Kardelen çiçeği, kışın karanlık ve soğuk havalarından sonra baharın sıcaklığını özleyenler için bir umut kaynağıdır. Çünkü bu çiçek baharın habercisi olarak bilinir. Genellikle Şubat ve Mart ayları arasında açmaya başlayan kardelen, zambakgiller familyasına ait olup, güzel kokusuyla bilinen nergis çiçeğinin yakın akrabasıdır. Kardelen çiçekleri, baharın gelişiyle birlikte ortaya çıktıkları için birçok kültürde umudun, yenilenmenin ve yeniden doğuşun simgesi kabul edilir.
Kardelenler genellikle ormanların çayırlarla buluştuğu ormanlarda, dere kenarlarında ve 800-1500 metre arasındaki humuslu topraklarda yetişir. Ancak bu yüksekliklerin dışında da görülebilirler. Örneğin G. platyphyllus türü Kafkas Dağları’nda 2600 metre civarında yaşarken, Galanthus peshmenii Ege Denizi kıyısında deniz seviyesinden sadece 10 metre yükseklikte bulunabilir.

Kardelen çiçeği, ucu aşağı bakacak şekilde küçük beyaz çiçekler üretir. Çiçek açıldığında üç dış yaprakla kaplı üç iç yaprak öne çıkar. Bu çiçeğin dış yaprakları, hava sıcaklığı çok soğuk olduğunda kapanır. Ancak havalar ısınınca tekrar açılıyor. Kardelen çiçeğinin yaprakları mavimsi yeşil renkte olup, uzun ve incedir.
Kardelen çiçeği ilk olarak MÖ 370-285 yıllarında yaşamış doğa bilimci Theophrast tarafından tanımlanmıştır. Latince adı “Galanthus” olan kardelenin adı, Yunanca “süt” anlamına gelen “gala” ve “çiçek” anlamına gelen “anthos” kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur ve bu nedenle verilmiştir. süt gibi beyazdır. Kardelenlerin çiçekleri genellikle beyazdır, ancak bazı türleri sarımsı veya yeşilimsi tonlarda çiçek açabilir. Çiçeklenme dönemi genellikle Şubat ve Mart ayları arasında başlar ve yaklaşık 3 hafta sürer. Kardelenler soğuğa ve dona dayanıklıdır ve bazı türler donma noktasının altında bile hayatta kalabilir.

Kardelen Çiçeğinin Farklı Kültürlerdeki Anlamı
Kardelen çiçeği, farklı kültürlerde farklı anlatılara konu olan bir çiçektir. Moldova efsanesinde Bahar Hanım ile Kış Cadısı arasındaki mücadele anlatılır. Çatışmada bir noktada Bahar Hanım’ın parmağı kesilir ve bir damla kan karı eritir. Bu olay sonucunda bir kardelen çiçeği yetişir.
Farklı ülkelerin hikayelerine baktığımızda, kardelen çiçeğinin saflık ve masumiyetle ilişkilendirildiği ortak bir nokta vardır. Bu nedenle çeşitli dillerde “saflık çiçeği” veya “gelin çiçeği” olarak da anılmaktadır. Hristiyanlar için kardelen Meryem Ana’nın saflığının ve masumiyetinin simgesidir. Kışın sonu ve baharın başında açan ilk çiçek olduğu için umudun simgesi olarak görülür.

Kardelen Çiçeğinin Hikayesi
Kardelen çiçeği ile ilgili anlatılar arasında Türk kültürüne ait birkaç hikâye de bulunmaktadır. Bu hikayelerden birine göre; Yıllar önce birbirine sırılsıklam aşık iki çiçek varmış. Bu çiçeklerin erkeği baharda açtığında sevgilisi diğer çiçekler arasında kaybolduğu için çok üzülmüş ve sonunda erkek çiçeğin aklına bir fikir gelmiş: İlkbaharda binlerce çiçek arasında kaybolmak yerine diğer çiçeklerden saklanabileceklermiş. kışın dondurucu soğuğunda açarak. Erkek çiçek bu fikrini dişi çiçeğe açıklamış ve o da kabul etmiş. Böylece ikisi de kışın dondurucu soğuğunda açmaya karar verdiler.
Bahar mevsimi bitti, yaz geldi ve kış başladı. Sevgilisine kavuşma hayalleriyle dolu erkek çiçek, karla kaplı toprağı yararak yeryüzüne geldi. Beyaz karda sevgilisini aradı ama bulamadı. Ümidini yitiren erkek çiçek, bir süre sonra üzüntüsünden başını öne eğdi. Daha sonra soğuğun şiddetine dayanamadı ve öldü. O günden sonra aşk uğruna kışın dondurucu soğuğuna rağmen karda açan çiçeğe “kardelen” denir. Sadık kalmayan âşığına ise “hercai” denilirdi.

