Doğanın mucizeleri arasında yer alan Sahra Çalısı, kuru ve çorak çöl ortamlarında adeta yeniden dirilişi simgeler. Yüzyıl boyunca bir damla su bekleyerek adına layık olan ‘Yeniden Diriliş Bitkisi’, çölün sıcağında ve kuru topraklarında yaşamın mucizesini sunar. Çölün en çorak ve en kuru bölgelerinde gizemli bir şekilde hayatta kalır.
Diğer bitkiler su depolarken bu bitki, neredeyse tamamen susuzlukta yaşamını sürdürebilir. Kuraklıkta su potansiyeli normalin %3’üne kadar düşer ve bu noktada dışarıdan bakıldığında kuru bir çalı gibi görünür. Ancak, çöl yağmurları geldiğinde, bu bitkiler adeta programlandıkları gibi aniden canlanır ve normal yaşamlarına geri dönerler.
Sahra’nın sıcak kumlarında, yüz yıl boyunca top şeklini alarak rüzgârlara meydan okur, tohumlarını koruma altına alır. Ancak, yağmur yağdığında bu toplar açılarak suyun içine dallarını yayar ve tohumlarını toprağa bırakır. Bir iki hafta içinde gelişimlerini tamamlayan bu bitkiler, güneş ışığıyla kurur ve ölürler. Ancak, soyunun devamını sağlamış ve doğanın döngüsüne katkıda bulunmuş olurlar.

Sahra Çalısı veya Diriliş Bitkisinin Özellikleri
Sahra çalısı veya diriliş bitkisi olarak da bilinen Selaginella lepidophylla, Selaginella cinsine ait bir damarlı bitki türüdür. Bu özel bitki, uzun yıllar boyunca kurak çöl ortamlarında hayatta kalabilir ve ekstrem koşullarda sadece %3’ü kaldığı zamanlarda bile yaşamını sürdürebilir. Zorlu yaşam şartlarına uyum sağlamak için, bitki yavaş yavaş kurumaya başlar. Yaprakları kahverengiye döner ve kıvrılır, bu da ona top benzeri bir görünüm kazandırır ve tüm metabolik faaliyetleri en aza indirir.
Kuraklık şiddetlendiğinde, kökleri topraktan ayrılarak serbest hale gelir ve rüzgârın etkisiyle kurak zeminde sürüklenerek “taklacı bitki” olarak bilinen duruma geçer. Ne kadar kuru veya zarar görmüş olursa olsun, özel yapısı sayesinde yaprakları su emme ve kendini canlandırma yeteneğini yıllar sonra bile korur, bitkinin ölümünden sonra bile hayatta kalma şansını artırır.

Sahra çalısı, sporlarla ürer ve yapı olarak tohum veya çiçek içermez. Kurak ortamlarda serbestçe sürüklenen bitki, nemli bir ortama maruz kaldığında kıvrılan dallarını açarak sporlarını yaymasına izin verir. Bu şekilde, dökülen sporlar nemli ortamda hayat bulabilir.
Selaginella lepidophylla, diğer bilinen adlarıyla Taş çiçeği, Eriha gülü, Diriliş bitkisi, Dinozor bitkisi, Doradilla olarak da anılır. Ancak, bu bitki Anastatica ile karıştırılmamalıdır. Her iki tür de diriliş bitkileri olarak bilinir ve taklacı bitkileri oluştururlar. İncil’deki Jericho (Eriha) şehrine atıfta bulunarak “Eriha’nın gülü” adını paylaşırlar.

Sahra Çalısının Yeniden Canlanması
Bu bitki, su yokluğunda bir uyku durumuna geçer. Bu süreçte, dokuların ve hücrelerin hasar görmesini önlemek için kristalize bir şeker olan trehaloz sentezlenir. Çözünmüş tuzlar, su buharlaşırken bitki dokularında birikir. Trehaloz, buharlaşan suyun yerini alarak tuzların dokulara zarar vermesini engeller ve aşırı tuzluluktan kaynaklanan ölüm riskini azaltır. Selaginella lepidophylla ayrıca betain gibi trehalozla aynı işlevi gören maddeleri de kullanır.
Bitki dokularına su verildiğinde, şeker kristalleri çözülür ve bitkinin metabolizması felç durumundan çıkar. Bu süreçte, ölü gibi görünen yapraklar yeşile döner ve açılır.

Sahra çalısı, bitkisel bir ilaç olarak da kullanılmıştır. Bir çorba kaşığı kurutulmuş malzemenin sıcak suda demlenmesiyle infüzyon yapılır. Elde edilen çay, soğuk algınlığı ve boğaz ağrısını tedavi etmek için antimikrobiyal olarak kullanılır. Meksika’da Sahra Çalısı diüretik olarak satılmaktadır. Ayrıca, kadınlar doğumu kolaylaştırmak için bitkinin ıslatıldığı suyu içerler. Bitkinin suda açılma hızı, doğumun kolay veya zor olacağının bir göstergesi olarak yorumlanır.
WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!
