Batı Amerika Birleşik Devletleri, son yıllarda giderek artan bir tehditle karşı karşıya: Vadi ateşi salgını. Bu tehlikeli hastalık, et yiyen mantar olan coccidioides’in neden olduğu bir enfeksiyon olarak bilinir. Ancak, son zamanlarda salgının yayılmasında iklim değişikliğinin oynadığı rol giderek daha belirgin hale gelmektedir.
Washington Post gazetesinden alınan bilgilere göre, “Görünmeyen Katil” başlıklı bir yazı, dünya için büyük bir tehdit oluşturan yeni bir salgını işaret ediyor. Yazıya göre, bu salgın 2010’da başladı ve özellikle Amerika’da can kayıplarına neden oldu.
Güneybatı Amerika’da yıllardır sınırlı bir şekilde görülen vadi ateşi salgını, şimdi daha geniş bir alana yayılmaya başlıyor ve bu durum, potansiyel olarak yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Vadi ateşine neden olan mantar, sıcak ve kuru ortamlarda gelişir ve yayılır.
İklim değişikliği ile birlikte, bilim insanları mantarın menzilinin genişleyeceğini öngörüyor. Artan sıcaklıklar ve kuraklık, mantarın daha geniş bir coğrafi alana yayılmasına ve daha fazla insanı etkilemesine neden olabilir. Bu durum, önümüzdeki yıllarda sağlık sistemlerinin ve toplumların daha fazla önlem almasını gerektirebilir.

Et Yemeye Başlayan Mantar!
Salgın, başlangıçta mide rahatsızlığı gibi belirtilerle başlıyor ve birkaç saat içinde hastaları perişan ederek hastanelik olmalarına sebep oluyor. Daha sonra ise garip bir şekilde yaralar oluşuyor ve hastalık ölüme yol açıyor. Bu hastalığa “Vadi Ateşi” deniyor ve virüsün geçişinde sivrisineklerin de etkili olduğu belirtiliyor.
Ancak asıl korkutucu olan şey, bu salgının arkasındaki nedenin bir mantar olduğu. Bu mantar, normalde bitkilerden beslenen bir organizma olarak bilinirken, iklim değişikliği ve nemli ortamların etkisiyle et yemeye başladı. Mantarın sporları, solunması ya da temasıyla insanlara bulaşıyor ve vücuda yerleşerek ölümcül bir hastalığa sebep oluyor. Salgının etkileri özellikle son yıllarda artmış durumda ve bilim insanları, yüksek sıcaklıkların salgını tetiklediğini düşünüyor.
Salgının yayılmasıyla birlikte binlerce insan etkilenmiş durumda ve tedavi yöntemleri sınırlı. Bu hastalığın en büyük özelliği ise vücutta içten yaralar oluşturması ve tedavinin zorluğu. Araştırmacılara göre, mantar sporları, toz fırtınaları ve orman yangınlarıyla taşınarak dünyaya yayılıyor ve bu durumun önüne geçmek için acil önlemler alınması gerekiyor.
Sonuç olarak, “Görünmeyen Katil” olarak adlandırılan bu salgın, ciddi bir tehdit oluşturuyor ve uluslararası işbirliği ve bilimsel çaba gerektiriyor. Gelecekte benzer salgınlara karşı hazırlıklı olmak ve önlem almak, hayati önem taşıyor.

Vakalar Son Yirmi Yılda Yaklaşık Dört Kat Arttı
Vadi ateşi Amerika’nın güneybatısını uzun zamandır etkisi altına alıyor: Tozlu askeri üslerdeki askerler, rüzgârın savurduğu hapishanelerdeki mahkûmlar, yeni banliyöleri çöllere iten inşaat işçileri, hepsi coccidioides adı verilen et yiyen mantarla karşılaştılar. Ancak tehdit giderek artıyor. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine göre vakalar son yirmi yılda yaklaşık dört kat arttı.
Araştırmacılar, Vadi ateşinin yayılmasının temel nedeninin insan kaynaklı iklim değişikliği olabileceğini belirtiyorlar ve önümüzdeki on yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nin çok daha geniş bir bölgesinin hastalığa karşı savunmasız hale gelebileceği uyarısında bulunuyorlar. Mantar kuru topraklarda gelişir, toz bulutları üzerinde yayılır ve aşırı kuraklık dönemlerinden sonra patlama yaşar. Bilim insanlarına göre bu döngüler, Batı Amerika’daki iklim değişikliği nedeniyle daha yoğun ve yaygın hale gelmektedir.

Bugün Vadi ateşi, her yıl on binlerce (federal yetkililere göre yüz binlerce) insanı etkilemekte ve McIntyre gibi nadir vakalarda son derece zayıflatıcı hatta ölümcül olabilmektedir. Hastalığın maliyeti sadece en yaygın iki eyalet olan Arizona ve Kaliforniya’da yılda yaklaşık 1,5 milyar doları bulmaktadır. Araştırmacılar tarafından “Cocci” olarak adlandırılan mantar, öncelikle Güneybatı’da ancak aynı zamanda Orta ve Güney Amerika’nın bazı bölgelerinde de bulunur.
Halk sağlığı yetkilileri, kuraklık nedeniyle tarım alanlarının daha fazla nadasa bırakılması, çöllerde bitkilerin filizlenmesi ve Batı’nın kuruması gibi faktörlerin, hastalığın daha yaygın hale gelme ihtimaline işaret ettiğini belirtiyorlar. Yaklaşık on yıl önce, mantar Doğu Washington eyaletinin kurak tepeleri arasında ortaya çıktı ve bilinen endemik alanların haritasını yeniden şekillendirdi. Kaliforniya’daki vakalar, hastalığın adını aldığı San Joaquin Vadisi’ndeki geleneksel evlerinden kuzeye doğru yayılmaya başladı gibi görünmektedir.

Los Alamos Ulusal Laboratuvarı’nda çalışan bilim insanı Morgan Gorris, iklimin ısınmasıyla birlikte mantarın yüzyılın sonuna kadar ülkenin batı yarısının büyük bir kısmına yayılabileceğini öngördü. Gorris, “Bir zamanlar esasen Güneybatı Amerika Birleşik Devletleri ile sınırlı olan bir hastalık, şimdi Batı Amerika Birleşik Devletleri’nin bir hastalığı haline geldi” dedi.
Kuzey Arizona Üniversitesi’nden mikrobiyoloji profesörü Paul Keim, Vadi ateşi araştırmacılarının katıldığı bir konferansta, “Nerede olduğunu ve nereye gittiğini bulmalıyız” dedi. Bu gizemler, küçük ancak tutkulu bir bilim insanı grubunu Batı’da kapsamlı bir mantar avına itiyor. Drone’lar ve hava filtreleri, toprak numuneleri ve köpeklerin kanına ilişkin verilerle (hayvanlar da Vadi ateşine yakalanabiliyor) mantarın sırrını çözmeye kararlılar.
Her yıl 1000’den fazla kişinin Vadi ateşi nedeniyle hastaneye kaldırıldığı Kaliforniya’da, bu araştırma özellikle acil bir durum arz etmektedir. Cocci’nin, eyaletin son zamanlarda yaşadığı gibi anormal derecede yağışlı kışlardan sonra geliştiği gözlemlenmiştir. Michigan Üniversitesi’nde epidemiyolog olan Jennifer Head, araştırmacıların toprak kurudukça vakalarda bir patlama beklediğini belirtti.

Kaynak:1
WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!
