Kerbelâ Olayı Nedir? Aşure Günü’nün ‘Matem Günü’ Olarak Anılması! Hz. Hüseyin’in Kesik Başı Nerededir?

Tarih:

Paylaş

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (sav) torunu Hz. Hüseyin ve 72 arkadaşının şehit düştüğü Kerbelâ olayı, İslam dünyasında uzun yıllardır anılan bir trajedi olarak bilinir. Bu olay, hicri takvime göre 10 Muharrem 61 (Miladi takvime göre 10 Ekim 680) tarihinde, Emevi Devleti’nin ikinci halifesi Yezid bin Muaviye’nin yönetimi sırasında yaşandı. Hz. Hüseyin’in bu acı dolu olayı, Müslümanlar arasında derin bir yas ve matem günü olarak kabul edilen Aşure Günü’nde hatırlanır.

Kerbelâ, Bağdat’ın yaklaşık 100 km güneybatısında yer alan bir şehirdir. İslâm tarihindeki önemi, Hz. Hüseyin ve ailesinin Emevîler tarafından şehit edilmeleri ve kabirlerinin burada bulunmasından kaynaklanmaktadır. Kerbelâ, bu sebeplerle İslam dünyasında önemli bir ziyaret ve ibadet yeridir. Hz. Hüseyin’in mücadelesi ve fedakârlıkları da İslam’ın erdemleri arasında özel bir yer tutar.

İmam Hz. Hüseyin Türbesi veya diğer adıyla İmam Hüseyin Camii, Irak’ın Kerbela şehrinde bulunmaktadır. Bu türbe ve cami, Şiilik inancına göre On İki İmam‘ın üçüncüsü olan Hz. Hüseyin’in mezarını barındırmaktadır. Şiiler tarafından kutsal bir yer olarak kabul edilen bu mekan, Hz. Hüseyin bin Ali’nin ölüm yıldönümü olan Aşure Günü‘nde milyonlarca Şii tarafından ziyaret edilmektedir.

Kerbelâ Olayında Yaşananlar ve Hz. Hüseyin’in Şehit Edilmesi

Kerbela Olayı, Irak’ın Kufe kenti yakınlarındaki Kerbela Çölü‘nde gerçekleşti ve Hazreti Muhammed’in (sav) ehlibeytini seven müminler üzerinde derin bir etki bıraktı. Yezid tarafından Hazreti Hüseyin ve ehlibeytinin 1382 yıl önce şehit edilmesi, siyasi hırsların ve zulümlerin uzun süreli etkilerini gösteren acı bir örnektir.

661 yılında halifelik makamını ele geçiren Muaviye, oğlu Yezid için halifelik makamını saltanata dönüştürmeye çalışmıştır. Ancak Hazreti Hüseyin bu durumu kabul etmemiştir. Muaviye’nin 680 yılında ölümünden sonra yerine geçen Yezid, ilk olarak Hazreti Hüseyin‘in biatını almaya çalışmıştır. Hazreti Hüseyin, biat baskıları artınca durumun kötüye gideceğini anlayarak, ailesiyle birlikte Mayıs 680’de Mekke’ye doğru hareket etmiştir.

Mekke’ye giden Kufeliler, Hazreti Hüseyin’i şehirlerine davet ederek, Emeviler‘e karşı birlik oluşturma teklifinde bulunmuşlardır. Ancak, geçmişteki ihanetlerini hatırlayan Hz. Hüseyin, durumu değerlendirmek üzere akrabası Müslim bin Akil’i elçi olarak Kufe’ye gönderdi. Kufe’de 20 bine yakın kişi Müslim’in önünde Hz. Hüseyin’e biat etti, fakat daha sonra Kufeliler Müslim’i öldürerek ona ihanet ettiler. Bu gelişmelerden habersiz olan Hz. Hüseyin ve ailesi Kufe’ye doğru yola çıktı. Yolculuk sırasında Müslim’in şehadet haberi geldi. Hz. Hüseyin, ailesini korumak için geri dönmek istese de, Müslim’in çocuklarının intikam alma isteği üzerine yoluna devam etti.

Kufe Valisi, bin kişilik bir orduyla Hürr bin Yezid’i Hz. Hüseyin’in önünü kesmek için gönderdi ve onlardan Kufe ile Medine arasında bir bölgede kalmalarını istedi. Hz. Hüseyin, Kervanlar Çölü yakınlarında durarak Ömer bin Sad ile görüştü. Fırat Nehri’nin kenarındaki Kerbela Çölü’ne varan kafilenin ardından, Kufe Valisi Ubeydullah Ömer bin Sa’d’a, Hazreti Hüseyin’den Yezid adına biat almasını veya su bağlantısının kesilmesini emretti. Biat teklifini reddeden Hz. Hüseyin ve beraberindekiler, baskıya boyun eğmemeye ve gerekirse Hak yolunda şehit olmaya karar verdiler ve savaş hazırlıklarına başladılar.

