Van Gölü Canavarı: Akdamar Kilisesi’nin Duvarlarındaki Tasvir ve Osmanlı’daki Canavar Haberi!

Tarih:

Paylaş

Van Gölü Canavarı, yıllardır bölge halkının ve ziyaretçilerin ilgisini çeken bir efsane olarak varlığını sürdürmektedir. Bu efsanenin kökenleri, yalnızca modern zamanlarla sınırlı kalmayıp, geçmişin derinliklerine kadar uzanıyor. Akdamar Kilisesi’nin duvarlarında bulunan kabartmalar ve Osmanlı dönemi gazetelerinde yer alan haberler, bu gizemli yaratığın hikâyesini daha da ilgi çekici hale getiriyor.

Van Gölü Canavarı, Van ve Bitlis illeri arasında yer alan Van Gölü’nde yaşadığı iddia edilen efsanevi bir yaratıktır. 1993 yılında Türkiye, Van Gölü’nde yaşadığı iddia edilen esrarengiz bir yaratığın haberleriyle sarsılmıştı. Gördüğünü iddia edenlere göre bu yaratık, sırtında sivri çıkıntıları olan ve 15 metre uzunluğunda bir canavardı. Dünyada eşi benzeri olmayan bu deniz hayvanına, bulunduğu göle atfen hemen “Van Gölü Canavarı” ismi verilmişti.

Osmanlı’da Canavar Haberi ve Bilimsel Araştırmalar

Şimdiye kadar Van Gölü Canavarı, bölge turizmini canlandırmak amacıyla uydurulmuş, aslı olmayan bir efsane olarak görülüyordu. Ancak yapılan araştırmalar, göldeki ilk canavar olayının 1889 yılında Osmanlıda yaşandığını ortaya koymaktadır. O dönemde İstanbul’da yayımlanan Saadet gazetesinin 28 Şaban 1306 (29 Nisan 1889) tarihli 1323 numaralı nüshasında, canavarın Van Gölü’nde abdest almak isteyen bir kişiyi kapıp göle sürüklediği haberi yer almıştır.

Canavarı gördüklerini belirten kişilerin anlatımlarına göre, yaratık 15 metre uzunluğunda, oldukça koyu renkte, sırtında sivri çıkıntıları olan ve Plesiosaurus ya da Ichthyosaurus benzeri bir varlıktır. Zamanla bu yaratığı gördüğünü iddia edenlerin sayısının artmasıyla birlikte, olay basına da yansımış ve bunun üzerine resmi kurumlar tarafından bölgeye bir bilimsel araştırma ekibi gönderilmiştir. Ancak, yapılan araştırmalar sonucunda gölde olağan dışı herhangi bir varlığa dair hiçbir iz bulunamamıştır.

Birkaç yıl sonra Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Ünal Kozak, gölde yaptığı araştırmalar sırasında yaratıkla karşılaştığını ve kameraya almayı başardığını iddia etmiş, çekmiş olduğu videoyu analiz için ilgili kuruluşlara göndermiştir. Konu hakkında bir kitap da yazmış olmasına rağmen, video görüntüleri kimseyi ikna edememiştir.

Bu duruma yönelik eleştiriler ise, kamera açısının hiç sol tarafa kaymadığı, bunun nedeninin o tarafta yaratığı iple çeken bir tekne olduğu yönündedir. Cambridge Üniversitesi’nde biyologlar tarafından da izlenen kayıtta, yaratığın hiçbir yöne sapmadan dümdüz ilerlemesi, bunun bir tekne tarafından çekilen bir maket olabileceği şüphelerini artırmıştır.

Van’ın Gevaş ilçesi merkezinde bu canavar anısına yaklaşık 4 metre yüksekliğinde bir heykel dikilmiştir. Ayrıca, birçok kişi bu söylentinin bölge turizmini büyük ölçüde canlandırdığını ve ziyaretçilerden büyük ilgi gördüğünü belirtmektedir. Türkiye’nin eski başbakanı Bülent Ecevit de yazdığı bir şiirinde Van Gölü Canavarı’na yer vermiştir.

