Pasifik Okyanusu’nun merkezinde bulunan Büyük Pasifik Çöp Alanı veya Pasifik Çöp Girdabı, atıklarla dolu bir bölgedir. Büyük ölçüde Hawaii ve California arasında biriken bu atık kütlesi ” Yedinci Kıta” olarak adlandırılmaktadır. Bölge, yüksek konsantrasyonlu pelajik plastik maddeler, kimyasal çamur ve Kuzey Pasifik Girdabı’nın akıntıları tarafından taşınan diğer kalıntıları biriktirmiş durumdadır.
Ancak, bu kadar büyük bir alana rağmen, çöp alanı uydu fotoğraflarında görünür değildir. Çünkü her bir metreküpte sadece 4 plastik parçacık bulunur. Ayrıca, plastikler daha küçük parçalara ayrıldığından ve bu parçalar yüzeyde bulunduğundan, bölgedeki gemi veya dalgıçlar tarafından kolayca fark edilemez. Bu alandaki plastik konsantrasyonu değiştiği için alanın boyutu hakkında kesin bir tahmin yapılamamaktadır.
The Ocean Cleanup Project tarafından başlatılan bir girişimle, okyanuslar çöplerden arındırılmaya çalışılmaktadır. Bu girişime göre Büyük Pasifik Çöp Alanı’nın büyüklüğü tam 1,6 milyon kilometrekaredir. Başka bir deyişle, Pasifik Çöp Adası; Türkiye’nin yaklaşık iki katı, Fransa’nın yaklaşık üç katı, Almanya’nın ise yaklaşık dört buçuk katı büyüklüğünde bir alana sahiptir. 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Pasifik Çöp Alanı’nda tam 1,8 trilyon parça plastik atık tespit edilmiştir. Trilyonlarca plastik parçasının bir araya gelmesiyle oluşan Büyük Pasifik Çöp Alanı, hareket eden 88.000 tonluk bir çöplük olarak nitelendirilebilir.

Çöp alanı; Charles Moore tarafından 1997 yılında, mürettebatıyla birlikte Hawaii’deki bir yarışın dönüş yolunda Kaliforniya’ya doğru seyahat ederken fark edilmiştir. Moore, “Önümde göz alabildiğine uzanıyordu. Bölgeden geçtiğimiz hafta boyunca başka bir şey göremedim. İnanılmazdı, buraların hep el değmemiş okyanus olması gerekiyordu” şeklinde anlattı. Moore ve ekibi, keşfettikleri bu yeni kıta görünümlü alana “Büyük Pasifik Çöp Alanı” (The Great Pacific Garbage Patch) adını verdiler. Bu isim o günden bu yana İngilizce olarak kullanılmaktadır. Türkçe çevirisi ise hala tartışmalıdır. Bazıları “Çöp Alanı”, bazıları “Çöp Yaması”, bazıları ise “Çöp Girdabı” gibi farklı isimler kullanmaktadır.

Büyük Pasifik Çöp Alanının Zararları
Büyük Pasifik Çöp Alanının; 700’den fazla canlı türünü tehdit ettiği bilinmektedir. Sadece sucul canlıları değil, aynı zamanda onlarla ilişkili tüm hayvanları tehdit etmektedir. Plankton kadar küçük olanlarından, balina kadar büyük olanlarına kadar hepsini etkilemektedir. Işıltılı plastik parçalarını gören kuşlar, bu plastikleri yenebilecek bir şey zannetmektedir. Deniz kuşlarının veya kaplumbağaların %44’ünde plastik parçalar bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu sebeple, her yıl 1 milyondan fazla deniz kuşu sadece bu yüzden hayatını kaybetmektedir.
Büyük Pasifik Çöp Alanı sadece dünyadaki tek çöp alanı değildir. Denizlerimizdeki diğer bölgelerde de benzer atık kütlesi birikimleri gözlemleniyor. Örneğin, Atlantik Okyanusu’nda da plastik atık kütlesi birikimi görülmektedir ve Mikroplastikler, tüketilen balıkların içine kadar girmiş durumdadır. Ayrıca, Akdeniz ve Hint Okyanusu’nda da benzer sorunlar yaşanmaktadır. Tüm bu alanlar, insan faaliyetlerinin sonucu olarak oluşan ve doğal yaşamı ciddi şekilde tehdit eden çöp kütlesine sahiptir.

