ şeklinde ortaya çıkan haberler sona ermiştir. Fakat Atatürk’ün yapmış olduğu bu seyahatler hastalığının iyiden iyiye artmasına sebep olmuştur. 6 Mayıs 1938 günü Ankara’dan ayrılarak İstanbul’a hareket etmiş, Dolmabahçe Sarayı’na dönmüştür.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Vasiyeti

Mustafa Kemal Atatürk, 5 Eylül 1938 günü vasiyetini yazmıştır. Bütün mal varlığını belirli şartlarla genel başkanı olduğu Cumhuriyet Halk Partisine bırakmıştır. Vasiyetinde kız kardeşine, manevi çocuklarına ve İsmet İnönü’nün çocuklarına para yardımı yapılmasını talep etmiştir. Aynı zamanda Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na da belirli miktarda yardım yapılmasını istemiştir.

Fransız Doktor Noel Fiessinger, 6 Eylül 1938 yılında 3 defa daha İstanbul’a gelmiştir. Atatürk’ün karnında biriken su iyice artmış ve o gün Atatürk’ün karnından 6 litre su alınmıştır. Alınan bu suya rağmen Atatürk’ün rahatlamadığı için 12 litre su daha alındığı söylenmektedir. Başbakan Celal Bayar, 18 Eylül 1938’de Dolmabahçe Sarayı’na gelmiş ve 4 yıllık ekonomik plan dosyasını Atatürk’e sunmuştur. Atatürk, ülke ekonomisi için önem taşıyan projelerin gerçekleştirilmesi için Türkiye’nin önünde en fazla 3 yıl olduğunu söylemiştir. Bir dünya savaşı çıkacağını ve bu projelerin bir an önce hayata geçirilmesini istemiştir.

Atatürk’ün Son Anları ve Cenaze Töreni

Mustafa Kemal Atatürk‘ün hastalığı giderek ilerlemiş ve karnındaki su yeniden toplanmıştır. Ekim ayında yeniden su alma işlemi yapılmış, ardından 16 Ekim 1938 günü öğleden sonra Atatürk ağır bir komaya girmiştir. 17 Ekim 1938 yılından itibaren hükümet, Atatürk’ün sağlık durumundan ulusu haberdar etmek amacıyla resmi tebliğler yayınlamıştır. Atatürk, girmiş olduğu komadan 21 Ekim günü çıkmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk, çok istemesine rağmen sağlık durumu elverişli olmadığı için 29 Ekim 1938’deki ‘’Cumhuriyetin 15. Yıl Dönümü’’ olan kutlamalara katılamamıştır. Bayram nedeniyle Türk ordusuna yazmış olduğu konuşmasını, Ankara’da düzenlenen törenlerde Celal Bayar okumuştur. Yine 1 Kasım 1938’de, TBMM’nin 5. Dönem 4. Yasama yılının açılış konuşmasını Celal Bayar okumuştur.

9 Kasım günü ve gecesi ağır koma devam etmiş, Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 1938 perşembe sabahı saat 9’u 5 geçe, İstanbul Bahçesi Dolma Sarayı’nda hayata gözlerini yummuştur. Ölüm anında başını sağa çeviren Atatürk’ün son sözü ‘’Aleykümselam’’ olmuştur. Ölümünün ertesi günü toplanan TBMM ve Atatürk’ün silah arkadaşları; İsmet İnönü’yü 348 milletvekillerinin oy birliği ile Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Cumhurbaşkanı seçmiştir.

Cenaze namazı, 19 Kasım sabahı İslam Tetkikleri Enstitüsü Müdürü Ord. Prof. Mehmed Şerafeddin Yaltkaya tarafından Türkçe olarak kılınmıştır. Dini tören sırasında fotoğraf çekilmesine izin verilmemiştir. Cenaze namazına kendisine yakın kişiler, bazı generaller, din görevlileri, saray görevlileri ve on beş yıl Atatürk’ün yanında görev yapan Hafız Binbaşı Yaşar Okur katılmıştır.

Konu ile ilgili ‘’Çankaya’nın Duvaksız Gelini Fikriye ve Atatürk Aşkı ‘’ isimli makale için TIKLAYINIZ!

WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!

Paylaş

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Mükemmel Konaklamayı Bulun: Alanya’da Unutulmaz Bir Tatilin Anahtarı

Türkiye'nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan Alanya, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan eşsiz bir Akdeniz kentidir

Aydın Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Aydın kamp alanları rehberinde deniz kenarı, orman ve göl manzaralı ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yerini tüm detaylarıyla keşfedin.

Denizli Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 17 Yer (2026 Güncel Rehber)

Denizli kamp alanları rehberi: Pamukkale, Bağbaşı Yaylası, Honaz Dağı, Kolak Gölü ve daha fazlası. Ücretsiz ve ücretli en iyi 20 çadır ve karavan kamp alanını keşfedin.

Nevşehir Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 10 Yer (2026 Güncel Rehber)

Nevşehir'in en güzel 10 kamp alanını keşfedin. Ücretsiz ve ücretli çadır ile karavan kamp yerleri, konum bilgileri ve kamp olanakları bu rehberde.

Bursa Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 20 Kamp Alanı (2026 Güncel Rehber)

Bursa, tarihi zenginlikleri, yemyeşil ormanları, yaylaları, gölleri ve dağlarıyla kamp severler için birbirinden güzel rotalar sunuyor.
spot_img

Related articles

Mükemmel Konaklamayı Bulun: Alanya’da Unutulmaz Bir Tatilin Anahtarı

Türkiye'nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan Alanya, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan eşsiz bir Akdeniz kentidir

Aydın Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Aydın kamp alanları rehberinde deniz kenarı, orman ve göl manzaralı ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yerini tüm detaylarıyla keşfedin.

Denizli Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 17 Yer (2026 Güncel Rehber)

Denizli kamp alanları rehberi: Pamukkale, Bağbaşı Yaylası, Honaz Dağı, Kolak Gölü ve daha fazlası. Ücretsiz ve ücretli en iyi 20 çadır ve karavan kamp alanını keşfedin.

Nevşehir Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 10 Yer (2026 Güncel Rehber)

Nevşehir'in en güzel 10 kamp alanını keşfedin. Ücretsiz ve ücretli çadır ile karavan kamp yerleri, konum bilgileri ve kamp olanakları bu rehberde.