Taht-ı Cemşid olarak da bilinen Persepolis Antik Kenti, İran’ın Şiraz kentinin 70 km kuzeydoğusunda bulunuyor. İran’ın en büyük kültürel mirası olarak kabul edilen şehir, Pers İmparatorluğu’nun başkenti olarak hizmet vermiştir. Dünyanın en gelişmiş şehri olarak bilinen bu şehir, Yunan kaynaklarında “cennetten bir parça” olarak tanımlanıyor. Geniş bir alanı kaplayan Persepolis, etkileyici mimarisiyle Pers İmparatorluğu’nun sanatını ve gücünü yansıtıyor.
Persepolis, MÖ 6. yüzyılın sonlarında Pers Kralı Darius I (Dara) tarafından kurulmuştur. Darius’tan sonra tahta çıkan I. Xerxes ve Artaxerxes, şehri büyüterek çeşitli anıtlar yaptırmışlardır. Şehirde; Saray kalıntıları, heykeller, etkileyici duvar süslemeleri, su kemerleri, tapınaklar, hazine binası ve Pers sanatının yansıdığı birçok yapı bulunmaktadır. En önemli yapılar arasında yer alan saraylar, toprak taşıyan bir tepe üzerine inşa edilmiştir. Dünyanın merkezi sayılan bu muhteşem şehir, 1979 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne eklendi.

Persepolis Antik Kenti Tarihi
İran tarihinin en görkemli dönemi, MÖ 6. yüzyılda yaşamış ünlü Pers Kralı I. Darius’un dönemidir. Pers imparatorluğunun kurucusu II. Cyrus’un ölümünden sonra yerini aldı. Darius Batı Anadolu’dan Hindistan’a kadar uzanan geniş bir bölgede büyük bir imparatorluk kurdu. Tarihte o zamana kadar kurulmuş en büyük imparatorluk olan Pers İmparatorluğu, küçük krallıkları kendisine bağlamıştır. Bu nedenle Persler, Medler, Sümerler, Akadlar ve Babil’in kralı olarak bilinen I. Darius, “kralların kralı” ve “Büyük Darius” unvanlarını almıştır.
Ahameniş İmparatorluğu olarak bilinen Pers İmparatorluğu’nun başkenti Persepolis’tir. Şehrin bulunduğu bölge, konumu nedeniyle özellikle seçilmiştir. Bu dağlık ve ulaşılması zor bölgede kurulan şehir, özenli savunma yapıları ile inşa edilmiştir. Kentte imparatorluğun tüm bölgelerine ait sanatsal ve mimari üsluplar kullanılmıştır. Kral Darius’un gücünün simgesi olan kentte Taht-ı Cemşid adında büyük bir taht ve saray kompleksi inşa edilmiştir.

M.Ö. 331 yılında Büyük İskender Anadolu’dan başlayarak doğuya büyük bir sefer düzenlendi. Ordularıyla Orta Asya’yı geçerek Hindistan’a ulaştı. Bu dönemde Perslerle de savaşmış, Pers ordularını yenmiş ve Darius’u ortadan kaldırmıştır. Anadolu’da Pers İmparatoru I. Darius ile Büyük İskender arasındaki savaş nedeniyle Dara Antik Kenti Adını Kral I. Darius’tan almıştır. Büyük İskender Persepolis Antik Kenti’ni ele geçirmiş, kenti yağmalamış ve tahrip etmiştir. Persler tarafından lanetlendiği düşünülen şehir bir daha hiç kullanılmamış ve zamanla toprak altında kalmıştır. Ancak 1930’larda başlayan arkeolojik çalışmalarla yeniden keşfedildi.
Persepolis Antik Kenti’nin Özellikleri
Ahameniş İmparatorluğu’nun son başkenti olan şehir, etkileyici mimarisiyle çağının imrenilecek şehri olmuştur. Şiraz’ın geniş ovasına hakim bir tepenin üzerinde yer alan şehir, Pers kültürünün ve Kral Darius’un Sarayı’nın muhteşem izlerini taşıyor. Kentin girişinde, günümüzde yıkılmış ve kenti koruyan tanrılar olarak kabul edilen büyük heykeller bulunmaktadır.

Şehirdeki kralın sarayı, Mezopotamya mimarisinden esinlenerek MÖ 518 ile 516 yılları arasında inşa edilmiştir. İran tarihinin en görkemli döneminin izlerini taşıyan bu saray; Ulaşım, topraktan oluşan 13 metre yüksekliğindeki bir tepenin üzerine inşa edildi. 473 metre uzunluğunda ve 86 metre genişliğinde olan sarayın bulunduğu terasa geniş merdivenlerle çıkılıyor. Merdivenlerin her iki yanındaki yan duvarlar kabartma heykellerle doludur. İran İslam devriminden sonra bölgedeki birçok heykel parçalanarak yok edildi. UNESCO’nun yaptığı çalışmalarla şehir tamamen yıkılmaktan kurtarıldı.

Kral Darius’tan sonra tahta geçen diğer Pers imparatorları da sarayı kullanmış, her seferinde biraz daha büyütüp büyütmüştür. Yapılan ilavelerle sarayın inşası yaklaşık 150 yıl sürmüştür. Saraydaki büyük sütunlarda Pers inancını yansıtan semboller bulunmaktadır. İyiliğin simgesi olan yarı insan bir savaşçı ile kötülüğün simgesi olan bir canavarın kavgası betimlenmiştir.
Şehirdeki diğer önemli yapılar arasında 10 bin kişilik tören salonları da bulunuyor. Bu salonların yapımında Mısır’daki ocaklardan getirilen taş bloklar kullanılmıştır. Bu kadar büyük bir kapalı salon dünyanın hiçbir sarayında görülmemiştir. Persepolis yakınlarındaki kayalık dağ yamaçlarına saray benzeri kaya mezarları inşa edilmiştir. Bu türbeler “Taht-ı Cemşid” ve “Nakş-ı Rüstem” olarak bilinir. Mezarlardan biri Kral I. Darius’a aittir. İranlılar için Persepolis antik kenti hala kutsal bir ritüel alanı olarak kabul edilmektedir.