Büyük Pasifik Çöp Alanının Oluşumu
Pasifik Okyanusu’ndaki devasa çöp yığını, sayısız materyalin birleşmesiyle oluşan bir problem haline gelmiştir. Bu atıklar arasında, mikroplastikler ve hayalet balık ağları öne çıkmaktadır. Bunun yanı sıra, karasal yaşamda sıkça kullanılan ve günlük hayatta tükettiğimiz birçok plastik ürün de Pasifik Çöp Yığını’nı oluşturan atıklar arasındadır.
Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) araştırmasına göre, Pasifik Çöp Alanı’nda biriken atıklar dört farklı yoldan bölgeye ulaşmaktadır:
Nehirlerden Gelen Plastik Atıklar: Okyanuslardaki atıkların %90’ı, dünyadaki 10 farklı nehirden okyanusa karışmaktadır. Pasifik Çöp Yığını’nın önemli bir kısmı da nehirlerden gelen plastik atıklarla oluşmuştur.
Tekneler ve Kıyılardaki Balıkçılık Faaliyetleri: Pasifik’teki çöp adasının %20’si, teknelerden kaynaklanan atıklar ve kıyılarda gerçekleştirilen balıkçılık faaliyetleri sonucu ortaya çıkan atıklardan oluşmaktadır.
Plastik Üreten Fabrikalar: Plastik üreten veya üretim sırasında plastik atık ortaya çıkaran fabrikalar da okyanuslardaki plastik kirliliğinin önemli bir nedenidir.
Kanalizasyon Kanalları: Özellikle okyanuslarda mikroplastik oluşumuna katkıda bulunan bir diğer önemli faktör ise kanalizasyonlardır. Bazı banyo ürünleri içinde yer alan mikroplastikler, kanalizasyon boruları aracılığıyla okyanuslara ulaşmakta ve bu bölgede tehlikeli bir plastik kirliliği oluşturmaktadır.

Ocean Cleanup Projesi
Dünya üzerindeki plastik kirliliği, denizlerde oluşturduğu büyük çöp adalarıyla her geçen gün artıyor. Ancak Ocean Cleanup projesi, teknolojik bir çözüm ile Büyük Pasifik Çöp Alanı’nı temizlemek için harekete geçti. 600 metre uzunluğunda ve 3 metre derinliğinde yüzen bir araçla megaplastikler ve daha küçük partikülleri topluyorlar. Aracın su üstünde yüzen parçası megaplastikleri yakalarken, deniz altında kalan ince etek parçası daha küçük partikülleri temizliyor. Bu sistemin sayesinde deniz canlıları araca takılmadan ilerleyebiliyor.
Rüzgâr, dalgalar ve akıntılardan faydalanarak atık yığınının her yerine ulaşabilen bu sistem, güneş enerjisiyle çalışan sensörleri, kameraları ve uydu antenleri ile sürekli olarak denetleniyor. Periyodik olarak çöp gemileri gönderilerek atıklar toplanıyor ve denizler temizleniyor. Ama bu çöp toplama aracı tek başına yeterli değil. Sadece Büyük Pasifik Çöp Alanı’nı temizlemek için 60 benzer araç gerekiyor. Bu filo ile 5 yılda çöplerin yarısını temizlemek mümkün olabilir. Ancak, yeni atıklar üretmeye devam ediyoruz ve bu sorunun çözümü için sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları edinmemiz gerekiyor.

