Doğu Afrika ülkelerinden Uganda’da bulunan Mesih Havarileri Kilisesi’ne bağlı yüzlerce Hristiyan, ‘kıyamet’ korkusuyla Etiyopya’ya geçti. Polis sözcüsü Oscar Ogeca, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yüzlerce Ugandalı Hristiyan’ın kıyamet kopacağı ve bunun bölgelerini etkileyeceği korkusuyla Etiyopya’ya gittiklerini söyledi. Ogeca, mezhep üyelerinin kıyamet sonrası Etiyopya’da hayatın yeniden başlayacağına inandıklarını belirtti.

Söz konusu mezhep üyelerinin Etiyopya’ya geçmeden önce tüm mal varlıklarını sattıklarını aktaran Ogeca, “Uganda’nın doğusundaki Obululum köyü sakinleri, kıyamette tek güvenli yer olduğu düşüncesiyle Etiyopya’ya gitti.” dedi. Uganda’da yanlış bilgilerle yönlendirme yapan bazı mezhepler, birçok kişinin hayatını kaybetmesine neden oluyor. Ogeca, konu ile ilgili soruşturma başlattıkları bilgisini paylaştı.
Uganda’da daha önce de ‘Tanrının On Emrini Yenileme Hareketi’ adlı tarikatın lideri 68 yaşındaki Joseph Kibwetere, 1987’de Hz. Meryem ve Hz. İsa arasında geçen bir konuşmayı duyduğunu ileri sürmüştü. 2000 yılında ortaya attığı iddialar kapsamında Kibwetere, 10 Emir’e uyulmadığı için dünyanın yıkılacağını savunmuştu. Tarikatın birçok üyesi malvarlıklarını satıp parayı tarikata bağışlamış, ancak daha sonra 31 Aralık 1999’da dünyanın yok olacağı iddiası gerçekleşmeyince paralarını tarikattan geri istemişlerdi.

Tanrının On Emrini Yenileme Hareketi Nedir?
Tanrının On Emrinin Yenileme Hareketi, Uganda’nın güneybatısında Credonia Mwerinde ve Joseph Kibweteere tarafından kurulan bir dini harekettir. Hareket, 1989’da Meryem Ana’nın vizyonlarını gördüklerini iddia etmesi üzerine kurulmuş ve beş ana lideri Joseph Kibweteere, Joseph Kasapurari, John Kamagara, Dominic Kataribabo ve Credonia Mwerinde’den oluşmaktadır.
2000 yılı başlarında, hareketin takipçileri bir dizi yangın, zehirlenme ve cinayet sonucu hayatlarını kaybettiler. Bu olay, grup liderleri tarafından toplu bir katliam olarak belirlendi ve kıyamet tahminlerinin gerçekleşmemesi üzerine gerçekleştirildiği düşünülmektedir. BBC News ve The New York Times gibi haber kaynakları, bu olayla ilgili haberlerinde Tanrının On Emrinin Restorasyonu Hareketi’ni bir kıyamet günü tarikatı olarak bahsetmiştir.

Tanrı’nın On Emrini İade Etme Hareketi’nin öğretileri ve hedefleri, bazı Hristiyan öğretilerine dayanıyor olsa da, hareketin liderleri tarafından yapılan yorumlar ve vurgular oldukça farklıdır. Grup, kıyametin yakın olduğuna inanıyor ve bu nedenle insanların On Emirlere sıkı sıkıya uyması gerektiğini öğretiyorlardı. Ayrıca, liderlerinin Meryem Ana ile iletişim kurduklarını ve onun özel bir rolü olduğunu öğretiyorlardı.
Hareketin liderleri, takipçilerini emirlere sıkı sıkıya uymaya teşvik etmek için bazı sıkı kurallar koymuşlardı. Örneğin, Dokuzuncu Emir’i çiğneme korkusuyla konuşmak yasaklanmıştı ve iletişim bazen sadece işaret diliyle yapılıyordu. Grup ayrıca düzenli olarak oruç tutmayı, Cuma ve Pazartesi günleri sadece bir öğün yemek yemeyi ve cinsel aktiviteleri yasaklamayı öğretiyordu.

Hareketin liderleri, kıyametin 31 Aralık 1999’da gerçekleşeceğini açıkladılar. Hareketin liderleri, kendilerini ahlaksızlık denizinde bir doğruluk gemisi olarak görüyorlardı ve Mwerinde tarafından yönetilen bir vizyonerler hiyerarşisi geliştirmişlerdi. Grubun sonunda bir yangın ve bir dizi zehirlenme ve cinayetle sonuçlanan toplu intiharına yol açan nedenler tam olarak anlaşılamadı. Ancak, liderlerin kıyamet tahminlerinin gerçekleşmemesi üzerine toplu bir katliamı planladıkları ortaya çıktı.
Uganda’nın yakın tarihinin siyasi ve sosyal kargaşa ile dolu olması ve yerleşik Kilise’nin tatminsizlik yaratan skandallarla kuşatılmış olması, birçok insanın geleneksel dini yapıların otoritesine sorgulayıcı bir tavırla yaklaşmasına neden olmuştur. Bu dönemde, kendilerini mesih ilan eden karizmatik liderlerin ortaya çıkması da kaçınılmaz olmuştur. Tanrı’nın On Emrini İade Etme Hareketi gibi gruplar da, bu boşluğu doldurmak ve insanların ihtiyaçlarını karşılamak için ortaya çıkmıştır. Bu harekete katılan insanlar, Kilise’nin skandallarına ve hükümetin zulmüne karşı bir protesto olarak, iyi niyetle hareket etmişlerdir.
