Şafşavan (Şefşavan); Fas’ın kuzeybatısında, Rif Dağları’nın eteğinde küçük bir şehirdir. “Fas’ın Mavi İncisi” olarak bilinen şehir, maviye boyanmış evleri ve sokaklarıyla ünlü. Her şeyin mavi olduğu bu şehir, masalları andıran büyülü bir atmosfere sahiptir. Fas’ın en güzel şehri olarak kabul edilen Shafchawan, tüm dünyada tanınmaktadır. Etkileyici bir manzaraya sahip olan şehir, son zamanlarda fotoğraf turistlerinin gözde mekanlarından biri haline geldi.
İki dağ arasına kurulmuş şehrin sokakları, kaldırımları, merdivenleri, evleri ve hatta saksıları maviye boyanmıştır. Fas mimarisini yansıtan dar sokaklara sahip olan şehir, mavi renk ile birleşmesi sonucunda huzurlu bir ortam yaratıyor. Şehrin tamamen maviye boyanmasının sebebinin ilginç bir hikayesi var.

Shafchawan Şehri Tarihi
Adını kurulduğu Rif Dağı’ndan alan Şafşavan, kelime olarak “boynuz” anlamına gelmektedir. Dağın şekli keçi boynuzuna benzediği için “çift boynuz” anlamına gelen Chefchaouen (Chefchauen) olarak adlandırılmıştır. Tarihi 15. yüzyıla kadar uzanan kent, Yahudiler tarafından 1471 yılında Rif Dağı’nın eteğinde kurulmuştur. Fas’ı Portekiz işgaline karşı savunmak için bir kale şehir olarak inşa edilmiştir. Yüzlerce yıldır dış dünyaya ve kültürlere kapalı olan şehir, özgün kültürünü korumuştur.

Shafshavan’ın eski şehir bölgesi, ilk kurulduğunda surlarla çevriliydi. Surların dışarıya açılan kapılarının bir kısmı halen ayaktadır. 1492’de İspanyolların fethinden sonra şehre Ghomara kabileleri, Yahudiler ve Faslılar yerleşti. Şehir 1920 yılında İspanyollar tarafından işgal edilmiş ve 1956 yılında Fas bağımsızlığını ilan ederek şehri ülke topraklarına katmıştır. Şehirde İspanya’dan sürülen ve buraya yerleşen Yahudi ve Arap nüfus var. “Medine” olarak adlandırılan eski şehirde İspanyol mimarisinin labirenti andıran yapıları var. Uzun yıllar tek başına yaşayan şehir, 2011 yılında yapılan reklam çekimleri ile adından söz ettirmiş ve adını tüm dünyaya duyurmuştur.

Shafchawan’da Her Şeyin Mavi Olmasının Sebebi
Şehirdeki evlerin maviye boyandığına dair bazı söylentiler var. Evlerin maviye boyanmasının İspanya’dan gelip bölgeye yerleşen Yahudiler tarafından başlatıldığı ve zamanla tüm şehre yayıldığı düşünülmektedir. Yahudi inancına göre gökyüzünün temsilcisi olan mavi renk, Cenneti ve barışı simgelemektedir. İnanışa göre Yahudilerin kutsal kitaplarında “giysilerinize mavi iplikler geçirin” ifadesi geçmektedir. Bu nedenle Yahudiler mavi rengi kıyafetleri dahil birçok alanda kullanırlar.

Yerel sakinler, yakın zamana kadar şehirdeki binaların çoğunun beyaz olduğunu, sadece Yahudi kısmının maviye boyandığını belirtiyor. Yahudi mahallesinde sivrisinekler nadir olduğu için mavi binaların sivrisinekleri kovduğuna inanılıyordu. Bu nedenle insanlar evleri maviye boyamaya başlamış ve giderek yaygınlaşmıştır. Aynı zamanda mavi ve tonlarının sıcak yaz aylarında evleri serin tuttuğu düşünülüyor. Kimilerine göre maviye boyamak sadece bir gelenektir. Güzel göründüğü için şehrin duvarlarının mavi olduğu söylenir. Mavi rengin insanları sakinleştirdiğine ve mutluluk verdiğine inanılır.