Hazreti Hüseyin, zulme boyun eğmemek ve Allah yolunda ölmek kararı aldı. Onunla birlikte 32 atlı ve 40 piyade, çadırlarında savaşa hazırlandılar. 10 Ekim 680 tarihinde, Hz. Hüseyin ve yanındakiler Yezid’in ordusuyla Kerbela’da karşı karşıya geldi ve büyük bir savaş başladı. Çatışma sırasında çok sayıda kişi Hazreti Hüseyin’in tarafından öldürüldü ve ehlibeytten başka kimse kalmadı.

Hazreti Hüseyin’in oğlu 19 yaşındaki Ali el-Ekber, babasından izin alarak çadırından çıktı ve Kufeliler tarafından şehit edildi. Aynı şekilde, diğer çocukları Cafer ve Abdullah da Kufeliler tarafından şehit edildi.

Kufeliler, Hazreti Hüseyin’in karşısına tek başlarına çıkamayacaklarını bilerek, bir araya gelip ona saldırdılar. Hazreti Hüseyin ise kahramanca savaştı ve karşısına çıkan herkesi mağlup etti. Ancak aldığı ok ve mızrak darbeleriyle atından düşüp yere düştü. Bu sırada saldırganlar Hazreti Hüseyin’in başını keserek, bedenini atların ayakları altında ezdiler. Hazreti Hüseyin’in ve beraberindekilerin kesik başları Yezid’e gönderildi, cenazeleri ise Beni Esed kabilesine mensup El-Gadiriye köylüleri tarafından Hair olarak bilinen yerde defnedildi.

Kerbela Faciasının Ardından Yaşanan Gelişmeler

Kerbela faciasının ardından Hz. Hüseyin’in iki oğlu dışında diğer erkekler kurtulamadı. Hayatta kalanlar, Zeynelâbidin ve dört yaşındaki oğlu Ömer’di. Haşimoğulları’nın kadınları, Hz. Hüseyin’in geri dönmesini umarak bekliyorlardı.

Kûfeli Ethem’in naklettiğine göre, Hz. Hüseyin öldürüldüğünde havayı yoğun bir toz bulutu sardı ve dünya karanlığa boğuldu. İnsanlar bunun kıyamet alameti olduğunu düşünerek istiğfar etmeye başladılar. Toz bulutları yukarıya doğru yükseldikçe, Hz. Hüseyin’in atı, yelesi kanla boyanmış halde çadıra doğru yöneldi. Ehl-i Beyt’in kadınları, atın yelesinin kanlı ve üzerinde Hz. Hüseyin’in olmadığını görünce ağıt yakmaya ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladılar.

Hz. Zeyneb, kardeşinin katledilmesinden sonra şu feryadı etti:

“Ah Muhammed! Ah baba! Ah Ali! Ah Câfer! Ah Hamza! Bu Hüseyin’dir, tek başına kalmış uçsuz bucaksız meydanda. Kerbela’da yer yıkılmış, kimsesiz. Keşke gök yerin üzerine yıkılsaydı! Keşke dağlar paramparça olup ovalara saçılsaydı!” (Maktelu’l Hüseyn, Mukarrem, s. 346)

Hz. Zeyneb, kardeşi için şu duayı yaptı: “Allah’ım! Bu kurbanı kabul et.” (Hayatu’l İmami’l Hüseyn, c. 3, s. 304)

Hz. Hüseyin’in Başı Nerede Defnedilmiştir?

Hz. Hüseyin ve beraberindeki yaklaşık yetmiş savaşçının şehit edilmesinin ardından, Emevi ordusu onun kesik başıyla ve esir alınan harem mensuplarıyla birlikte Dımaşk’a gitmek üzere yola çıktı. Açıkta bırakılan şehitlerin cenazeleri, Benî Esed kabilesine mensup Gādiriye köylüleri tarafından Hâir adı verilen yerde toprağa verildi.

Hz. Hüseyin’in başının ise Halife I. Yezid’e sunulduktan sonra nereye gömüldüğü kesin olarak bilinmemektedir. Bu konuda çeşitli rivayetler bulunmakta olup, en güçlü ihtimalin Medine’deki Bakī Mezarlığı olduğuna inanılmaktadır. Hz. Hüseyin’in başsız cesedinin gömüldüğü Hâir mevkii kısa sürede bir ziyaret yeri haline gelmiş, ailesi fertleri Dımaşk’tan Medine’ye dönerken burayı ziyaret etmişlerdir.

Rivayete göre, Hz. Hüseyin’i Kufe halkı adına davet edenlerin lideri Süleyman b. Surad el-Huzâî de adamlarıyla birlikte buraya gelerek, Emevilere karşı Hz. Hüseyin’i yardımsız bırakmanın utancı içinde bir gün bir gece kabrin başında kalmıştır.

