Tuna Kıyısındaki Ayakkabılar veya Tuna Ayakkabıları; Macaristan’ın Budapeşte şehrinde, Tuna Nehri kıyısı boyunca uzanan 60 çift demir ayakkabıdan oluşur. Budapeşte parlamento binasının önünde yer alan bu ayakkabılar, II. Dünya Savaşı’nda yaşanan Yahudi katliamlarının anısına yapılmıştır. Film yönetmeni Can Togay tarafından tasarlanan ayakkabılar, heykeltıraş Gyula Pauer tarafından hayata geçirilmiştir. 2005 yılında hazırlanan bu anıt, son derece üzücü tarihi bir olayı hatırlatmaktadır. Nehir kenarına sabitlenen ayakkabılar, ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi görmekte ve ölenlerin anısına mumlar yakılmaktadır.
Tuna Nehri kıyısı boyunca metrelerce uzanan açık müze konumundaki ayakkabılar, 1940’lı yılların ayakkabılarına ait özellikler taşır. Rastgele çıkarılmış ayakkabılar gibi görünen bu anıt, katledilen insanların kişilik özelliklerine de dokunuşlar yapar. Hemen o anda oraya bırakılmış hissi veren ayakkabılar, kadın, erkek, çocuk, yaşlı ayakkabıları şeklindedir. Ayakkabıların farklı biçimleri; cinsiyet, kimlik, meslek gibi ayrımlara gönderimde bulunur. Ayakkabılar, savaşın çirkin yüzünü göstermek ve vahşete kurban giden insanları anmak açısından da önemli bir anıt olma özelliği taşır. Anıt boyunca 3 noktada konumlandırılmış dökme demir tabelalarda, Macarca, İngilizce ve İbranice dillerinde; ”Ok ve Haç milisleri tarafından vurularak nehre atılan kurbanların anısına” yazısı bulunur.

Tuna Ayakkabılarının Acı Dolu Hikâyesi
İkinci Dünya Savaşı sırasında 1944 yılında; Macar hükümeti Adolf Hitler’e yenilir. Macar hükümet lideri Miklos Horthy’nin yerine Ferenc Szalasi getirilir. Ferenc Szalasi Nazileri destekler ve onlarla işbirliği halinde olur. Macaristan’da ulusal sosyalist Arrow Cross Partisi (Oklu Haç Partisi) tarafından izlenen Nazi politikası sonucu, kan dondurucu olaylar yaşanmaya başlar. 1944 ve 1945 yılları arasında yaşanan olaylarda; 80 bin Yahudi Macaristan’dan Avusturya sınırına sürgün edilir. Binlerce Yahudi evlerinden zorla alınarak Nazi toplama kamplarına gönderilir ve birçoğu da sokaklarda öldürülür.
Sürgün edilen Yahudilerin trenle kamplara götürülmesi zorlaştığı için, bulundukları yerde öldürülmesine karar verilir. Yaklaşık 20 bin Yahudi, soğuk kış gecelerinde Ok Haç Partisi’nin milisleri tarafından Tuna Nehri kıyısında kurşuna dizilir. Ayakkabıları çıkartılan insanlar üçer üçer ayak bileklerinden bağlandıktan sonra Tuna Nehri’ne atlamaya zorlanır. Nehre atlayan birbirine bağlı kişilerden biri vurulur, diğerlerinin de boğularak ölmeleri sağlanır. Katliamından sonra geriye kalan ayakkabılar ise, Tuna Nehri boyunca metrelerce uzanır. Yaşanan bu acı olaylardan dolayı Tuna Nehri’ne uzun bir süre ‘’Yahudi Mezarlığı’’ denilmiştir.

Ölen kişilerin ayakkabılarının çıkarılma sebebi ise, o dönemde ayakkabıların oldukça değerli olmasıdır. Karaborsada satmak amacıyla çıkartılan ayakkabılar, insan hayatından daha değerli olarak görülmüştür. O dönem infaz edilen Yahudilerden geriye kalan bu ayakkabılar, karaborsada hayat bulmuştur. Bu yaşanan acı olayların üstü kapatılarak hatırlanmadan geçen uzun yıllardan sonra anısına Demir Ayakkabılar Anıtı yapılmıştır. Geçmişin çirkin anılarını yâd etmek ve bu vahşete kurban giden insanları anmak için önemli bir anıt olma özelliği taşır.

