Saksaywaman; Peru’nun Cusco şehrinin hemen yakınında bulunan İnka kalesi harabeleridir. And Dağları’nda 3700 metreye inşa edilen kalenin duvarları, devasa taşların kusursuz şekilde bir araya getirilmesi ile yapılmıştır. Taşların her biri neredeyse 4 metre uzunluğa ve 360 ton ağırlığa ulaşmaktadır. Bu devasa kayaların nasıl taşındığı, mükemmel bir şekilde hizaya getirilerek kaldırılıp nasıl yerine konduğu tam olarak bilinmemektedir. Bu yapı, insanların dünya dışı varlıklardan yardım aldığı düşüncesini tetikleyecek niteliktedir.
Saksaywaman; MÖ 1438 – 1471 yılları arasında yaşamış olan, büyük İnka imparatorluğu kurucusu Pachacuti döneminde inşa edilmiştir. İnkaların başkenti olan Cusco şehir merkezinin yaklaşık 3 kilometre dışında yer almaktadır. Kalenin İspanyolların istilası sırasında şehrin en tehlikeli girişini korumak amacıyla yapıldığı düşünülmektedir. Yaşanan İspanyol istilaları ve depremler sebebiyle kısmen tahrip olmuş, günümüze kadar kalenin üçte biri kalmıştır.

Saksaywaman Kalesini ilginç Yapan Özellikleri
Saksaywaman harabelerinin olduğu alan genel olarak; çapı yaklaşık 100 metre olan daire şeklinde arenalar, çok sayıda kutsal mekân olarak düzenlenen yer ve tek başına duran kaya bloklardan oluşan geniş merdivenler şeklindedir. Bu yerlerin varlığı kalenin sadece savunma amacına yönelik yapılmadığını göstermektedir. Kalenin inşasında, yaklaşık olarak 20 bin ile 30 bin arası işçinin çalıştığı ve yapımının 60 yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.

Kale duvarlarını oluşturan devasa kayalar harç kullanılmadan inşa edilmiştir. Büyük bir ustalık gerektiren bir düzende oturtulan kayaların arasına bir kâğıt parçasının bile girmesi mümkün değildir. Kullanılan taşlar modern taş kesim biçimleri dışında, daha şekilsiz çizgilerle belli bir kalıp haline getirilmiştir. Giza Piramitleri ya da Stonehenge olduğu gibi, tek parça devasa taşlar kullanılan bu yapıdaki taşların kullanımında nasıl bir güç kullanıldığı çözülemeyen konulardandır. O dönemdeki teknoloji ile taşların nasıl kaldırıldığı, şekillendirildiği ve yerine konulduğuna dair net bir açıklama bulunmamaktadır.

Kalede bulunan devasa taşlarla ilgili araştırma yapan bilim insanları, ilkel aletlerle bu taşların benzerinin yapılmasının neredeyse imkânsız olduğunu söylemektedir. Bilim insanları bu medeniyetlerdeki bilgi düzeyinin ve imkânlarının ne olduğunu tam olarak çözebilmiş değildir. O dönemde modern teknolojilerle aynı ya da daha üstün teknolojilerin kullanılmış olabileceği bilim dünyasında tartışma konusudur.
Taşlarla ilgili birçok teoriler ortaya atılmaktadır. Bu teorilerden biri; güneş ışığının taşa yansıtılması yöntemi ile taşların ısıtılarak işlenebilir hale getirilmesidir. Bir diğer teori ise; bitkilerden elde edilen sıvalar ile taşlara şekil verildiği ve hafifletilerek taşınabildiğidir. Bilim insanı Derek Cunningham’ın kale ile ilgili ortaya attığı bir teoriye göre de, kale duvarları 30 bin yaşında gizli bir yazı stiline ev sahipliği yapmaktadır. Taşların oluşturduğu ilginç şekiller, ay, güneş ve dünyanın astronomik güzergâhı hakkında bilgi vermektedir. Bu teoriye göre Antik İnkalar’ın yaklaşık 30 bin yıl önce, güneş ve ayın hareketlerine dayanan geometrik formda bir yazı sisteme geliştirmiş olabileceklerini göstermektedir. Yapılan son araştırmalarda, Saksaywaman’ın güneşe tapınmak üzere inşa edilmiş bir tapınak olduğunu fikri ortaya atılmıştır.

Güney Amerikalı bir halk olan İnkalar’ın gizemli yapılarından biride And Dağlarının zirvesinde yer alan Machu Picchu antik kentidir. Haklarında çok az bilgi bulunan İnkalar’ın bu şehri nasıl inşa ettikleri tam olarak bilinmemektedir. Deniz seviyesinden yaklaşık olarak 2450 metre yükseklikte, And Dağları ve Amazon ormanları arasında gizemli bir bölgeye kurulan şehir hakkında bilgileri diğer yazıda bulabilirsiniz. Machu Picchu Antik Kenti Tıklayınız