Zeynelâbidîn, Muhammed el-Bâkır ve Ca‘fer es-Sâdık’tan gelen rivayetler, Hz. Hüseyin’in kabrini ziyaret etmenin meşruiyetine ve faziletine dikkat çekmiş, bu da Şiîler’in ziyaretlerini arttırmalarına yol açmıştır. Şiîler’in Hz. Hüseyin’in türbesine olan bağlılıkları zamanla aşırı boyutlara ulaşmış, Kerbelâ kutsal bir bölge olarak kabul edilmiştir ve burayı ziyaret, hac ibadetiyle kıyaslanır hale gelmiştir.

Ebu’l Fida İbn-i Kesir, “el-Bidaye ve’n-Nihaye” adlı eserinde Hz. Hüseyin’in başının defnedildiği yerle ilgili çeşitli rivayetleri şöyle sıralar:

Hz. Hüseyin’in başı, İbn-i Ziyad tarafından Yezid’e, Yezid tarafından da Medine Valisi Amr b. Said’e gönderilmiştir. Bu baş, Medine’de Baki Mezarlığı’nda annesinin yanına defnedilmiştir.

Hz. Hüseyin’in başı, Yezid’in ölümüne kadar sarayda muhafaza edilmiş ve Yezid’in ölümünden sonra kefenlenerek Şam’da “Babü’l-Feradis“te toprağa verilmiştir.

Hz. Hüseyin’in başı, Emevi halifelerinden Süleyman b. Abdülmelik’e kadar sarayın silah deposunda korunmuş olup, bu zât tarafından yıkanıp kefenlenmiş ve namazı kılınarak Şam’da İslam mezarlığına defnedilmiştir.

Fatımiler, Hz. Hüseyin’in başının Mısır’a nakledildiğini iddia etmişler ve orada “Tacü’l-Hüseyin” diye bir meşhed yaptırmışlardır. Hâlen Kahire’de “Hz. Hüseyin Camii” olarak bilinen yer burasıdır. Bu iddiayı ileri sürenler, Hz. Hüseyin’in başının Filistin’de Askalan’a gömülüp daha sonra oradan Mısır’a nakledildiğini belirtirler.

WhatsApp grubumuza katılmak için TIKLAYINIZ!

Paylaş

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Mükemmel Konaklamayı Bulun: Alanya’da Unutulmaz Bir Tatilin Anahtarı

Türkiye'nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan Alanya, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan eşsiz bir Akdeniz kentidir

Aydın Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Aydın kamp alanları rehberinde deniz kenarı, orman ve göl manzaralı ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yerini tüm detaylarıyla keşfedin.

Denizli Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 17 Yer (2026 Güncel Rehber)

Denizli kamp alanları rehberi: Pamukkale, Bağbaşı Yaylası, Honaz Dağı, Kolak Gölü ve daha fazlası. Ücretsiz ve ücretli en iyi 20 çadır ve karavan kamp alanını keşfedin.

Nevşehir Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 10 Yer (2026 Güncel Rehber)

Nevşehir'in en güzel 10 kamp alanını keşfedin. Ücretsiz ve ücretli çadır ile karavan kamp yerleri, konum bilgileri ve kamp olanakları bu rehberde.

Bursa Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 20 Kamp Alanı (2026 Güncel Rehber)

Bursa, tarihi zenginlikleri, yemyeşil ormanları, yaylaları, gölleri ve dağlarıyla kamp severler için birbirinden güzel rotalar sunuyor.
spot_img

Related articles

Mükemmel Konaklamayı Bulun: Alanya’da Unutulmaz Bir Tatilin Anahtarı

Türkiye'nin en gözde turizm merkezlerinden biri olan Alanya, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan eşsiz bir Akdeniz kentidir

Aydın Kamp Alanları – Ücretli ve Ücretsiz En Güzel 20 Kamp Yeri (2026)

Aydın kamp alanları rehberinde deniz kenarı, orman ve göl manzaralı ücretli ve ücretsiz en güzel 20 kamp yerini tüm detaylarıyla keşfedin.

Denizli Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 17 Yer (2026 Güncel Rehber)

Denizli kamp alanları rehberi: Pamukkale, Bağbaşı Yaylası, Honaz Dağı, Kolak Gölü ve daha fazlası. Ücretsiz ve ücretli en iyi 20 çadır ve karavan kamp alanını keşfedin.

Nevşehir Kamp Alanları – Ücretsiz ve Ücretli En İyi 10 Yer (2026 Güncel Rehber)

Nevşehir'in en güzel 10 kamp alanını keşfedin. Ücretsiz ve ücretli çadır ile karavan kamp yerleri, konum bilgileri ve kamp olanakları bu rehberde.