Kahramanmaraş’ta meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden sonra, 11 il büyük yıkımlara uğradı. Ancak Mimar Sinan eseri olan Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, tüm depremlerden hasar görmeden çıktı. Son olarak Hatay’da meydana gelen 6,4 büyüklüğündeki depremde de hasar almadı. Bu nedenle, külliye şu anda depremzedelere ev sahipliği yapacak derecede güvenli görülmektedir. Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, Mimar Sinan’ın ölümsüz eserlerinden biridir ve Türkiye’nin kültürel mirası için önemli bir yer tutmaktadır.
Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi’nin dayanıklılığı, tarihi ve mimari özellikleri ile ilgili olarak, külliyeyi kullanıma açan Payas Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Yıldız, “Burası tarihi eser ve dayanıklı olduğu için depremin ardından insanları barınması için buraya aldık. İkinci gün yaklaşık bin 300 kişiye sıcak yemek verdik” dedi. Yüzyıllar boyunca yardıma muhtaç insanlara ve yolculara ev sahipliği yapan Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, bugün depremzedelere ev sahipliği yapmaktadır. Mimar Sinan’ın ustalığı ve dönemin yapı teknikleri, Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi’nin depremlere dayanıklı olmasını sağlamıştır.

Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi’nin özellikleri
1574 yılında Sokollu Mehmet Paşa tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan bir menzil külliyesi olan Payas Külliyesi, İstanbul – Halep – Şam – Hicaz yolu üzerinde yer almaktadır. Hac ve İpek Yolu kervanlarının kesiştiği bir noktadadır. Türk – İslam mimarisi açısından önemli bir eser olan külliyenin yapım amacı, bu güzergâhı kullanan Hacı Kervanları ile ticaret kervanlarının, limanın ve askeri birliklerin emniyetini sağlamak ve konaklamalarını karşılamaktır. Aynı zamanda, Payas İpek Yolu ile Halep’e gelen malların denize ulaştığı bir liman olarak, Kıbrıs ve Akdeniz ülkelerine sevk edildiği yerdir.

Külliyenin inşa tarihi, Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği Edirne Selimiye Camii ile aynı döneme denk gelmektedir ve bu nadide eser, onun mimarlık birikiminin bir özetidir. Anadolu’nun en büyük külliyelerinden biri olan Payas Külliyesi, 13.000 m2’lik bir alana oturmaktadır. Ana omurgayı kuzey-güney doğrultusunda 48 dükkânlık ‘Arasta’ oluştururken, arastanın doğusundan ‘Han’, ‘Tabhane’, ‘İmaret’ açılmakta ve batısından ise medresesi içinde bulunan ‘Cami’, ‘Sübyan Mektebi’ ve ‘Kale’ye açılmaktadır. Arasta içerisinden ulaşılan batı kanadında bulunan ‘Çifte Hamam’ ise külliyenin yapı grubunu tamamlayıcı bir bölümdür. Arastanın tam ortasında bulunan ‘Dua Kubbesi’, tüm yapıları kuzey-güney ve doğu-batı ekseninde birleştiren yapı ögesidir.
Külliyenin günümüze sağlam olarak gelen tek kitabesi, arastanın içinde bulunan hana giriş sağlayan taç kapının üst bölümündedir. Kitabenin çevirisi şöyledir: “Âlemin kendisi ile övündüğü ve güzel ahlak sahibi Süleyman’ın oğlu Sultan Selim’in veziri; Bu fani dünyanın geçici olduğunu anladı ve bayrağının daimi olamadığını ve bu dünyanın mihnetlerde bir cehennem olduğunu görerek; Allah rızası için bu hanı yapıp vakfetti ve böylece daha dünyada iken ahiretini mamur eyledi. Allah bu emsalsiz hayrı kabul ede, doğrusu bu ki böyle hayrı herkese nasip etmez. Bu eserin sahibi tarih düşürüp dedi: ben Allah rızası için bu hanı yolcularına vakfettim’’

Payas Kalesi
Payas Kalesi, Hatay ilinin Payas Beldesi’nde yer almaktadır ve Cenevizliler tarafından inşa edilmiştir. Yapım amacı, Kudüs’e giden hacıların güvenliğini sağlamak ve ticaret kervanlarını korumaktır. Ayrıca, ileri sefer karargâhı olarak da kullanılmıştır. Osmanlılar döneminde kale, birçok yıpranma yaşamıştır. Bu nedenle, Osmanlılar tarafından plana sadık kalınarak yeniden inşa edilmiştir. Osmanlılar için önemli bir üs durumunda olan kale, ortasında avlusu ve avlu çevresinde depolar ve koğuşlar, üst katlarında ise merdivenle çıkılan kale burçları ve kuleler bulunmaktadır.
Kale, mimar Sinan tarafından inşa edilen Sokollu Mehmet Paşa külliyesi ile yan yanadır. Böylece, kale ve külliye bir bütün olarak düşünülmüştür. Şair Namık Kemal de sürgüne gönderildiğinde bir süreliğine Payas Kalesi’nde tutulmuştur. Cumhuriyet döneminde ise kale, karakol ve hapishane olarak kullanılmıştır.