Van Gölü Canavarı’nın Mitolojideki Anlatımları

Son dönemlerde yapılan bilimsel araştırmalara göre yaşı 600 bin olarak belirlenen Van Gölü, insanlığın Van ve civarına yerleşmesiyle birlikte çeşitli mitolojik hikâyelerin ve efsanelerin konusu olmuştur. Yerleşimi Paleolitik çağa kadar uzanan Van’ın esas yerleşim hikâyesi MÖ 2000’li yıllarda başlamış, bu süreçte Van’ın mitleri ve efsaneleri dilden dile, medeniyetten medeniyete aktarılmıştır.

Her medeniyet ve dönem kendi mitini oluşturmuş olsa da, Van Gölü kentin sosyolojisine, ekonomisine ve sosyal yapısına büyük katkılar sunmuş, mitolojik yönüyle de turizme önemli bir katkı sağlamıştır. Gölün turizme olan katkısında en ilginç hikâye ise Van Gölü Canavarı efsanesidir.

Genellikle 1990’lı yılların efsanesi olarak bilinse de Van Gölü Canavarı, Ermeni mitolojisindeki Vişab ve Osmanlı dönemindeki görülme olaylarından sonra Bestami gibi isimlerle anılmış ve bu medeniyetlerin mitolojisinde yer edinmiştir.

Evliya Çelebi 17. Yüzyılda “Seyahatname” adlı eserinde Van Gölü çevresinde gerçekleştirdiği bir seyahat sırasında, çevredeki halktan böyle bir canavarın varlığına dair hikâyeler dinlediğini anlatır. Hatta bu hikâyelerle kalmayıp, Evliya Çelebi’yi canavarın yaşadığını iddia ettikleri Van Gölü kıyısındaki bir mağaraya götürürler.

İnsanların anlattığına göre, bu mağarada yaşayan yavru bir canavar sık sık mağarasından çıkarak Van Gölü’ne girer, avlandıktan sonra da tekrar mağarasına geri döner. Evliya Çelebi, bu mağarayı ziyareti sırasında bahsedilen yaratığı görememiş, ancak söylediğine göre canavarın sesini duymuştur.

Akdamar Kilisesi ve Duvarlarındaki Canavar Kabartmaları

Akdamar Kilisesi, aynı zamanda Ahtamar Kilisesi, Surp Haç Kilisesi veya Kutsal Haç Katedrali olarak da bilinir. Kilise, Van Gölü üzerindeki Akdamar Adası’nda yer alır. Rivayete göre, Kudüs’ten İran’a kaçırılan Hakiki Haç’ın bir parçasını barındırmak amacıyla, Kral I. Gagik’in emriyle 915-921 yılları arasında Mimar Manuel tarafından inşa edilmiştir. Ermeni Kırımı’ndan sonra cemaatsiz kalan bu dini yapı, günümüzde müze olarak hizmet vermektedir.

Hristiyanlığa geçmiş ilk feodal aile olan Ardzruni Hanedanı’nın kralı Gagik, 10. yüzyılda bu bölgede bir saray, hisar, liman ve dış cephesi rölyeflerle süslü bir kilise inşa ettirmiştir. Günümüze kadar mimar Manuel’in tasarladığı kilise dışında bu yapılardan hiçbir iz kalmamıştır, çünkü diğer yapılar Van Gölü’nün sularının yükselmesi sonucu yok olmuştur. Yüzyıllar içinde kiliseye eklenen şapeller, çan kulesi ve revaklar gibi yapılar kilisenin orijinal halini oldukça değiştirmiştir.

Kilisenin dört ana yöne bakan duvarları, farklı yükseklik ve boylardaki rölyef kuşaklarıyla çevrilidir. Ana kuşak, en alttaki 2 metre yüksekliğindeki kuşak ve alçak rölyeflerden oluşmaktadır. Bu kuşağın üzerinde, antik semboller ve hayvan figürlerinden oluşan daha belirgin ve derin oyulmuş bir başka kuşak bulunmaktadır.

