Çok eski bir tarihe sahip olan Loy Krathong Festivali, Tayland’da her yıl coşku ile kutlanmaktadır. Geçmişi geride bırakıp, ilerlemeyi sembolize eden bu festival, Tayland’da kutlanan festivallerin en etkileyicisidir. Budizm inancına ait olan festivalde; ışıklı fenerler havaya salınırken, el yapımı ışıklı yüzen sepetler suya bırakılır. Muson yağmurlarından hemen sonra gerçekleştirilen festivalde, yağmur için şükür edilir. Festivalin maneviyatı ve romantik ortamı sebebiyle, bölgeye festival zamanı dünyanın dört bir tarafından ziyaretçi akın eder.
Ekim veya Kasım ayında kutlanan festival, Tai takvimine göre 12. ayın tamamlandığı ve dolunayın geceyi aydınlattığı gece kutlanır. ‘’Loy’’ kelime anlamı olarak yüzmek, yüzdürmek anlamına gelirken, ‘’Krathong’’ ise festival için özel olarak dekore edilen sepetlere verilen isimdir. Işıltılı festival gecesinde; geçmiş sene içinde hissedilen hüzün, mutsuzluk, korku, kızgınlık gibi olumsuz duyguların, su üstüne bırakılan sepetlerle beraber akıp gittiğine İnanılır.

Loy Krathong Festivali Kapsamında Yapılanlar
Tayland kültüründe; sevdikleri ile bir araya gelmek, beraber yemek yemek, müzik dinlemek ve dans etmek önemli bir yere sahiptir. Ülkede sene boyunca, Budist inanışının gereği olan ve Tayland kralının özel günleri olan çok sayıda kutlama yapılır. Loy Krathong Festivali, tüm ülkeyi bir araya getiren en büyük kutlamadır. Budizm’de önemli bir yere sahip olan ve arınmayı temsil eden su, bu festivalin en önemli unsurudur. Taylandlılar krathonglarını suya bırakırken, Hindu inanışındaki su tanrıçası Ganga ile Budist inanışındaki su tanrıçası Phra Mae’ye yağmur verdiği için minnetlerini sunar ve dua eder.
Festival öncesi tüm ülkedeki ağaçlar, parklar ve evler süslenir. Sokaklar ışıklandırılır, şehir ve kasabalar rengârenk ışıklarla bezenir. Köy ve kasabalara; bir hafta boyunca süren lunaparklar, çeşit çeşit sokak yemeklerinin, her türlü araç gereçlerin bulunduğu panayırlar kurulur. Festival günü tüm halk; deniz, nehir, göl ve dere kenarlarında ışıklar içinde bir araya gelir. O gün Bangkok’ta bulunan Chao Praya Nehri üzerindeki 200’e yakın iskele, krathongların nehre bırakılması için halka açılır. Nehir çevresinde yeni yıl heyecanının yaşandığı havai fişek gösterileri düzenlenir.

Muz ağacından yapılan nilüfer şeklindeki Krathong, 3 adet tütsü çubuğu ve bir mumdan oluşur. Yaprakların üzerine konan tütsü ve mum çiçeklerle süslenir. İnsanlar mum ve tütsüleri yaktıktan sonra nehirde yüzmesi için suya bırakır. Krathongların suya bırakılması, sevgililer için de önemli bir yere sahiptir. Çiftler krathongları beraber suya bırakır ve bu sepetler beraber yüzerse çiftlerin ömrünün beraber geçeceğine inanılır. Ayrı yüzerse başlarına kötü bir şey geleceğine inanılır. Festival boyunca satışı yapılan krathonglar’ın herkesin kendisinin yapması geleneklere göre daha uygundur.
Kutlamalar Kuzey Tayland’ın en büyük şehri olan Chiang Mai’de 3 gün sürer ve tüm ülkeden farklı olarak daha mistik bir şekilde yapılır. Rahipler tapınaklarda dua ederken krathonglar suya bırakılır ve aynı anda ışıltılı fenerler havaya salınır. Havaya bırakılan fenerlerinde olumsuz duyguları alıp götüreceğine inanılır. Eğer fener gökyüzünde kaybolursa bu duygulardan arınıldığına inanılır. Loy Krathong Festivali; Myanmar’da ‘’Tazaungdaing Festivali’’, Sri Lanka’da ‘’Full Moon Poya Day’’, Çin’de ise ‘’Lantern Festivali’’ olarak kutlanmaktadır.

Loy Krathong Festivali’nin Kökeni
Kökeni 800 yıl öncesine dayanan Loy Krathong Festivali’nin çıkış noktası, Tayland’ın Sukhothai şehridir. Sukhothai Krallığı, 1238 ve 1438 tarihleri arasında hüküm sürmüştür. Budist olan Kral Ram Kampaeng, krallığının Su Tanrıçası Phra Mae Khong ve Buda’nın onurlandırılması gerektiğine inanıyordu. Kral ve ailesi Muson yağmurlarının nehirleri doldurduğu bir tarihte, nehir üzerinde çok gösterişli bir yolculuk yapar. Kralın eşi Nophamas, muz yapraklarından oluşan nilüfer şeklindeki tekneyi, su tanrıçası ve Buda’yı onurlandırmak için nehirde yüzdürür. Bu durumdan oldukça etkilenen kral, bu etkinliğin her 12. ayın bittiği dolunay gecesinde yapılmasına karar verir.
Hindu geleneklerine bağlı bir başka efsanede ise; festivalin kökeni Naga’yı onurlandırmak için başlatılmıştır. Naga sularda yaşayan ve kutsal olduğuna inanılan yılan ve benzeri bir varlıktır. Buda’nın koruyucusu olduğuna inanılan bu varlık, sinirlendiği zaman uğursuzluk ve hastalık yaymaktadır. Bu sebeple Naga’yı onurlandırmak için böyle bir gelenek başlatılmıştır. Günümüze kadar gelen bu dini geleneğe, zamanla güzellik yarışmaları, panayırlar ve konserler eklenmiş böylece festival haline gelmiştir.


