Suriye’de bulunan Palmyra Antik Kenti (Palmyra), antik çağların en önemli dini ve ticari merkezi olarak kabul edilmektedir. Bir vaha üzerine inşa edilmiş görkemli şehir, Humus ilindeki Palmyra şehrinde yer almaktadır. Çölün ticaret kervanlarının geçiş noktasında yer alan kent, “Çölün Gelini” veya “Çöl Köprüsü” olarak anılmıştır. Suriye’nin en önemli kültürel mirasları arasında yer alan antik kent, 1980 yılında UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi’ne alınmıştır. İnsanlığın önemli miraslarından biri olan kent, 2015 yılı Mayıs ayında IŞİD tarafından ele geçirilmiş ve kalıntıları büyük zarar gördüler.
Palmyra antik kentinin adı Babil tabletlerinin kayıtlarında Tedmur, Tedmür, Tadmur veya Tudmur olarak geçmektedir. Tarihi İpek Yolu üzerinde kurulmuş olan şehir, tüccarların önemli uğrak noktalarından biri olmuştur. Şehir; Toprağının zenginliği, suyunun bolluğu ve güzelliği ile ünlüdür. IŞİD tarafından yerle bir edilen kentin bazı önemli anıtları ayakta kalırken, bazıları da tamamen yıkıldı. Mart 2016’da Suriye ordusu şehri geri aldı ve restore etti.

Palmyra Antik Kenti’nin Kuruluşu
Palmyra Antik Kenti ile ilgili bilgiler, 1933 yılında Fransız Arkeologlar tarafından gün ışığına çıkarılan tabletlerden anlaşılmaktadır. Buna göre kentin tarihi M.Ö. 19. yüzyıla kadar gitmektedir. Roma ve Yunan kayıtlarında kentle ilgili bilgiler 1. yüzyıldan kalmadır. 1. yüzyıldan itibaren Roma İmparatorluğu’nun kontrolünde kalan kentin coğrafi konumu, onu bir ticaret ve dini merkez haline getirmiştir. Kervanların geçiş yolu üzerinde bulunan şehir, Akdeniz kıyısında Pers İmparatorluğu ile Romalılar ve Fenikelilerin limanları arasında yer almaktadır.
Palmira kültürü; Aramilerin bölgeye yerleşmesiyle Greko-Romen ve İran (Parthlar) izlerini barındırmaya başlamıştır. Antik kentteki tapınaklarda ve mimari yapılarda bu ortak kültürlerin izleri görülebilmektedir. İbranice İncil’de Tadmur’dan Davut’un oğlu Süleyman tarafından kurulan bir çöl şehri olarak bahsedilir. Tadmur kelimesi; Süryanice – Aramice’de “Mucize” anlamına gelir. Roma vatandaşı ve Yahudi tarihçi Flavius Josephus; Tadmor’un Süleyman tarafından kurulduğunu eserinde yazmıştır. Antik kente Romalılar tarafından Palmyra (Palmyra, Palm City) adı verilmiştir.

Palmyra Antik Kenti Tarihi
MÖ 323’te Yunan kökenli Seleukos İmparatorluğu, Palmyra kentini bağımsız olarak terk etti ve kendi vergi tahsilatına izin verdi. Roma İmparatorluğu’nun civardaki tüm ticaret yollarını kontrol etme arzusu şehrin bağımsızlığını tehlikeye attı. Şehir, MÖ 14 ve 37’de Tiberius tarafından Roma’nın Suriye eyaletinin bir parçası haline getirildi. Daha sonra şehir, İran, Çin, Hindistan ve Roma İmparatorluğu arasındaki ticari önemini korumuştur. MS 129’da Roma İmparatoru Hadrianus, Palmyra’yı özgür bir şehir ilan etti ve adını Palmyra Hadriana olarak değiştirdi.
Roma İmparatoru Valerianus tarafından; Palmyra prensi Septimius Odaenathus, Suriye eyaletinin valisi olarak atanır. Valerianus 260 yılında Sasaniler tarafından yakalanarak öldürüldü. İntikam almaya hazırlanan Odaenathus, yeğeni Maconius tarafından öldürülür. Böylece Palmyra şehrinin idaresi eşi Zenobia (Zennube, Zabuniye, Zeynubiye) ve oğlu Vabalathus’a geçti. Roma yönetiminden bağımsız hareket eden Zenobia, Palmyra’nın hakimiyet alanını Suriye’nin güneyindeki Busra kentine ve Mısır’ın batı bölgelerine taşıyarak kısa bir süre ayakta kalan Palmira İmparatorluğu’nu kurmuştur.

