Voynich el yazması kitap; Kim tarafından, hangi amaçla ve hangi dilde yazılmış, elle yazılmış resimli bir kitaptır. Dünyanın en eski el yazması olan bu kitap üzerinde yapılan karbon testleri, 15. yüzyılda yazıldığını ortaya çıkardı. Bitkiler, astroloji ve farmakoloji üzerine çizimler içeren 234 sayfalık bir kitaptır. Kitap ortaya çıktığı günden itibaren dilbilimciler tarafından araştırma konusu olmuş, hakkında çeşitli teoriler ileri sürülmüş, ancak yüzlerce yıldır sırrı çözülememiştir. Yıllardır kitabın gizemini ve şifresini çözmeye çalışan kriptoloji uzmanları ve tarihçilerinin akıllarını yitirdikleri bilim tarihine geçmiştir.
Kitap 1912 yılında Wilfrid M. Voynich tarafından Polonyalı bir ikinci el kitapçıdan alınmıştır. Adını bu kişiden alan kitabın Rönesans döneminde İtalya’da oluşturulduğu tahmin edilmektedir. Bazı sayfalarının eksik olduğu düşünülen kitap, 23 ila 40 arasında farklı harf ve 38 kelime içeriyor. Kitap soldan sağa doğru yazılmış olup, sayfaların çoğu resimlidir. Voynich el yazması, 1969’da Hans P. Kraus tarafından Yale Üniversitesi’nin Beinecke Nadir Kitaplar ve El Yazmaları Kütüphanesine bağışlandı.

Voynich El Yazmasının İçeriği
Kitabın dili dünyanın birçok yerinden akademisyenler, filozoflar, sanat tarihçileri, kriptograflar ve dilbilimciler tarafından deşifre edilmeye çalışılmış ancak bir sonuca ulaşılamamıştır. Kitapta anlamı ve kökeni hala gizemini koruyan birçok yıldız, birbirine bağlı bir küvette yıkanan kadınlar, ilginç resimler ve yazılar var. Kitabın astroloji ve bitki bilimi gibi çeşitli konularda bilgi verdiği düşünülmektedir. Kitabın rastgele yazılmış anlamsız işaretler yığını değil, doğal bir dilin yazılı versiyonu olduğu düşünülüyor. Ancak hangi dil olduğuna dair bir bilgi yok.
Kitap beş bölümden oluşuyor: anatomi, astronomi, şifalı bitkiler, farmakoloji ve reçeteler. İlk bölümde; Günlük hayatta aşina olduğumuz bitkiler dışında toplamda 113 farklı bitki çizimi bulunmaktadır. İkinci bölümde; astronomi ve astroloji, gezegen ve hayvan figürleri üzerine burç çizelgeleri. Üçüncü bölümde; İnsan anatomisi üzerinde olduğu düşünülen çıplak insan figürleri vardır. Karnı şişmiş olarak gösterilen bu figürlerin hamile oldukları düşünülüyor. Coğrafi figürlerin tasvir edildiği dördüncü bölüm; Evrenle ilgili kozmolojik çizimlerin yer aldığı bölümdür. Beşinci bölüm; Kırmızı, yeşil ve mavi kaplarda yüzden fazla bitkisel ilacın bulunduğu bölümdür. Aynı zamanda, gizemini korumaya devam eden sayfalarca makale var.

Voynich El Yazması’nda Yazılan Ölümsüzlük İksiri mi?
Wilfrid M. Voynich, kitabı satın aldıktan sonra hayatının çoğunu metinleri deşifre etmeye adadı, ancak başarısız oldu. Gizem kitabı olarak ön plana çıkan kitap, şifre çözücülerin ilgi odağı haline geldi. Bu nedenle kitap hakkında birçok teori ileri sürülmüştür. Kimilerine göre uzaylılar tarafından gönderilen bazı şifrelerin olduğu iddia edilirken, kimilerine göre bunun bir ilaç tarifi olduğu vurgulandı. Hatta ölümsüzlük iksirinin bu kitapta yazılmış olabileceği vurgulandı. Kitabın dili deşifre edildiğinde ölümsüzlük iksirinin bulunacağı düşünülüyor. Kimilerine göre kitap şifreli bir dille yazılmış ve kimsenin anlamaması için şifreleme yöntemi kullanılmış. Kimilerine göre gelecekte kaos yaratmak ve insanları bir karanlığa sürüklemek maksadıyla yazılmıştır.
Kitabın yazımında gerçek bir dil kullanıldığı sanılıyor ancak bu konuşulan dil yazıya geçirilmediği için anlaşılamadı. Japon savaş kodlarını kıran Amerikalı şifre William Friedman ve ekibi, kitap üzerinde aylarca çalıştı ve kitabı “deşifre edilemez” olarak nitelendirdi. Kitapla ilgili çalışmalar 2001 yılında Yale Üniversitesi tarafından sonlandırıldı.

Voynich El Yazması Türkiye’de mi Yazıldı?
Kitap hakkında yapılan araştırmalar sonucunda bazı bilgilere ulaşıldı. Kitaptaki içerikler rastgele karalamalar ve resimlerden oluşmamaktadır. Yazarın kendisinden başka kimsenin bilmediği bir dil geliştirdiği ve o dilin alfabesiyle düzenli olarak yazdığı bilinmektedir. Avrupa geleneklerine uygun olarak yazılan kitapta kullanılan harfler soldan sağa sıralanmıştır. Metinlerde kullanılan 25, 26 harf aynıdır. Sözcüğün başında ve sonunda şekil değiştirmemesi Avrupa geleneklerine uygundur. Kitabın yazımında hiçbir tereddüt ya da akışı bozacak herhangi bir aksaklık yoktur. Bu nedenle uzmanlar, kitabın yazarının bu dile aşina olduğunu düşünüyor. Kitabın içeriğinde alfabetik bir sistem olduğundan,

Kitap hakkında tüm bilinenlere rağmen kimin tarafından ve hangi dilde yazıldığı cevaplanamayan problemlerden biridir. Bazı bilim adamları, yüzyıllardır araştırmaya konu olan kitapları çözdüklerini iddia ettiler, ancak net bir açıklama ortaya koyamadılar. Bu insanlardan biri, İngiltere’deki Bedfordshire Üniversitesi’nde Dilbilim Profesörü Stephen Bax. Profesör, kitaptaki 10 kelime ve 14 sembolün test edilmesinin ne anlama geldiğini belirlediğini açıkladı. Bulduğu bilgiler doğrultusunda kitabın Avrupa’ya yakın bir yerde, yani Türkiye, İran veya Kafkasya’da yazılmış olabileceğini iddia etti. Profesörün verdiği bilgiler kitabın çözümünde bir dönüm noktası olarak görülmüş ancak tam olarak çözmeye yetmemiştir.

