Arap dünyasının ve Afrika’nın en büyük şehirlerinden biri olan Kahire, Mısır’ın başkentidir. Piramitleriyle ünlü şehrin tarihi yapıları ve ilgi çekici yerleri var. Bunlardan biri, “ölüler şehri” olarak adlandırılan bölge, Kahire Kalesi’nin eteklerinde yer almaktadır. Dünyanın bu eşsiz bölgesinde ölüler ve yaşayanlar bir araya geldi. Memlükler döneminde ve sonrasında mezarlık olarak kullanılan bölgede milyonlarca insan yaşıyor. Evlerin ve türbelerin iç içe geçtiği bölgedeki mezarlar hayatın doğal bir parçası haline geldi.
Yerel halk tarafından “El Karafa” olarak adlandırılan mezarlık, Kahire’nin güneyinden kuzeyine doğru 6 kilometre boyunca uzanıyor. Binlerce insanın yaşadığı bölgede mezarlar sokaklarda, evlerin içinde ya da avlularında bulunuyor. 12. yüzyıla tarihlenen bu Memlûk mezarlığında o dönemden pek çok anıtsal yapı bulunuyor. Tek kişilik türbe ve aile türbesi olarak kullanılan bu mezarlıkta soylular, padişahlar ve sıradan vatandaşlar gömülürdü. Mezarlık, ilginç özellikleri ve farklı mimarisi ile yerli ve yabancı birçok kişi tarafından ziyaret edilmektedir.

Mezarlıkta Başlayan Hayat Hikâyesi
Mezarlığa yerleşme süreci 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkmıştır. Önceleri Süveyş Kanalı bölgesinden gelen mülteciler ve yoksullar yerleşmeye başladı. Bölgeye gelenler için Kahire’nin eski mezarlığının yanında sığınak belirlendi. Ancak zamanla sayının artmasıyla birlikte mezarlığa yerleşim başlamıştır. Şehirde konut sağlayamayan ve ölen yakınlarını bırakmak istemeyen insanlar zamanla buraya yerleşmişlerdir.
Birçok insan mezarlıkta yaşamaya başlayınca; mezarlığa su ve elektrik tesisatı yapıldı, okullar yapıldı. Hayatın normal bir şekilde devam ettiği şehirde dükkânlar, evler ve şehirler arası otobüs seferleri bulunuyor. Şehirdeki evlerin çoğu küçük bahçeli 2 veya tek odalı evler şeklindedir. Aileler hem mezarların korunması hem de bakımını üstleniyor. Öldüklerinde yaşam alanları olan evin altına gömülürler.

Eski Mısır’da başlayan görkemli mezarlar inşa etmek, mumyalama teknikleri gibi ölülere atfedilen farklı anlamlar bu şehirde yaşatılmaya çalışılıyor. İnsanlar ölü ruhlarının orada olduğuna inanırlar, bu yüzden yanlarından ayrılmak istemezler. İlginç ve oldukça farklı bir mimariye sahip olan türbelerin bir kısmı görkemli emir ve padişah türbeleri, bir kısmı ise basit taş mezarlar şeklindedir. Zenginlere ait mezarlar ev şeklinde yapılmıştır. Çoğunlukla bölgede yaşayan nüfus bu evlerde yaşamaktadır.
Kuzey-güney olarak ikiye ayrılan mezarlıkta görülmeye değer birçok tarihi mezar ve yapı bulunuyor. Kuzeydeki eski Kahire mezarlığında; Sultan İnal’in türbesi ve camisi, Faraj Barkuk’un türbesi ve camisi, Barsbey ve Sultan Kaitbey külliyeleri gibi tarihi eserler var. Güney kesimde yer alan mezarlıkta; Çoğunlukla Memlük türbeleri vardır. Bu bölümde kuzey kesimden daha eski olan Fatımi dönemine ait eserler bulunmaktadır.