Palmyra antik kentine sefer yapan Roma İmparatorluğu, kraliçeyi ve oğlunu esir alır. Romalılar tarafından yağmalanan antik kent yıkılmış ve eski günlerine dönememiştir. Şehir uzun süre Romalılar tarafından askeri üs olarak kullanılmış. Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasının ardından Bizanslılar’ın eline geçen kent, fazla ilgi görmemiş ve askeri üs olarak kullanılmaya devam etmiş.
Müslümanlar, Halid bin Velid komutasındaki Halife Ebu Bekir döneminde 634 yılında Palmira’yı fethetti. Müslümanlık döneminde askeri üs olarak kullanılmaya devam eden şehir, 800 yılından itibaren terk edilmeye başlandı. 1089’daki büyük depremle tamamen boşaltıldı. 1516’da Yavuz Sultan Selim’in doğuya dönmesiyle Suriye, Filistin ve Mısır, Osmanlı Devleti’nin kısa sürede vilayetleri. Birinci Dünya Savaşı’na kadar Osmanlı İmparatorluğu’nun elinde olan şehir, Fransızların Suriye’yi ele geçirmesiyle Fransızların eline geçti.

IŞİD’in Yıktığı Antik Kent Yapıları
Palmyra Antik Kenti’ndeki yapılar; Romalılar ve Yunanlılar hakkında önemli bilgiler içermektedir. Şehirdeki tarihi yapıların birçoğu Roma dönemine aittir. Dönemin en gösterişli mimari yapılarının yer aldığı kentin en önemli anıtı Baalshamin Tapınağı’dır. MS 17’de inşa edilen Baalshamin Tapınağı, IŞİD tarafından yıkılmadan önce şehrin en iyi korunmuş yapılarından biri. Fenikeliler tarafından Fırtına ve Gök Tanrısına adanan tapınak, Hristiyanlık dininin kabulünden sonra kilise olarak kullanılmış.

Palmyra Antik Kenti’nin girişi zafer kapısı olarak biliniyor. Girişte yaklaşık 12.5 kilometre uzunluğunda bir sokak var. Kentin önemli simgelerinden biri olan ana cadde üzerinde 2 bölüme bağlanan üç kemerli bir Zafer Takı bulunmaktadır. 2015 yılında IŞİD tarafından patlatılan Zafer Takı’nın orta tacı yıkıldı ve geriye sadece iki sütun kaldı. Zafer takı, Roma İmparatoru Septimius Severus adına yaptırılmıştır. UNESCO tarafından en seçkin Palmyra anıtlarından biri olarak gösterilmiştir.

Lübnan, Palmyra’daki Bel Tapınağı Baalbek Tapınağı Palmira ve Ortadoğu’nun en önemli antik tapınaklarından biri olarak kabul edilmektedir. Ancak yapılan saldırılar sonucunda tapınak havaya uçurulmuş ve geriye sadece iki kemer kalmıştır. Tapınak, Palmyrenees’in yüce tanrısı Bel’e, güneş tanrısı Yarhibol’a ve ay tanrısı Aglibol’a adanmıştır. Kentte 13. yüzyıldan kalma hasarlı bir kale var. Antik kentte tarihi 2. yüzyıla kadar uzanan ve büyük ölçüde bozulmamış muhteşem Roma tiyatrosu, 1 kilometre boyunca uzanan sütunlu cadde gibi önemli yapılar bulunuyor.

