Hierapolis Antik Kenti; Türkiye’nin Denizli ilinde yer alan antik bir şehirdir. Travertenleri ile meşhur olan Pamukkale ilçesindeki kentte, ölüler ülkesine geçiş kapısı olarak bilinen bir kapı bulunur. Uzun yıllar gizemini sürdüren bu kapı hakkında yapılan geniş araştırmalar, kapının arkasında yaşananları ortaya çıkarmıştır. Kapının bulunduğu yer, Frigler döneminde törenlerin yapıldığı, ayinlerin düzenlendiği kutsal bir yer olarak kabul edilir.
Antik Kent MÖ 2. yüzyılda kurulmuş ve sıcak kaynaklarıyla ünlüdür. Bu kaynakların iyileştirici özelliklerine inanılır ve şehir, tanrı Apollo’ya adanmış bir tapınağı ile de tanınır. Turistler ve Hacılar tarih boyunca, sıcak kaynakların faydalarından yararlanmak için bu şehre gelmişlerdir. Şehir ayrıca tiyatro, amfitiyatro ve diğer antik kalıntılar ile de ünlüdür ve turistler tarafından ziyaret edilen popüler yerlerdendir.

Kentte bulunan kapı, binlerce yıllık bir geçmişe sahiptir. 1500 yıl önce oluşan depremde yıkılmış, restorasyon çalışmaları yapılarak antik dönemde dini törenlere ev sahipliği yapmıştır. Kapı bölgenin kuzeyinden güneyine doğru sismik bir fay hattının bulunduğu bölgede yer almaktadır. Termal su kaynağının çıktığı bu yerde bir mağara oluşmuş ve bu mağaranın içinde canlılar için ölümcül olan karbondioksit gazı yayılmaktadır. Bu sebeple yer kutsal kabul edilmiştir. Milattan önce 3. yüzyılda Yunanlılar tarafından inşa edilen kent, Firig döneminden sonra kutsal alan anlamına gelen ‘Hierapolis (Kutsal Kent)’ adını almıştır.

Cehennem Kapısının İlginç Hikayesi
Denizli’nin Pamukkale ilçesi, travertenleri ve kaplıcaları ile meşhurdur. Günümüzde olduğu kadar eski Roma döneminde de bu yeri insanlar güzelliğini görmek, şifalı kabul edilen kaplıca sularından faydalanmak amaçlı ziyaret etmiştir.
Fakat sunduğu tüm güzelliklere rağmen Hierapolis, Roma döneminde uğursuz olarak bilinen bir yerdir. Anlatılan efsaneye göre yer altına açılan Cehennem kapısı bu kentte bulunmaktadır. Kapıdan geçildiğinde yerin altında üç başlı Cehennem köpeği Kerberos’un zehirli nefesi yerden akmaktadır. Bu köpek tanrı olarak kabul edilen Hades’e kurbanlar sunmaktadır. Bu sebeple yerin yanına Apollon tapınağı yapılmıştır. Tapınakta bulunan din adamları tarafından, tanrıya kendi adlarına kurban verilmesi için ödeme yapmaya başlamışlardır.

İçeride salınan karbondioksit gazı havadan daha ağır bir kütleye sahip olduğu için, hava soğuk olduğu zaman zeminde birikir. Yapılan dini törenlerde rahipler nefeslerini tutarak, yanlarında canlı bir hayvan ile mağaraya girer. İçerideki gaz sebebiyle hayvanlar hemen ölür. İçeride ilahi bir müdahale olmuş izlenimini veren rahipler ise canlı olarak dışarıya çıkar. Böylece din adamları ve bu yer kutsal sayılmıştır. İçeriye gönderilen canlılar tanrıya kurban olarak verildiği kabul edilmiştir.
Yüzyıllardır gizemini sürdüren Cehennem kapısı, modern bilim sayesinde çözülerek ziyaretçilere açık hale getirilmiştir. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Pamukkale travertenleri, bu gizemli kapının açılışından sonra daha çok turist çekeceği var sayılmaktadır.

