Budizm dininde diğer dinlerden ayrılan çeşitli uygulamalar söz konusudur. Dünyanın en büyük dördüncü dini olan Budizm inancının amaçlarından biri; acısız, huzurlu bir şekilde doğum ve ölüm döngüsünü yaşamaktır. Bu dine inananların en büyük amaçlarından biri Nirvana’ya ulaşmaktır. Bunun için birçok uygulamalar denemişlerdir. Bu uygulamalardan biri olan Sokushinbutsu, Budist keşişlerin hayattayken kendilerini, bir meditasyon ritüeli ile mumyalamasıdır. Bu uygulama binlerce güne yayılan oldukça zor bir yöntemdir.

Sokushinbutsu 11. ve 19. yüzyıl aralığında yaygın olarak yapılan bir uygulamadır. Nirvana’ya ulaşmak isteyen keşiş; kendini dünya zevklerinden çekerek, yavaş yavaş aç kalmakta ve daha sonra ise tamamen yemek ve su tüketimini bırakmaktadır. Keşişler bu uygulamayı, aydınlanmayı başarmanın bir yolu olarak görmüşlerdir.
Kendini mumyalama işlemini başaran keşişler den birinin bedeni Himalaya bölgesinde bulunmuştur. Keşiş Sangha Tenzin’e ait olan mumya, 14. yüzyıldan kalmış ve 550 yıllık bir tarihe sahiptir. Mumyalama işleminin üzerinden 5 asır geçmesine rağmen, hala sağlam vaziyettedir. Bu durumun bölgenin soğuk hava koşullarından kaynaklandığı düşünülmektedir.

Mumyalama İşlemi Nasıl Yapılmaktadır?
Sokushinbutsu’nun uygulamasını başlatan kişinin Japon Budist Kukai olduğu düşünülmektedir. Kukai hayatının son anlarını yaklaşırken, su ve yiyeceği tamamen keserek meditasyona girmiştir. Öldükten sonra mezarı açıldığında ise adeta yaşıyor durumda bulunmuştur.
Dünyanın birçok yerinde yaygın olarak inanılan Budizm dininde; Sokushinbutsu uygulamasının Japonya’da yüzyıllar öncede yapıldığı bilinmektedir. Mumyalama işleminin gerçekleşmesi, uygulama başladıktan sonra 8 yıl ile 10 yıl arası sürebilmektedir. Japonya’da yasaklanan bir uygulama olmasına rağmen, günümüzde hala bu yolla Nirvana’ya ulaşmayı deneyen keşişler yer almaktadır.

Mumyalama işlemini gerçekleştirmek için inzivaya çekilen keşişler; çam iğneleri, reçine ve dağlarda bulunan tohumları çiğnemişlerdir. Bunların tüketilmesi ile vücuttaki yağ tamamen yok edilmekte ve kişi mumyalaşmaya başlamaktadır. Yağdan ve sıvılardan tamamen arınan vücut, ölümden sonra çürümeyi arttıran maddelerden kurtulmaktadır. Yapılan bu işlem sonrasında vücut böcek ve bakterilere karşı da dayanıklı hale gelmektedir. Ayrıca keşişler vücutta oluşan bakterileri önlemek amacıyla zehirli bitkiler ve arsenikli su içmişlerdir.

Yoğun açlık ve meditasyon sürecinden sonra keşişler, yanlarında bulunan küçük mezarlara girerek dinlenmeye geçmişlerdir. Zeminden yaklaşık 3 metre aşağıda bulunan ve kömür ile kaplı olan tabutlara girerek burada zaman geçirmişlerdir. Nefes alabilmeleri için ise bambu çubuğunun girebileceği küçük bir boşluk bırakılmış ve oradan nefes almışlardır. Meditasyon pozisyonunda bekleyen keşişler, yaşadığını belirtmek için çan çalmışlardır. Çan sesi durduğunda ise insanlar keşişin öldüğünü anlamışlardır. Keşişler ilahiler söyleyerek hayatlarını kaybetmişlerdir. Böylece keşişlerin; saflığın, huzurun en tepesine yani Nirvana’ya ulaştıkları kabul edilmektedir.

Ölüm işleminden sonra mezarlar 1000 gün mühürlenir ve öylece bırakılır. 1000 günün ardından kazılıp ortaya çıkarılan cesetlerin tamamen çürüyüp çürümediği kontrol edilmektedir. Çıkarılan bedeninin uzun ömürlü olması için tütsüleme işlemi yapılmaktadır. Kötü ruhları kovma seansı düzenlenir ve daha sonra keşişin bedenine cübbe giydirerek insanların görmesi için tapınaklara yerleştirilirdi. Yerleştirilen keşişlerin gözleri çıkarılmakta, fakat insanlar onların yaşayan ruhların içini görebildiğine inanmaktadır.

Mumyaların sergilendiği Dainichi Tapınağı bulunmaktadır. Tapınakta kutsal ritüelin parçası olan renkli cübbeleri ile keşişlerin korunmuş bedenleri yer almaktadır. Sokushinbutsu uygulamasını yaklaşık olarak 100 cesur keşişin denediği bilinmektedir. Fakat bunlardan sadece 28 tanesi başarabilmiştir. Mumyalama işlemini başaran keşişlerin bedenleri tapınakta halka açık olarak sergilenmektedir.

