Mahunik Köyü; İran’ın arazisindeki Horsan arazileri, dolu bir bölgede yer alıyor. Yöre halkı tarafından “cüceler köyü” “köyde bir eski zamanların olarak yaşarken.” Bir peri masalını andıran köydeki çok evler alçak tavanlı küçük evlerden gösterişli. Kapı yükseklikleri 50 ila 75 insanlar arasında evler için kerpiç ve topraktan yapılmıştır.

Yaklaşık 1500 yıl önce kurulan köy, İran’da, Afgan sınırına 75 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Köydeki insanların ortalama boyları bugün normal insanlara yakın olsa da eski zamanlarda ortalama boyu 50 cm olan insanlar 1 metrenin altında yaşarmış. Köydeki evlerin çoğunluğunu oluşturan 10-14 metrekare genişliğindeki küçük evler tahıl ambarı, mutfak ve uyku yeri olarak kullanılıyor.
2005 yılında bölgede 25 santimetre uzunluğunda mumyalanmış bir insan cesedi bulundu. Bulunan cesetle birlikte bölgedeki 13 köyün bir zamanlar cüceler şehri olduğu söylentileri güçlendi. Uzmanlar, bulunan mumyanın 400 yıl önce ölen prematüre bir bebeğe ait olduğunu açıkladı.

Çok Kısa Boylarının Sebebi
Köyde yaşayanların normalden kısa olmalarının nedeni beslenme alışkanlıkları ile ilgilidir. Son derece kurak bir yerde bulunan bu köyde tarım ürünleri ve hayvancılık sınırlıdır. Bu olumsuz koşullar beslenme alışkanlıklarını da kısıtlamaktadır. Bölgedeki kuraklık nedeniyle sadece turp, erik, arpa ve hurma gibi ürünler yetiştirilmektedir. Sınırlı ürünlerle yapılan tek tip bir diyet nedeniyle vücut gerekli mineralleri alamadığı için gelişimini tamamlayamaz.
Köydeki küçük evler genellikle kısa boylu ve cüce gibi görünen insanlar tarafından kullanılıyor. Evlerin küçük olmasının bir diğer nedeni de inşaat malzemelerini taşıyacak yolların ve hayvanların olmamasıdır. Aynı zamanda bu evler kolayca ısıtılır ve kolayca soğutulur. Teknolojiden uzak olan köyde birçok ev gaz lambalarıyla aydınlatılıyor ve televizyon gibi elektronik cihazlar bulunmuyor.

Köyün bugün İran’ın diğer bölgeleriyle bağlantıları olmasına rağmen kuraklık ve verimsiz topraklar nedeniyle yaşam koşulları oldukça zor. Köyün geçim kaynağı olarak kadınlar dokumacılık yapmakta, gençler ve erkekler ise çalışmak için şehirlere gitmektedir. Birçoğu hayatlarını devlet yardımı ile sürdürüyor.
Ancak 20. yüzyılın ortalarında köy, yolların yapımıyla diğer bölgelerdeki pilav ve tavuk gibi gıdalara ulaşma imkanı bulmuştur. Sınırlı da olsa gıdaya erişim başladıktan sonra yeni doğan çocukların boyları uzamaya başladı. Köylülerin en büyük beklentilerinden biri de ilginç mimarisi sayesinde köyün turist çekmesi ve yeni iş imkanları yaratması.

