Cehennemağzı Mağaraları, Türkiye’nin Zonguldak ili, Ereğli ilçesinde yer almaktadır. Bölge, antik dönemin Acheron Vadisi olarak bilinmektedir. Antik döneme ait arkeolojik kaynaklarda ismi geçen Cehennemağzı Mağaraları, Yunan mitolojik efsanelerine konu olmuştur. Efsanevi 3 başlı köpek Kerberos’un bu mağarada yaşadığı anlatılmaktadır. Mağaralar, Hristiyanlığın yasak olduğu dönemlerde gizli yapılan ibadet ve tapınmalar için kullanıldığı düşünülen ilk ibadet merkezlerindendir.
Zonguldak’ın sahil ilçesi olan Ereğli, Yunan mitolojisinin en çarpıcı olaylarının yaşandığı kentler arasında gösterilmektedir. Bölge mitolojik hikâyeleri, Roma dönemine ait gizli ibadet mekânlarıyla yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktaları arasındadır. Cehennemağzı Mağaraları, her yıl binlerce turist tarafından ziyaret edilmektedir. Mağaralar, din turizmi ve kültürleri açısından dünyaya hitap eden yerler arasındadır.

Cehennemağzı Mağaralarının Özellikleri
Ereğli Müzesi’ne bağlı ören yeri olarak faaliyet gösteren Cehennemağzı Mağaraları, yan yana sıralanmış 3 mağaradan oluşmaktadır. Mağaralar ”kutsal su” anlamına gelen ”ayazma” olarak kullanılan alanlardır.
İki bölüm halinde düzenlenen birinci mağaranın zemini, orijinal bitki ve geometrik motifli mozaik ile döşelidir. İkinci bölümün doğu duvarında ise küçük bir apsis açılmış ve önünde kademeli basamaklar yer almıştır. Hristiyanlığın ilk yayıldığı yıllarda gizli ibadet yeri olarak kullanılan bu mağara, çok eski bir Hıristiyan kilisesidir. Mağaraya orijinal hali korunarak dışarıya doğru açılan 2 sütunla anıtsal bir şekil verilmiştir.

İkinci mağara, halk arasında Koca Yusuf Mağarası olarak adlandırılmaktadır. Mağara, yol kenarında 12 metre yükseklikteki bir yamaç üzerinde bulunmaktadır. Yamaçta dar bir girişten geçilerek 3 basamaklı dikey merdivenlerden inilen mağara, dağın içine doğru 1,5 kilometre devam etmektedir. 1960’lı yıllarda tavanından düşen kayaların yolu kapatması sebebiyle mağara içerisinde 350 metre kadar derinliğe gidilebilmektedir. Yaklaşık 400 metrekarelik bir alanı kaplayan insan yapımı mağara, iki fil ayağı ile desteklenmektedir.

Üçüncü mağara ise, yüzölçümü en geniş olan mağaradır. Mağaranın tabanı tamamen su ile kaplıdır. İnsan yapımı olan bu mağara birinci ve ikinci mağaralara su sarnıcı görevi görmüştür.

Cehennemağzı Mağaralarının Mitolojik Hikâyesi
Yunan mitolojisinde geçen Herakles (Herkül), insanın doğaya karşı yenilmez dayanma ve saldırma gücünü simgelemektedir. Herakles’e, Kral Eurystheus tarafından 12 görev verilmiştir. Bu görevlerden sonuncusu ve en zor olanı ise cehennem köpeği Kerberos’un, yeraltı tanrısı Hades’in yönettiği ölüler ülkesinden kaçırılması görevidir. O güne kadar hiçbir ölümlü bu ülkeden bir daha geriye dönememiştir.
Herakles, altın postu aramak üzere yola çıkan Argo Gemicileri ile birlikte Ereğli’ye gitmiştir. Olimpos tanrıları Hermes ile Athena’nın da yardımını alarak 3 başlı cehennem köpeği Kerberos’u yeryüzüne çıkarmayı başarmıştır. Fakat kral Eurystheus, Kerberos’u gördüğünde çok korkmuş bunun üzerine Herakles onu tekrar ölüler ülkesine bırakmıştır. Herakles’in Kerberos’u kaçırmak üzere ölüler ülkesine indiği yerin Cehennemağzı Mağaraları olduğu anlatılmaktadır. İlk çağın en önemli kehanet merkezlerinden birinin bu mağaralar olduğu bilinmektedir.

Mağaralar ile ilgili anlatılan başka bir hikâyeye göre; şehir tekfurunun kızı, hizmetkârı olan bir gence âşık olmuştur. Birlikte evden kaçan gençler Cehennemağzı Mağarası’ndaki kız – oğlan odasına saklanmıştır. Cehennem zebanisi de onları dışarıdan gelecek olan tehlikelere karşı korumaktadır. Zebaniden dolayı mağaraya giremeyen tekfur, kızına ve genç hizmetkârına taş olun diye seslenmiştir. Bunun üzerine mağaraya saklanan gençler orada taş kesilmişlerdir.
Cehennemağzı Mağaralarının içerisinde bulunan sütunlar, mozaik döşeme ve kandil yuvaları, mağaranın ibadet amaçlı uzun süre kullanıldığını göstermektedir. Paganizmin egemen olduğu ve Hristiyanlığın yasak olduğu dönemde, ilk Hristiyanlar tarafından gizli ibadet merkezi olarak kullanılmıştır. Mağara içerisinde bulunan kalıntılarda, ilk Hristiyanlık dönemine ait izler taşıyan motifler yer almaktadır. Mağara ile ilgili anlatılan efsanevi 3 başlı köpek Kerberos’un yakalanması öyküsünden binlerce yıl sonra, bölgenin maden kömürü bakımından zengin yataklara sahip olduğunun keşfedilmesi, Cehennem çağrışımı açısından ilginç bir benzerlik göstermektedir.