Bu kuşağın üstünde, birbirine dolanmış asma dalları yer almaktadır. Dalların arasında halkın yaşamından sahneler; tarlaların ekilip biçilmesi, hasat, şarap hazırlanması, eğlenceler, gündelik eylemler, av sahneleri ve vahşi hayvanların sürülmesi gibi sahneler görülmektedir. En üstteki alınlık kısmında ise birbirini kovalayan vahşi hayvanlar, aslan figürleri, masklar, armalar ve semboller bulunmaktadır.

Kilisenin duvarlarında yer alan iki kabartma, Van Gölü Canavarı‘nın gerçekten var olup olmadığını sorgulatıyor. Bu kabartmalarda, üç kişi tarafından gölde yüzen bir canavara yem edilen bir adamı rahatlıkla seçilebilmektedir. Kabartmanın merkezindeki çaresiz adam, gemidekiler tarafından soğukkanlılıkla canavarın ağzına doğru itiliyor. Göldeki yaratık, ürpertici yapısıyla sahnenin en dikkat çekici unsuru. Pullu gövdesi, geniş ağzı ve güçlü kuyruğuyla daha önce karşılaştığımız hiçbir varlığa benzemiyor.

Başka bir kabartmada ise yine gövdesi pullarla kaplı, kanatları ve ayakları olan yarı balık, yarı aslan benzeri bir yaratık görülüyor. Bu görselde de, tüm bunlar bizi bir kez daha Türkiye’nin en çok konuşulan canavar olayına götürüyor.

Aradan geçen yüzyıllara rağmen, Van Gölü Canavarı efsanesi günümüzde hâlâ yaşamaya devam ediyor. Akdamar Kilisesi’nin duvarlarında yer alan bu kabartmalar, Evliya Çelebi’nin anlatıları ve halkın nesiller boyu aktardığı hikâyeler, Van Gölü Canavarı’nın gizemini korumasını sağlıyor. Belki de bu efsaneler, gölün mistik atmosferini ve kültürel zenginliğini artıran önemli unsurlardan biri olarak varlığını sürdürüyor.

WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!

Paylaş

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sakarya Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Sakarya kamp alanları rehberi! Ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yeri, yaylalar, göller, sahiller, ulaşım bilgileri ve kamp imkânlarıyla 2026 güncel liste.

Mükemmel Konaklamayı Bulun: Alanya’da Unutulmaz Bir Tatilin Anahtarı

Türkiye'nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan Alanya, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan eşsiz bir Akdeniz kentidir

Aydın Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Aydın kamp alanları rehberinde deniz kenarı, orman ve göl manzaralı ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yerini tüm detaylarıyla keşfedin.

Denizli Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 17 Yer (2026 Güncel Rehber)

Denizli kamp alanları rehberi: Pamukkale, Bağbaşı Yaylası, Honaz Dağı, Kolak Gölü ve daha fazlası. Ücretsiz ve ücretli en iyi 20 çadır ve karavan kamp alanını keşfedin.

Nevşehir Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 10 Yer (2026 Güncel Rehber)

Nevşehir'in en güzel 10 kamp alanını keşfedin. Ücretsiz ve ücretli çadır ile karavan kamp yerleri, konum bilgileri ve kamp olanakları bu rehberde.
spot_img

Related articles

Sakarya Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Sakarya kamp alanları rehberi! Ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yeri, yaylalar, göller, sahiller, ulaşım bilgileri ve kamp imkânlarıyla 2026 güncel liste.

Mükemmel Konaklamayı Bulun: Alanya’da Unutulmaz Bir Tatilin Anahtarı

Türkiye'nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan Alanya, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan eşsiz bir Akdeniz kentidir

Aydın Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Aydın kamp alanları rehberinde deniz kenarı, orman ve göl manzaralı ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yerini tüm detaylarıyla keşfedin.

Denizli Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 17 Yer (2026 Güncel Rehber)

Denizli kamp alanları rehberi: Pamukkale, Bağbaşı Yaylası, Honaz Dağı, Kolak Gölü ve daha fazlası. Ücretsiz ve ücretli en iyi 20 çadır ve karavan kamp alanını keşfedin.